Türk Eğitim-Sen’in MEB raporu hayata geçiyor mu?...(2)

MEB’te değişim için, güçlü-enerjik bir alt kadro gereklidir.

Göktan AY goktanay57@gmail.com

İlk söz:MEB’te değişim için, güçlü-enerjik bir alt kadro gereklidir.

Türk Eğitim-Sen raporuna devam ediyoruz;

10/Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik kaldırılmalıdır, tüm öğretmenler kadrolu olarak atanmalıdır. Sözleşmeli öğretmenlik, çalışma barışını da bozmaktadır. Aynı öğretmenler odasında özlük hakları farklı öğretmenler oluşturulmaktadır. Bu yöntem geçmişte de denenmiş ve verim alınamadığı görülerek vazgeçilmiştir. Bu sebeple sözleşmeli, ücretli öğretmen istihdamından derhal vazgeçilmelidir. Mülakatlı öğretmen alımı mutlaka kaldırılmalıdır. Sözleşmeli öğretmenlerimizin tamamının kadroya geçirilmesi, kadroya geçiş süreci tamamlanana kadar kadrolu öğretmenlerin yararlandığı tüm mali ve özlük haklardan yararlandırılması gerekmektedir.

AY: Bu aşamada “sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik” kaldırılması gündemde yok. Elbette Sn.Bakan’da istiyordur, ama ekonomik zorluklar malum. Biz, bu maddenin tamamına katılıyoruz. Tıpkı; devlet-vakıf üniversitesi akademisyenlerinin özlük hakları farkının kaldırılması gibi.

11/Zorunlu Hizmet Tazminatı ödenmelidir. Türk Eğitim-Sen’in yıllardır dile getirdiği zorunlu hizmet tazminatı önerisi dikkate alınmalıdır.

AY: Şu anda,  bu konuda;  bir söylem, çalışma gözükmemektedir. Ek göstergenin 3600 olması, nihayet ikinci 100 gün hedeflerine konulmuştur, seçimler sağolsun!..

12/ Öğretmen liseleri yeniden açılmalıdır... Lisans düzeyi öğretmenlik programlarına yerleşmede bu tür liselerin önceliği olmalıdır. Bu hususta dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan birisi ise alanında uzman öğretim üyelerinin kendi alanlarında istihdam edilmesidir. Öğretmen eğitimi sürecinin istenilen nitelikte gerçekleşebilmesi için bu konuda da liyakatli davranılması gerekmektedir.

AY: Eğitim Fakülteleri öğretmen yetiştirmek üzere yapılanmıştır. Bunun altına liseler açmak, doğru bir fikir midir?, sağlıklı tartışmak gerekir. Bu konuda Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri’nin çıktıları örnek olabilir. Ancak; “alanında uzman öğretim üyelerinin kendi alanlarında istihdam edilmesidir” sözüne, “alanında uzman öğretim üyeleri, kendi alanlarında istihdam edilmiyor mu?” diye sormak gerekiyor.  Eğer edilmiyorsa; Neden? Nasıl? Hangi yönetmeliğe uygun olarak? soruları cevap bekliyor.

13/Okul öncesi zorunlu eğitim kapsama alınmalıdır. Binalar öğrencilerin yemek yedikleri sosyalleştikleri, öğrenme sürecini geçirdikleri yerlerdir. Bu nedenle iç ve dış oyun alanları, öğrenme alanları, çok amaçlı salonlar çocukların uzun süre vakit geçirecekleri şekilde dizayn edilmelidir.

 AY: “Ençok üzerinde durulması, özel öğretmenlerin yetiştirilmesi gereken” alan Okul Öncesi Eğitimidir. “Okul öncesi zorunlu eğitim kapsama alınmalıdır” katılıyoruz. Temel Eğitim Genel Müdür Cem Gençoğlu tarafından gönderilen yazıda, 2017-2019 orta vadeli programda; “Okul Öncesi Eğitimin zorunlu hale getirildiği” belirtilirken, zorunlu eğitime geçişle birlikte okul çağında yer alan öğrencilerin okullaştırılması uygulaması kapsamında değerlendirilmesi istendi. E-okul sistemi üzerinde 54 ay ve üzeri çocukların bilgilerinin yer aldığı belirtilen yazılı açıklamada okul tespit planlamasına okul öncesi eğitim kurumlarının da dahil edilerek iş ve işlemlerin yürütülmesi gerektiği ifade edildi.” Uygulama nasıl gidiyor, tam olarak bilgi sahibi değiliz...İkinci 100. günlük eylem planında, konuya bir madde ile  değinilmiş. MEB-03 Okul öncesi eğitimde derslik ihtiyacının karşılanması için 6 İlde 50 taşınabilir sınıf yapılması. “Okul öncesi eğitimde 4-5 yaş çocuklarda okullaşma oranının ise % 58 dolayında olduğunu” belirten Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Reha Denemeç; "Hedefimiz, iki-üç yıl içerisinde anaokulu eğitimini yüzde 100 oranına çıkarmak. Okullar tatil olduğunda bina ve öğretmen olanağımız olacağından, anaokuluna erişim için yeni bir planlama yaptık. Okul öncesi eğitimi hiç almamış çocuklarımız için 2019'un Temmuz ve Ağustos aylarında bir uygulama yapacağız. Okullarımızın yaz tatilindeki atıl kapasitesini kullanarak iki aylık yoğunlaştırılmış anaokulu eğitimi vereceğiz" dedi.

