YAZARLAR

Ümit SAMİMİ

Ümit SAMİMİ

umitsamimi@gmail.com @ rss Eklenme Tarihi: 02 Ocak 2015 12:07 - Güncelleme: 24 Ekim 2015 10:10

Yüzyıllardır Geçmeyen Yıllarımız Var Bizim

Türkiye, tuhaf yılların ülkesi..

Yüzde 99 ‘unun Müslüman olduğu söylenen ülkede, islamiyeti en çok yozlaştıran terör örgütü IŞİD’e karşı neredeyse hiç antipropagandanın yapılmağı, ülkenin kanaat önderlerinin büyük bölümünün sessiz kaldığı, muhafazakar hükümetin yeterli tepkiyi göstermediği, camilerde hocaların gerekli bilgilendirmeyi yapmadığı bir yıl …

20 tane ağaç için ülkede iç karışıklık çıkartacak şekilde provokasyon yapan ünlülerin, 180 tane ağacın CHP’ye ait Yalova Belediye’sinde kesilmesine tek bir twit dahi atmadığı adaletsiz bir yıl..

Soma… 301 madencinin hayatını kaybettiği ve üzerinden üç beş gün geçtikten sonra her şeyin unutulduğu, madencilerin onca üzüntüsüne, vaad edilen sözlere ve medya propagandasına rağmen olması gereken şartlarda yaşamadığı hayal kırıklığı dolu bir yıl..

Genellikle kendilerini solcu olarak tanımlayanların okuduğu Yılmaz Özdil gibi memleketin en popüler, en çok okunan yazarlarından birinin, ölen 301 işçi için müstehak dediği talihsiz bir yıl..

Yıllarca cemaate karşı savaşıp, en sonunda cemaat ile ortaklık kuran CHP’nin eksinin kaydığı, yine aynı yıllarda cemaat ile ortaklık kuranların cemaate savaş açtığı  rezalet bir yıl..

Cumhurbaşkanı’nın eşinin başı örtülü olamaz gerekçesi ile 2007 yılında cumhuriyet mitingleri yapanların 2014 yılında İslam Konferansı Örgütü’nün sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösterdiği çarpık bir yıl

Mansur Yavaş’ın Ankarada MHP’den değil de CHP’den aday olduğu, Milli Görüş Gömleğinin en çok yakıştığı isimlerden Mehmet Bekaroğlu’nun CHP’de parti meclisine girdiği enteresan bir yıl..

Hükümeti yolsuzlukla suçlarken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı’na daha önce partisinden yolsuzluk sebebiyle ihraç edilen birinin yine CHP’den aday gösterildiği bir yıl..

Her geçen gün daha fazla küresel ısınmanın etkisini gösterdiği 2014 yılında, yine devlet eliyle hiçbir farkındalık projesi oluşturulmadığı gibi, çevrecilik adına hiçbir politikanın gözetilmediği bir yıl..

Kadına şiddetin her geçen gün artmasına rağmen, önüne geçilebilecek önlemlerin, caydırıcılık yasalarının uygulanmadığı utanç dolu bir yıl..

Medya’nın sermaye sömürüsünden uzaklaştırılmadığı için bilgi kirliliğinin artarak devam ettiği bir yıl..

İşsizlik oranının yeniden çift hanelere ulaştığı, genç nüfusun üretime katkısızlığının %20 ‘lere kadar ulaştığı verimsiz bir yıl..

Çevre ve şehircilik planlarının rantlar sebebiyle düzgün yapılmadığı, yakınlarında hiçbir okul, hastane, emniyet gücü bulunmayan arsalara 6 bin konutluk imar izinlerinin verildiği, orantısız büyüme sebebiyle karmaşa dolu şehirlerin inşa edildiği düzensiz bir yıl

Profesyönel askerliğe geçişin sağlanmaması sebebiyle yüz binlerce gencin hayatından çalınan yılların, çalınmaya devam ettiği kayıp bir yıl…

2014 geride kaldı diyebilir miyiz?

Tüm bunlar geldi, geçti mi sizce? İşsizlik oranı sizce de 2014 ‘de mi kaldı? Kadına şiddet 2015 ‘de devam etmeyecek mi? Eğitimin yetersizliği son buldu mu? Muhalefet, iktidarın alternatifi haline gelebildi mi?

2014 geçti diyenler, derin bir uykuda..

İktidar, muhalefetten daha başarılı fakat olması gerekenin yakınında dahi değil.

2014 ‘den günümüze kalanların asıl sorumlusu iktidar mı, şuursuz muhalefet mi, yukarıya yeterli baskıyı yapmayan halk mı siz karar verin ama bilin, 2014 geçmedi, 2013 de öyle… Yüzyıllardır geçmeyen yıllarımız var bizim…

 

Gıda Mühendisleri ve haklı mücadeleleri..

Gıda mühendisleri temiz, haklı ve çalışkan bir ekip kurmuşlar. Peki amaçları ne ?

Mesleklerinin gereğini yapmak.

Gıda sektöründe, gıda güvenliğini sağlamak istiyorlar. Halkın güvenilmeyen gıda ile beslenmelerine engel olmak istiyorlar.

Yani işletmelere servis edilen yiyeceklerin nasıl ambalajlanacağını,

Gıdada rastlanabilecek mikroorganizmaların belirlenmesi (Gıda Mikrobiyolojisi)

Bu mikroorganizmaları inaktive edecek üretim sıcaklıkları, gıdanın asitliği gibi konularda hesaplar yapılması ve o kurallara göre üretilmiş olması,

İşletmelerde her bir porsiyonun miktarı, ne kadar hammadde ile ne kadar ürün üretileceğinin belirlenmesi  (Kütle ve Enerji Denklikleri)

Her besinin en az masrafla en kaliteli şekilde üretilmesi,

Hazırlanan besinlerin depolanması,

Depolanan ürünlerin nasıl servis edileceği

Tüm bunları zabıtalara yaptırabilir misiniz? Eğer mümkün değilse, onlara siz de destek verin…

twitter.com/umitsamimi

 

 

 




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Yüzyıllardır Geçmeyen Yıllarımız Var Bizim yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR0 YORUM
REKLAM
Ümit SAMİMİDİĞER YAZILARIÜmit SAMİMİ
TÜMÜ

AÇIK GÖRÜŞ TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro