25 Mayıs 2012
Piyasalar
  • IMKB54.810
  • Euro2,3065
  • Dolar1,8425
  • Altın619,17
  • İstanbul
    21°C

     
  • Ankara
    18°C

     
  • İzmir
    21°C

     

YAŞAM

24 Şubat 2012 Cuma 05:291 Yorum9407 okunma

Gece boyunca uyumamak, zannettiğimiz kadar kötü birşey olmayabilir

Gece boyunca uyumamak, zannettiğimiz kadar kötü birşey olmayabilir


REKLAM
REKLAM

Bilim adamları 20 yıldan bu yana "8 saat uykunun belki de doğal olmadığını" söylemekteydi. Şimdi giderek daha çok sayıda tarihçi de, bu görüşe destek veriyor.

1990'ların başlarında Thomas Wehr adlı psikiyatr, bir ay boyunca her gün 14 saat süreyle karanlıkta tutulan bir grup insan üzerinde araştırma yürüttü.

Deneklerin uykularının düzene girmesi biraz zaman aldı ama dördüncü haftada tüm deneklerde belli bir uyku düzeni oluşmuştu. Önce dört saat uyuyorlar, sonra bir iki saatliğine uyanıyorlar, ardından ikinci kez dört saatlik uygularına dalıyorlardı.

Uyku uzmanı bilim adamları bu çalışmayı etkileyici bulduysa da, genel olarak benimsenen "kesintisiz 8 saat uyumak şart" inancı pek değişmedi.

Ancak yakınlarda, insanların iki blok halinde uyuduğu kuramı, yeniden ortaya çıktı. Ancak bu kez, bilimsel anlamda değil de, tarihin sayfalarında.

TARİHTE "BÖLÜNMÜŞ UYKU DÜZENİ"

Virginia Tech Üniversitesinden tarihçi Roger Ekirch, yazdığı "At Day's Close: Night in Times Past" (Gün Batarken: Geçmiş Zamanlarda Gece) adlı kitabı için, 20 yıldır insanın geceyle ilişkisi üstüne yoğun araştırma yapıyordı.

Homeros'un Odysseia'sından, Nijerya'daki modern kabileler üzerindeki antropolojik incelemelere kadar çok çeşitli edebî ve bilimsel eseri, günceleri, mahkeme tutanaklarını elden geçiren Ekirch, 500'ü aşkın yerde "bölünmüş uyku düzeni"nden söz edildiğini gördü.Ekirch 1595'den kalma bir resmin, o yıllarda gecelerin gayet faal geçtiğine tanıklık ettiğini düşünüyor. Jan Saenredam imzalı bu gravür, geceleri de normal yaşamın sürdüğünü resmediyor.

Wehr'in denekleri gibi, çeşitli kaynaklardan derlenen alıntılarda, insanların gün batımından biraz sonra "ilk uyku"ya yattıkları, sonra uyandıkları ve bir iki saat uyanık kaldıkları, ardından da "ikinci uyku"ya daldıkları anlatılıyor.

Ekirch, "Bu durumdan adeta, herkese malum birşeymiş gibi söz edildiğine" dikkat çekiyor. Uyanık dönemde insanların gayet faal oldukları gözleniyor. Kalkıyorlar, tuvalete gidiyor, tütün içiyorlar; hatta bazılarının komşu ziyaretine gittiği bile görülüyor. Çoğu kimse ise yataklarında kalıyor, kitap okuyor, yazıyor ve sık sık da dua ediyor. 15. Yüzyıl sonlarından kalma pekçok dua kitabında uyku arası saatler için yazılmış özel dualar bulunuyor.

HAMİLE KALMAK İÇİN EN İYİ SAAT

Bu uyku arası saatler de yalnız başına geçmiyor; insanlar diğer yataklardaki kişilerle sohbet ediyor veya cinsel ilişkiye giriyor.

16. yüzyıldan kalma bir Fransız doktoruna ait rehber kitapta, çiftlere tavsiyelerde bulunulurken, hamile kalmak için en iyi saatin, uzun ve yorucu bir günün sonundaki zaman değil, "ilk uykudan sonraki" anlar olduğu, bu saatlerde çiftin cinsel ilişkiden daha fazla zevk alacağı ve "daha iyi sonuç elde edeceği" anlatılıyor.

