YAZARLAR

21. Yüzyıl ve 5816..

Evet ölmüş bir insan hukuk tarafından korunamaz, dünyanın hiç biryerinde savunulacak bir şey değil... Ama, onu seven insanların hissiyatı rencide olacak şekilde Atatürk'e davranılırsa bu yine yaşayan insanların hukuku alanına girer.

İsmail GÜZELiguzel@nestech.net

5 Nisan 2009'da ABD Başkanı Barack Obama, Prag'da büyük birkalabalığın önünde “nükleer silahsız bir dünyaya” olan bağlılığınıaçıklayan bir konuşma gerçekleştirdi. Bu hedef doğrultusunda, Rusyaile bir silahsızlanma anlaşması talep etme sözü verdi. KapsamlıNükleer Test Yasağı Anlaşması'nı onayladı ve nükleer stoklarınnihai olarak ortadan kaldırılması için küresel bir zirve toplantısıdüzenledi. Nükleer silahsızlanma küresel gündeme geri döndü. 2009Eylül ayında, BM Güvenlik Konseyi Obama'nın vizyonunu onaylayan veçeşitli silahsızlanma ve nükleer silahların yayılmasını önlemetedbirlerini güçlendiren bir kararı oybirliğiyle kabul etti. Ertesiay, Nobel Komitesi nükleer silahsızlanma çağrısını gerekçegöstererek Obama'ya Nobel Barış Ödülü'nü verdi.

2019'a doğru hızlıca ilerliyoruz. On yıl kadar uzun bir sürede,silahsızlanma hayali artık her zamankinden daha uzak görünüyor.Nükleer silaha sahip olan devletler, cephaneliklerini çoğaltmakiçin daha büyük kaynaklar ayırıyor. Amerika Birleşik Devletleri veRusya, yeni savaş başlıkları için yöntemler gerektiren muazzammodernleşme programlarını üstlenmenin yolunu açıyor. Çin,cephaneliğinin büyüklüğünü sürekli olarak arttırıyor ve çoklu savaşbaşlıklarına sahip füzelerin de dahil olduğu yeni dağıtımsistemleri geliştiriyor. Tehlikeli bir rekabete kilitlenenHindistan ve Pakistan da cephaneliklerini genişletiyor vegüncelliyor. Mevcut eğilimler devam ederse, Çin, Hindistan vePakistan'daki nükleer silahların bir araya getirilmesi, önümüzdekion yıl içinde yaklaşık 560'dan 800'e kadar 250 civarında yeni savaşbaşlığı ile büyüyebilir.

Aynı zamanda, silah kontrol anlaşmaları bozuluyor. BirleşikDevletlerin ve Rusya'nın, dünya nükleer silahlarının yüzde 90'ındanfazlasına sahip olan ortak azaltmaları, gerilimlerin artmasıylabirlikte durdu. Çok taraflı cephede, tarihin en başarılı güvenlikanlaşmalarından biri olan Nükleer Silahların Yayılmasını ÖnlemeAntlaşması'nda yer alan nükleer silahların yayılmasını engellemeyeyönelik küresel çaba sarsılıyor. Nükleer silahların yayılmasınıönleme normları ve izleme prosedürleri, nükleer silahlarınyayılmasını engellemeye yardımcı oldu ve bu yüzden bugün Nükleersilahlara sahip dokuz ülkeyle sınırlı kaldı.... Nükleer silahlarasahip olmayan devletlerin silahsızlanma taahhüdüne bağlı olaraknükleer silahsız devletler bu şekilde kalmayı kabul ettiler venükleer olmayan devletler nükleer güçler anlaşmasının sona ermesinidesteklemediklerini giderek daha fazla hissediyorlar...

Ancak, en çok rahatsız eden, bazı liderler arasında dünyanın enyıkıcı silahlarını güncelleme eğilimi. Rusya Devlet BaşkanıVladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, nükleer silahlarıulusal iktidar sembollerine dönüştürüyor, kabiliyetlerini halkaaçıklıyor, silahlarını sokaklar da gezdiriyor ve hatta nükleertehditler savuruyor. Sonra ABD Başkanı Donald Trump. Nükleer“düğmesinin” boyutuyla övünüyor, “Kuzey Kore'nin“ dünyada hiçkarşılaşmadığı bir biçimde ateşle ve öfkeyle karşılanacak”tehdidinde bulunuyor ve ABD'nin cephaneliğini genişletmesi içinmuazzam bir program destekleniyor...

Gelinen noktada, normlar, kurumlar ve nükleer kısıtlamalarçözülüyor. Silah kontrol anlaşmaları parçalanıyor. Pragkonuşmasında “nükleer silahsız dünya” dan bugün olduğumuz yerenasıl geldik? Bunun cevabını sadece Trump’ta aramak doğru değil.Trump silahsızlanma ve nükleer silahların yayılmasını önlemekonusunda mevcut krizi oluşturmadı; O zaten halihazırda devam edeneğilimleri sadece şiddetlendirdi. Trump görevde bulunmadan önce,yükselen jeopolitik gerginlikler, yeniden dirilen bir Rusya, silahmodernizasyonu ve uluslararası hukuk ve anlaşmalara karşı düşmancabir yaklaşımda bulunan Cumhuriyetçilerin Kongresi, daha fazla silahindirimini engellemeye zorladı. Karşılıklı bir muhalefet dalgasıylakarşı karşıya kalan Obama'nın nükleer olmayan bir dünya vizyonuortadan kalktı.

Bizdeki gündem.

Yukarıda da belirttiğim gibi tüm bu ülkeler, kendi çıkarlarınıve en önemlisi kendi ülkelerini korumaya yönelik caydırıcısilahları geliştirmek için bir çaba harcarken, biz ülkevatandaşları olarak en elitinden en alta kadar; Öğrenci andı,Türkçe Ezan ve bir sebepten dolayı son olarak Allahın rahmetinekavuşmuş Atatürk’ü koruma kanunu olarak bilinen 5816 sayılı yasayıkonuşuyor, tartışıyoruz. Rahmetli olmuş bir insanın bugün ne türbir korunma kalkanına ihtiyacı olabilir, onu da anlamış değilim.Vefat etmiş bir insan kanunun konusu olmaktan çıkar. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir ihtiyaç yok, olmamış. Ayrıca vefat etmişkişiye laf söylenemez, hakkında konuşulamaz, eleştiri yapılamazgibi meseleler hukukun konusu da değildir zaten...

Bu yasa metni kim tarafından neden yazıldı?

Bu yasayı Menderes ve arkadaşları Alman asıllı bir yahudiyeyazdırmış. O sıralarda Türkiyede bulunan Alman Yahudisi “Prof. Dr.Ernst Eduard Hirsch bunu kendi hatıratında şöyle anlatıyor;

Adnan Menderes'in adamları geldi ve benden bir formül istediler.Çünkü Türkiye Millet Meclisinde  ''Atatürk koruma kanunu"reddedildi. "Aman bize bir formül lazım, bizim bu kanunu çıkarmamızlazım" dediler. Bende oturdum bir formül buldum. Düşündüm evetölmüş bir insan hukuk tarafından korunamaz, dünyanın hiç biryerindesavunulacak bir şey değil ama burada şöyle bir kurnazlık geldiaklıma, onu seven insanların hissiyatı rencide olacak şekildeAtatürk'e davranılırsa bu yine yaşayan insanların hukuku alanınagirer.

Son bir not; Bu kadar hengamenin içinde ve herşeye rağmen Türksavunma sanayi özellikle son bir kaç yılda büyük projelere imzaattı. Birçok alanda muazzam projeler gerçekleştirmeyi başardı.Milli tank, milli uçak ve milli uydu projeleri devletin büyükkararlılığı ile devam ediyor. Türkiye'nin bölgesinde liderlikiddiasını artıracak ve ordunun gücünü katlayacak projelerimiz tümhızıyla devam ediyor. Dünya gitgide huysuz ve tehlikeli bir halalmaya başladı. Özellikle önümüzdeki dönem 2019 çok daha yorucuolacak. 2019 bir çok tehlikeye gebe bir yıl olacak. Türk Devleticaydırıcılık vazifesi görebilecek uzun menzilli kıtalararası füzeve nükleer enerjiye dolayısıyla da nükleer silaha derhal orduenvanterine katabilmeli, bu yönde çok hızlı adımlar atmalı.

Yorumlar4 yorum