YAZARLAR

AK Parti yönetim-taban iletişiminde, sancılar var?!...(1)

İletişim bir sanattır, ciddiye alınmalıdır…

GÜNCEL/ÖSYM ve YİNE HATA!: ÖSYM -sonyıllarda- hata şampiyonluğunda başta gidiyor. ÖSYM’ninaçıklaması:
“08.08.2017 tarihinde açıklanan 2017-ÖSYS yerleştirme sonuçlarında,adayların yerleştirmelerinde kullanılacak puanlar belirlenirkenTablo-6C’nin ekinde yer alan okul türlerinden mezun olan adaylarınalan ve dallarına göre ek puan kullanılabilecek tercihlerinde ‘ekpuanlı yerleştirme puanları’ yerine ‘ek puansız yerleştirmepuanları’nın kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu işlemindüzeltilmesi amacıyla yapılan güncellemede 1110 adayın ilan edilenyerleştirmesi değişmiş, 1628 aday daha önce bir programayerleşmemişken yerleşir duruma gelmiş, ek puanı dikkate alındığıiçin yerleşen bu adaylar nedeniyle daha önce bir programayerleştiği ilan edilen 1499 aday ise yeni durumda herhangi birprograma yerleşememiştir. Konu ile ilgili adaylar ve kurumlarbilgilendirilmiş, yeni sonuçlar 12.08.2017 tarihi saat 11:00itibariyle güncellenmiştir. Bu durumdan etkilenen adaylardan özürdiler, bilgilerine saygıyla sunarız.” Ailelerin/gençlerin durumu neolacak? Kurulan/yıkılan hayaller ne olacak? Özür dilemekle işbitiyor, temize çıkılıyorsa, oh ne ala!.. Yetki al, ama sorumlulukalma…Böyle bir dünya olmamalı!...

Siyasi  Partiler ve iletişimsanatı…

Bu yazımda, bir iletişim Dr.olarak AK Parti’niniletişim becerisi! üzerinde durmak istiyorum. İletişim; kişilerarasında, duygu, düşünce, bilgi, haber alışverişi, duygu, düşünce,bilgi ve haberlerin, akla gelebilecek her türlü biçim ve yollakişiden kişiye karşılıklı olarak aktarılması ya da kişilerinbirbirini anlaması” dır.

İletişim; her alanda, meslekte, makamda v.b. olmasıgereken bir özelliktir.

İyi bir idareci, yaptıklarını ancak iletişim içindebulunduğu kişilerle, iletişim yollarıyla dışarıya yansıtabilir.

CHP; “kendi içinde bazen öne geçen, bazen geridekalan, bazen ortada gözüken gel gitleri” yaşamaya devam ediyor.Olur olmaz itirazlar, her kafadan çıkan sesler bir biri  ileörtüşmüyor. Örnek olarak; CHP, MV A.Oğan ile ilgili olarak AKParti’nin gereğini yapması isterken, MV  M.Akaydın’ın sonsözleri iletişim hatası olmuştur. Şimdi, -doğal olarak-  AKParti, CHP’den gereğini  istemektedir. Yazar  H.Kaplan’ın“Erdoğan’ı  ile Atatürk’e benzeten yazısı, CHP için bir şansolabilirdi, ama göremediler bile…K.Kılıçdaroğlu’nun Nobel’e adaygösterilmesi ise!!!! Önce, 2019 adaylarını vakit geçirmeden belirlemeleri gerekiyor…

MHP’nin  gözü M.Akşener hareketinde ve D.Bahçeli’nin tweetleri ile yol almaya çalışmakta. MHP’nin, hala  K.K. .çalışması, projeleri  ortada gözükmüyor. 2019adayı Erdoğan gözüküyor…Güncel konularda twetterlerle ortayaçıkıyor…

AK Parti ve iletişim sanatı…

Cumhurbaşkanı; “Kardeşlerim koltuklara getireceğimizarkadaşların isimleri değil, o isimlerin halkla iletişimi nasıl,aslolan bu.” dedi. Doğru bir söz!...

Ancak; görünen manzara, mağrur söylemler sinyallervermektedir. H.Karaman’ın başörtülü kadınlar ile ilgili yazısına AKParti’den, AK Parti kadın MV’den ve hükümete yakın kadınörgütlerinden yüksek bir ses gelmemiştir… Bu daha bitmeden,büyükelçi olarak atandığı günden beri –gereksiz ve iletişimhatasıdır- gündemden düşmeyen  M.Kavakçı’nın yazısıgelmiştir.

Kadınları en iyi kullanan, yaz-kışevlerden/sokaklardan ayırmayan/rahat bırakmayan   parti,-15 yıldır-  AK Parti’dir…Onun için kadın söylemlerine partiiçinden tepki bekliyor ve önem veriyoruz…

Ama, söyler misiniz; “yaşlı bir pazarcı kadının,pazaryerine gelen polis tarafından –kameralar önünde-  alınıpgötürülmesi” nasıl bir iletişim hatasıdır?!...

“Kardeşleri ve akrabaları devletin üst düzeymakamlarına getirilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı F.B.SayanKaya'nın şimdi de, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezunolduktan sonra “mecburi” hizmetini yapmadığı ilerisürüldü.” (Basından) Bu atamalar ve haberler de iletişim hatasıolarak görülmeli. F.B.Sayan; tabanın –özellikle kadınlar- en zayıfgördüğü bakan durumunda…Sorular; AK Parti isim mi bulamıyor? Nedenbir aileye bu kadar torpil yapılıyor? şeklinde…

Bize göre, yollar, köprüler, barajlar, tüneller,havaalanları yapan AK Parti, son zamanlarda  iletişimalanında; atanmış sözcüleri, milletvekilleri, (baş)danışmanları veAK Parti ile ilişkili olan kişiler nedeniyle sorun yaşamaktadır.Toplumda çok farklı değerler/ilkeler oluşmaya başlamıştır. Toplumundönüşümü  olumsuzdur. Yapılan iyi ileri yanlışatamalar/görevlendirmeler/uygulamalar gölgelemektedir.

Bir cemaatten zarar görüp, ders almamışcasına başkacemaatlere yaslanmak ve görevlendirmelerde buna dikkat etmek,dindar tabanı üzüyor…

Özellikle TV tartışma  programlarında, yoğun birkonuşmacı ihtiyacı var ve çağrılan –aynı-  kişiler ekranda;ülkeyi-iktidarı yönettiğini/yönlendirdiğini zannedip, ekranaoynamaya başlıyorlar ve gündemi oluşturuyorlar…Tartışmalarda  olayların olması yapımcıların da işine geliyor,maalesef!…Peki, izleyen topluma yansıması nedendüşünülmüyor?!..

Daha öncede yazmıştım –bu konulara fazla girmekistemiyorum, ancak topluma çok zarar veriyor, sanatı/kültürü deetkiliyor- medyadaki AK Parti tartışmaları; “kendine bağlıoluşturduğu, sürekli CHP’yi eleştiren, güncel konularda ayrımyapan, kendilerinden olanların yaptığı beyanları görmeyen,kısaca  “AK Parti medyası” diye etiketlendirilen, yukardangelen mesajlara göre şekil değiştiren yazarlar/sözcüler/yorumcular” nedeniyle oluyor. Örnek mi; Almanyavuruldu, eleştirildi,Almanya ihaleyi aldı, tartışmalar kesildi v.b.gibi…

Bizlerde halk arasında geziyoruz ve görüyoruz ki, AKParti adına çıkan bazı isimler beğenilmiyor kendilerini temsiletmediği düşünülüyor… Dillerine/söylemlerine/tavırlarına itiraz ediliyor. Bazı MV’de, ekranlarda istenmiyor. Mesela;M.Müezzinoğlu, M.Metiner, B.Kuzu, A.Oğan, M.Ünal., B.Bozdağ,Y.Aktay, Ö.Çelik   tepkide bulunulan isimler… AKPhükümetinde 3 dönemdir milletvekilliği yapan ve Başbakan yakınlığı ile bilinen Ö.Çelik, Kültür ve Turizm Bakanı olunca ilk iş olarak tüm üst düzey bürokratların istifasınıistemişti.

İstanbul il/ilçe çalışmalarında, bazı MV ninarabalarına, (başörtülü/örtüsüz) kadınların binmemesi için uyarıyapılıyor!... Bu bilgi, dalga dalga teşkilata yayılıyor…

Cumhurbaşkanı; “kafayı dikmeyin, halka yukardanbakmayın, halkın arasına girin” diyor ama, Bakanlar Kurulu’nda veAK Parti üst kadrolarından  bazı isimler tam tersiniyapıyor…İl ve İlçelerde görev yapanlar bunları birebiryaşıyor…İlçeleri ayağa kaldırdıkları görmezden gelinen, işlerinigördüremeyen, cocuklarını işe sokamayan, bayrakları asmak içindireklere tırmanan, gece geç saatlere kadar meydanlarda bekleyenüyeler, liyakatsız atamaları/görevlendirmeleri/iş alımlarınıgörünce kırılıyorlar…

AKP hükümetinde 3 dönemdir milletvekilliği yapan veBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığı ilebilinen Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, göreve gelir gelmez ilkiş olarak tüm üst düzey bürokratların istifasını istemişti.Bakanlıkkısa sürdü, aynı durum M.Ünal içinde geçerli oldu.