Tarihçi Roger Ekirch, "birinci ve ikinci uyku"ya ilişkin göndermelerin 17. yüzyılın sonlarında kaybolmaya başladığını saptamış. Kuzey Avrupa'daki kentli sınıflarda gözlenen bu değişim, daha sonraki 200 yıl boyunca tüm Batı toplumlarına yayılmış. 1920'lerle birlikte tamamen insanın sosyal bilincinden çıkmış.

Ekirch, ilk değişimi sokak ışıklandırmasındaki gelişmelere, ev içinde aydınlatmanın başlamasına ve bazıları sabahlara kadar açık kalan kahvehanelerin yayılmasına bağlıyor. Geceler, meşru faaliyetlerde bulunulabilen bir zaman dilimine dönüştükçe ve gece faaliyetleri de arttıkça, insanların dinlenmeye ayırdıkları zaman azalıyor.

GECENİN SAHİPLERİ

Tarihçi Craig Koslofsky, "Evening's Empire" (Gecenin İmparatorluğu) adlı kitabında bunun nasıl olduğunu anlatıyor.

"17. yüzyıldan önce geceyle ilişkimiz iyi değildi. Geceler, adı kötüye çıkmış insanlar, suçlular, fahişeler ve ayyaşlarla dolu zamanlardı. Mum alacak parası olan zenginler bile, paralarını başka şeyler için harcamayı yeğlerdi. Gece boyunca ayakta kalmak saygın birşey değildi , toplum içinde değer görmezdi." diyor Koslofsky.

Bu, Reformasyon ve karşı-Reformasyon sırasında değişti. Protestanlar ve Katolikler zulme uğradıkları dönemlerde geceleri gizli ayinler düzenlemeye başladılar. Daha önceleri 'ahlaksızlar'a ait olan gecelerde, artık 'saygın insanlar' da, karanlık saatleri kullanmaya alışıyordu.

Bu eğilim toplumsal ortama da yansıdı. Ama yalnızca mali durumları mum ışığında yaşamaya karşılayabilecek durumda olanlar için geçerliydi bu. Fakat sokak ışıklandırmasının gelişmesiyle, bütün sosyal sınıflar, geceden yararlanmaya başladı.

İLK IŞIKLI KENT, PARİS

1667 yılında Paris, içinde mum bulunan camdan lambalarla dünyanın sokaklarını aydınlatan ilk kenti oldu. Aynı yıl Paris'i Lille kenti izledi, iki yıl sonra da Amsterdam. Amsterdam'da, çok daha etkili olacak yağ lambası geliştirilmişti.

Londra, 1684'e dek bu kentlerin arasında yer almadı ama, yüzyılın sonunda Avrupa'nın 50'den fazla kenti geceleri aydınlatılmaktaydı. Artık geceler gözde olmuştu; saatlerce yatakta kalmak, zaman kaybı olarak görülüyordu.

Roger Ekirch, "İnsanlar 19. yüzyıldan önce de zamanın farkına varmışlar, zamanı etkili bir şekilde kullanmaya özen gösterir olmuşlardı. Ama sanayi devrimi bu tutumu çok hızlı bir şekilde yoğunlaştırdı." diyor.

Toplumda değişen tutuma ilişkin güçlü ipuçlarından biri, 1829'dan kalma bir tıp dergisi. Dergide, anne babalara, çocuklarını "birinci ve ikinci uyku düzeni"nden çıkmaya zorlamaları tavsiye ediliyor; çocukların, bir hastalıkları yoksa, ilk uykularından sonra yeniden uykuya dalmalarına gerek olmadığı vurgulanıyor.

GECENİN ORTASINDA UYANMAK NORMAL

Günümüzde çoğu insan günde 8 saat uyumaya alışmış görünüyor. Ama Roger Ekirch, uykuyla bağlantılı pekçok sorunun, insan vücudunun doğal olarak bölümler halinde uyumayı tercih etmesinden ve her yerde suni ışık bulunmasından kaynaklandığını düşünüyor.

Gece uyanıp bir daha uykuya dalamayan insanların yaşadığı sorunun kökeninde de bunun olabileceği belirtiliyor.

