A Normal

Keşke düşük kredi imkanını ikinci el tekerleğe, betona, sahilde kumsala gömeceğimize, ülkenin kurtuluşu olan üretime, sanayiye ve kamu adına hizmet veren özel sektöre yapabilseydi.

Abdullah YILMAZ krmistanbul@gmail.com

Malum korona virüsü nedeniyle tüm Türkiye baya yıprandı, hastalık o kadar olmasa da mali durum vurdu geçti.

İşinden olan, işlerinde çıkmaza giren...

Devletin tüm önlem ve mali desteklerine rağmen, çocuklarımıza mahcup olanımız çok oldu.

Durum dünyayı etkileyen sosyal, ekonomik,her anlamda sıkıntılara sebep olan bir pande mi

DSÖ nün aylar öncesinden yaptığı karmaşık açıklamalara rağmen herkes hazırlıksız yakalandı.

Zor günleri düşünüp kenara para koyan bile panikledi.

Hazırda olan vatandaşına dağıttı, hazırı olmayan vatandaşından bağış …

Şükür çok kayıp vermeden, vatandaşında metanetiyle hır gür olmadan sürdürüyoruz süreci.

fırsatçıların, vatandaşın kanını nasıl emmeye hazır kene olduğunu, üç kuruşluk maskeyi beş lira ya satarken, sahte dezenfektanlar üretip piyasaya süren soysuzların sayısını da öğrendik.

Üç aylık yoğun karantina ve tedbirler sonunda nihayet normalleşme sürecine girdik.

 Ancak ne kadar?

Normalleşme yolunda vatandaşın daha rahat nefes alması, zorda olan esnafın, üreticinin, kirasını ödeyemeyen özel sektörün eskiye daha rahat dönmesi adına düşük faizli konut kredileri açıkladık.

Onlarca Evi olan bunu geçim kaynağı yapan, demire betona yatırım yapanların imdadına yetiştik, ödemesi aylar sonrasına başlayacak düşük kredilerle müteahhitleri sevindirdik.

Onlarda bir liralık evin fiyatını iki lira yapıp, vatandaşın lehine olacak düşük kredi imkanını ceplerine indirdi.

zengin yine zengin,balı olan parmağını yalıyor.

Evi, barkı olmayan dar gelirli vatandaşa Emlak konutun validebağ projesinden iki artı bir daire aldıra bilirmisin? fiyatı: iki milyon yedi yüz bin.

Hayal...

Zaten dar gelirliye kredi verende yok.

Bilim kurulu aman sosyal mesafeye dikkat, maskenizi takın derken tüm sahilleri, şehirleri açıp birde ceplerine düşük faizli tatil kredisi verip plajlara saldık. Uçağa binene kadar sosyal mesafe, bindikten sonra Allaha emanet.

Amaç normalleşelim.

Yaş 65 ise hayat orada duruyor. Çocuklar evde hapis.

Sadece haftada iki gün parklarda bahçelerde herkesle birlikteler, o günler için virüste karar aldı kimseye bulaşmayacak.

Sonuçta bu virüsün ne gideceği var nede biteceği, ülke bir şekilde ayakta kalmalı hayat devam ediyor.

Dünya ülkesi olan ve coğrafyada etkili konuma sahip ülkem belli ki yaşanan süreçte, küresel alınan kararları özellikle de Avrupa’nın yolunu hayli benimsemiş durumda.

Onlarda normalleşme varsa biz hayli hayli normalleşiriz diyor.

Aslında haksız da sayılmaz, bir şekilde hayatın yakasından yapışmalı, ancak üreten, kamunun eksiğini gideren kurumların içinde bulunduğu zorluklar...

 Soranda yok merak edende.

Özel okulları sayın bakan çözdü, uzaktan eğitim formülü herkese ilaç gibi geldi, veli ikinci yarı için ödediği ücretleri alamayacak çünkü uzaktan eğitim yapıldı, telafi eğitimleri keyfe keder yapılacak.

Turizm bakanı da geri kalır mı?

Sahiller açılacak, oteller dolacak.

İşte burası hayal, Avrupa kapısını açmaya pek niyetli değil.

Kapanan ve kapanmanın eşiğinde yüzlerce çocuk yuvası var, kurumunu aç ama yarı kontenjanla çalış.

Kısacası Çocuk yuvaları pul oldu.

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezleri daha vahim durumda.15 haziranda açılacaklar ama çalıştıkları ayın ücretini gelecek ay alacakları için personel maaşını ödeyemeyecek durumdalar. Aylardır kira ve diğer giderleri karşılamak için ciddi sıkıntılar yaşayan bu sektör devletin verdiği teşvik ve kredilerinden de yararlanmış değiller.

2020 Ocak ayında bütçede ayrılmış paylarından yapacakları telefi eğitimleri için avans talepleri de karşılanmamış.

 Başınızın çaresine bakın denmiştir.

Gelelim yüce devleti aliye nin çalışanlarına...

Onlar maşallah bu süreci ağır çekim yaşayıp ücretlerini yıldırım hızıyla almaya devam etmiştir, kamu düzeni açısından başka türlüde olamazdı. Ancak keşke empati denen şeyi hatırlasaydık.

Üreten vergisini ödeyen hayatını, birikimini, sermayesini özel sektöre bağlayanlara biraz daha destek olabilseydik.

Sözüm ona özel sektör ruhuyla kurulmuş Hükümet, Söylemleriyle yaşattıkları, halkı ziyadesiyle üzmüştür.

Pande mi yi bitirme yolunda normalleşmeyi Avrupa’dan örnek alanlar, özel sektörü koruma noktasında daha başarılı olabilirdi.

Keşke düşük kredi imkanını ikinci el tekerleğe, betona, sahilde kumsala gömmeyip, ülkenin kurtuluşu olan üretime, sanayiye ve kamu adına hizmet veren özel sektöre yapabilseydik.

Normalleşme sürecimiz hayra alamet değil.