Cumhurbaşkanı’nın ve Başbakan’ın  uçağınabinenler, kendilerini koruma alanında görüyor ve; oturmaları,konuşmaları, yönlendirmeleri v.b. farklı/saygısızca oluyor. Vebunlar;  ”gazeteci, genel yayın yönetmeni, köşe yazarı,başyazar, başdanışman” etiketini kullanarak ve ödüllendirilerek “AKParti’nin doğal  sözcüleri” oluyorlar…

Örneğin, Cumhurbaşkanı uçağındaki, her resimde,yanında Güneş Gazetesi’nin -genç- Genel Yayın Yönetmeni’nin(T.Güler) oturması gibi!.. Oysa, geleneğimizde,üstün  yanında;oturaklı, yaşlı, tecrübeli v.b. kişilerin oturması, resim vermesigerek!..Zaten, T.Güler’in programlarındaki; oturuşu, söylemleri,alaylı konuşmaları, koltukta kaykılması, diğer seçmenleri silmesi,sözleriyle çok akıllı olduğunu  göstermesi v.b.,  tabandaçok tepki çekiyor…

Yine hükümeti destekleyen kanallarda, aynı köşeyazarının;  bir programda konuk, bir programda moderatörolması,iletişim hatasından öte, komiklik!...Görüşlerinizi merakeden, gazeteden okuyor zaten… Aynı görüşte üç kişi oturup,birbirini tasdik ederek program yapıldığını, AK Parti’ye yeniseçmenler katıldığı mı zannediliyor?!..

Kesinlikle hayır, çünkü sonuçlar ortada; izlenmiyor!... (Halk TV’de aynısını yapıyor…)

Not/Önemli Hatırlatmalar: 2004’tenitibaren İBB bünyesinde, sanat birimlerinde  görev almam içinyapılan -Genel Sekreter ve Yardımcıları dahil- istekler/destekler, dosyamı temin etmeler v.b. Artvin’li olmama veçalışkan bilinmeme rağmen nedense! K.Topbaş tarafındanimzalanmadı.

Bakanın emri ile, K.B. Müsteşarı  M.İsenzamanında(2009), Ankara’ya çağrıldım. Konu; Güzel Sanatlar GenelMüdürlüğü idi, yaz ortasıydı. İsen, bana “göreve  gelinceneler yapacağımla/projelerimle ilgili bir rapor” yazmamı istedi.İşidosyaya kaldıracak izlenimi edinmiştim, zaten Bakan alınacak diyekonuşuluyordu. Olmadı…Sonra M.İsen Cumhurbaşkanlığı GenelSekreterliği’ne geçmişti...

A.Koç zamanında Ankara’ya (2010) çağrıldım,düşünülen  görev Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü idi, bana“Müsteşar  Vekili K.F.Genç  Konya’dan geliyor, öğledensonra hallederiz” dedi. Yanımda Genç ile görüşerek, “Göktan beygeldi, sizi bekliyor, görüşelim” dedi. Genç geldi, beni kabul etti,biz sanatçılardan memnun değiliz v.b. sözler söylemeye başladı biröncekini örnek verdi,  rahatsız oldum…Sanatçıları genellemekdoğru olmasa gerek,seçilen kişi yanlış olabilir, ben kendimegüveniyorum” dedim. O arada soğuk bir rüzgar estiğini hissettim.Zaten  Genç, Artvin’li olmasına rağmen, burnunda kılaldırmayan bir kişi olarak tanınırdı. Bakan, “saat 15.00 deMeclis’e gel” dedi. Gittiğimde; “şu anda atama düşünmüyoruz v.b.sözler söyledi, teşekkür etti.” Burda da F.Genç’in engeli ilekarşılaşmıştım. Genç, şimdi  Bakanlık Müşaviri görevinde…

 2008’de kadrom Kültür Bakanlığı’!na istendi,Müsteşar Yard. için… İş uzayınca   Ankara’ya gittiğimde Kültür Bakanlığı’nda karşıma danışman olarak  15 Temmuzdarbe girişiminden sonra yurt dışına kaçan Ö.Aytaç denen PolisAkademisi öğretmeni çıktı,-bu ne iş diye kendi kendime sormuştum- benden bilgi aldı ve birkaç gün sonra “sizinle ilgili böyledosya/istek yok” dedi. Zamanın müsteşarı da (Bakan İ.Yılmaz)inandırılmıştı ki, bana; “sizin kadronuz sanatçı sözleşmesi imiş,bu kadro ile atanma uygun değilmiş, senkalbimizdesin/gönlümüzdesin” dedi. (Oysa 4 ay boyunca “bu haftaataman yapılacak” diyordu.  Örnekler verdim, kendisine yanlış bilgi verildiğini söyledim, ama olmadı.Bulunmayan/olmayan! kadro yazıma,  cevap olumsuz  gerigeldi. 

Gelecek yazı: AK Parti  adına konuşan köşeyazarlarının iletişimi  kötü!..(2)

Yorumlar