YAZARLAR

15 Temmuz; 'Pranga tarihin sonu'

Küresel güçler ve içimizdeki liberal küreselciler bileşkesiyle Tanzimat-Meşrutiyet-Cumhuriyet denilen bir döneme girdik.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Milletin gücünden sözün büyüsüne…

Kaç fecr sonra uyandı millet sözün kıyısından eyleminsathına bunu da bilmek gerek!

Uykusunda uyur gibi olan bir milletin imanıyla dalga geçmeyekalkanların bertaraf edildiği 15 Temmuz’un on beş asır sonra bilehatırlanacak vatan şuurunu alkışlayarak başlamak istiyorumsözlerime.

Biz 15 Temmuz’da şehirlerimizin kanını döktük bir sugibi toprağın bağrına.

Onlar filizlenip köklü milletimizin mahşere dek unutulmayacakonurları arasına eklensin diye. Yine uykusuz bekleyişlerimiziekledik meydanlara, düşmanlara uyumadığımıza ispat olsun diye.

İçimizde hangi milletten vatandaşımız olursa olsun; onlarla tekvücut olduğumuzu gösterdik o zalim gecenin kahpe saldırılarıkarşısında.

Unutulmamalı ki, ayrışmaların koynunda da nefes alsak;vatan, bayrak, özgürlüğümüz söz konusu olduğunda çoğunluğu bir tekvücut olabilecek bir milletiz biz.

O gece yalnızca içimizden çıkmış bir hainin hayallerinin çığlığıve çılgınlığı değildi. O bir piyondu. İşte o piyonunardındaki elleri bükmek tüm vatan sevdalılarınınnamusudur.

Bu yüzden unutmamalı, unutturmamalıyız!

15 Temmuz öncesi ve sonrası için; 15 Temmuz 2016 gününün vegecesinin her aşamasını sahada, köprüde ve hastanede yaşamış birisiolarak müşahede ettiklerimi kalemden kelama döküyorum.

Dökülen kanların hesabını ödeyecek olanlaraunutmadığımızı hatırlatmak için…

Son iki yüzyıldır Tanzimat, Meşrutiyet veCumhuriyet süreçleri ile dünyada başka bir örneğiolmayan bu necip milletpranga tarihiniyaşıyor.

İki yüz yıl öncesine kadar bütün coğrafyanın iyi niyet timsali,onur ve merhametin sahibi olan bir toplumun bireyleriydik.

Küresel güçler ve içimizdeki liberal küreselciler bileşkesiyleTanzimat-Meşrutiyet-Cumhuriyet denilen bir dönemegirdik.

Ve her şey ters yüz olmaya başladı!

Siyasi ve iktisadi tarihimiz suikastlar ve darbeler tarihinedönüştü. Her suikast ve darbe girişiminde; beraberyaşadığımız insanların ihanetini görüyoruz!

Görünmez ellerin taşeronluğunu yapan şahsiyet ve kişilik yoksunukimliklerin elleri ve fikirleri ile bazen silahla, bazen kalemle,bazen parayla tarihimiz kanlı vahşetlere duçar kalıyor.

Osmanlıdan itibaren günümüze kadar yaşanan bütün bu elimsahnelerin suflesini İngiliz-Yahudi medeniyetigörünmeden-duyurmadan seslendiriyor.

Abdülmecit, Abdülaziz, Abdülhamit, Adnan Menderes, TurgutÖzal, Recep Tayyip Erdoğan…

İsimlerin ve dönemlerin ne kadar benzerlikleri var değilmi?

Dini kisve altında hizmet-cemaat bağlamında hareketeden bir grup tarafından organize edilmiş olmasıCumhuriyet kuruluşundan sonra muhatap kalmış olduğumuzdiğer darbelerden farklılık gösteriyor.

Görünmez el İngiliz-Yahudi medeniyeti bu sefer taşeronolarak FETÖ’yü kullanıp dini, siyasi ve toplumsal darbeyigerçekleştirmeye çalışmıştır.

Bize çok şey kaybettiren inanç değerlerimizin ve kimliğimizinkayboluşu asıl problemimiz haline geldiği bir zaman diliminde“ihmal etmeyen, imhal eden” Allah birfırsat daha verdi.

Belki de çocuklarımızın, tevbe çemberine girmişlerin duaları,Suriye’den gelen kadın ve çocukların ve günahsızların duaları kabulgördü.

Çünkü yozlaşmaya yüz tutmuş yaşamlarımızla ölçüyükaçırmış tavırlar ile takvimden akan zamandasavruluyorduk.

İlkeli ve omurgalı duruşun yerini çok yabancı kavramlarladoldurmuş ve hakktan uzaklaşmaya başlamıştık.

Mermilerin topların ışığından aydınlanan gecenin sahibiışıkların en güçlüsü güneşi bir kez daha aynı bayrak altındakinecip milletin üzerine doğurdu.

Ezanların, salaların ses dalgalarında boğulanlaroldu.

Tarihin ruhlara fısıldadığı deruni kardeşliğin sembolü olarakcoğrafyaları kucaklayan bir geçmiş tarihimiz var bizim. 

“Türkler olmasaydı dünya tarihiyazılamazdı” sözünü akla getirerek Batı medeniyeti veuygarlıklarının korkulu rüyası olan Türkiye’nin ve milletininhedefinde; artık omurgalı duruşun ve inanç değerleriningöndere çekildiği onurlu gelecek yazılmalı.

SOSYAL MEDYADA TAKİPİÇİN:


Yorumlar6 yorum