14/Bölgelerin eğitim haritaları çıkarılmalıdır. Bu hususta her eğitim bölgesi adına eksik ve ihtiyaçlar belirlenip uzun vadeli yatırımlar yapılmalıdır. Eğitim kurumları, eğitim alt yapıları, destek hizmetleri de süreçlere katılarak bütüncül olarak ele alınmalıdır.

AY: Yıllar öncesi  yapılması gereken, AK Parti’nin 16 yılda 7 bakan değiştirerek zaman kaybettiği, sonuçta memnun olmadığı,” başarısız olduk” dediği işler. Bazı derslerin ,içeriği, bölgesel/yöresel ağırlıklı olmalıdır. Hatta, eğitim dönemleri bir özel ayarlanabilmelidir. Zor değil, ama, “günlük işlerden kurtulup geleceğe yatırım yapmak” anlayışının ve kadrosunun kurulması gerek…Böyle bir anlayış, şimdi de gözükmüyor.

15/Öğrenci tanıma ve yönlendirme konusundaki yetersizlikler giderilmelidir. Ortaokul ve lise öğreniminin her dönemimde belli temel derslerin sınavları (Matematik, Fen Bilimleri, Türkçe, Tarih vb.) yazılı yoklama şeklinde ve merkezi olarak yapılmalıdır.

AY: Merkezi sınavdan önce, öğretmen kalitesinin artırılması lazım. Alanımız olan, Anadolu GSL mezunları arasındaki büyük farkı, konservatuarları kazanan öğrencilerimizde ve diğer müzik bölümlerinde görüyor ve üzülüyoruz. Siyasi amaçla çoğaltılan/açılan okullardan ülkemize  bir yarar gelmiyor. Gençlere de yazık oluyor. Günahtır!...

16/ Sendikal tarafsızlık tesis edilmelidir. Eğitim çalışanları, il ve ilçe milli eğitim müdürlüğü ve eğitim kurumlarının yöneticileri tarafından mensup olduğu sendikalar bahane edilerek haksız uygulamalara maruz kalmakta, çalışanlar lehine verilen Mahkeme kararları dahi türlü bahanelerle uygulanmamaktadır. Şiddeti önleyici politikaların oluşturulması amacıyla tıpkı doktorlara yönelik şiddeti önlemek adına çıkarılan yasa gibi kanunlar çıkarılmalı ayrıca bu husus ile ilgili sosyal araştırmalar yapılmalıdır.

AY: Madem ki, sendikalar;  eğitim ve eğitimi veren öğretmen için  kuruluyor, neden 3-4 tane var? Neden; sağ-sol, ilerici-muhafazakar diye bölünüyorlar?  Bir sendika olsa, siyasi yöne çekilmese, o zaman bu mağduriyetler olmaz. Bakın akademisyenler içinde aynı durum söz konusu. Birine küsen, gidip birkaç arkadaşıyla sendika kuruyor, sonra bastır kartları, işlevsiz, başkan ve yönetim kurulları; Olmaz, Olmamalıdır.

17/Görevde yükselme sınavları yapılmalıdır. Memur, hizmetli ve diğer personel ile ilgili görev tanımı sorunu çözülmelidir. Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği üniversite çalışanları dahil brüt bir maaş tutarında tüm eğitim çalışanlarına verilmelidir.

AY: Her siyasi partinin veya bakanın üzerinde oynadığı iş; yükselme sınavları şartlarını değiştirmek!.. En son, 13 Ocak 2018’de değişmiş. Şimdi, yeni bir bakan atandığı için bir çalışma olabilir. “Memur, hizmetli ve diğer personel ile ilgili görev tanımı çözülmelidir.”  isteği, 2019 Türkiyesine yakışıyor mu?.

Hala belirlenmemiş ise, çok başarılı olduklarını söyleyen; Sn. Bakanlar, Sn.Genel Müdürler, Sn.Daire Başkanları v.b. ne yapmışlar Allah aşkına…Yan gelip yatmışlar mı? Görevden yükselmede önemli olan “liyakattır” o kadar…