Bu durumdan, ilk olarak 19. yüzyılın sonunda, devrelere ayrılmış uyku kavramının kaybolmaya başlaması sırasında söz edilir oldu.

Uyku psikoloğu Gregg Jacobs, "İnsan, evrimi boyunca belli şekillerde uyudu. Gece uyanmak, normal fizyolojinin bir parçası. Bir blok şeklinde uyku uyumamız gerektiği düşüncesi, gece uyanan insanlarda anksiyete yaratıyorsa, zararlı olabilir. Zira anksiyete de uykuyu engeller ve uyanık geçirilen saatlerde de etkisini gösterir." diyor.

Oxford'da Nörobilim alanında, vücut saati konusunda uzman olan Prof. Russell Foster da benzer görüşte."Birçok insan gece uyanınca paniğe kapılıyor. Onlara, aslında bu yaşadıklarının, iki devreli uyku düzenine dönüş olduğunu söylüyorum." diyor.

BİRÇOK SORUN UYKUYLA BAĞLANTILI

Bununla birlikte doktorların çoğu, kesintisiz 8 saatlik uykunun doğal olmayabileceğini kabule yanaşmıyor. Prof. Foster, doktorların karşılaştıkları tıbbî sorunların yüzde 30'undan fazlasının, doğrudan ya da dolaylı olarak uykuyla bağlantılı olduğunu; ancak tıp eğitiminde uykunun gözardı edildiğini ve uyku konusunda araştırma yapılan pek az merkez bulunduğunu kaydediyor.

Uyku psikoloğu Gregg Jacobs, uyku arasındaki uyanıklık devresinde, insanların dinlenme ve rahatlama olanağı yaratılmasının, üzerlerindeki stresi doğal bir şekilde düzenlemelerine olanak verdiği inancında. Tarihçi Roger Ekirch de, insanların bu ara devreyi gördükleri rüyalar üzerinde düşünmekle geçirdiklerini anlatıyor.

Dr. Jacobs, "Günümüzde, böyle şeyler yapmaya daha az zaman ayırıyoruz. Modern yaşamda anksiyete, stres, depresyon, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı yaşadıklarını bildiren insan sayısının artması bir tesadüf değil." diyor.

O halde, bu gece, gecenin herhangi bir saatinde uyanıverirseniz, sanayi devriminden önceki insanları düşünün ve sakinleşin.

Gece, uyumadan da olsa, bir yatakta sadece yatıyor olmak, size yarar sağlayabilir.

 
Bu elma her derde deva!
 
Güncel25 Mayıs 20129008 Kez İzlendi!
Bonomo'nun çığlıkları evi inlettiTürkiye'yi Azerbaycan’da yapılacak olan 57’nci Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil edecek olan Can Bonomo, ikinci yarı finalde sahneye çıktı. Bonomo’nun sahneye çıktığı anda İzmir’deki baba evinde yaşanan gurur, final vizesinin alınmasıyla yerini büyük bir sevince bıraktı.
Magazin25 Mayıs 201212267 Kez İzlendi!
Hayranları ünlülere nefes aldırmıyorTV, sinema ve müzik dünyasının ünlüleri sokağa çıktıklarında bile rahatça yürüyemiyorlar. Nereye adım atsalar etrafları hayranları tarafından sarılıyor.
Güncel25 Mayıs 2012
Bombalı saldırıdan şok fotoğraflar60365 Kez İzlendi!
Dünya25 Mayıs 2012
Yaşlı kadın paraşüte asılı kaldı 5309 Kez İzlendi!
Güncel25 Mayıs 2012
Bu fotoğraflara inanamayacaksınız4101 Kez İzlendi!
Dünya25 Mayıs 201291625 Kez İzlendi!
İşte Hıristiyanlığı bitirecek İncilİran’da Devrim Muhafızları ile bağlantılı “Basij Press” sitesi, Türkiye’nin elinde bulunan “Barnabas İncili”nin Hıristiyanlık dinini çökerteceğini ileri sürdü. Hazreti İsa’nın havarilerinden Barnabas’ın yazdığı ve İslamiyet’in gelişini haber verdiği söylenen İncil’in bir versiyonunun, 12 yıl önce düzenlenen bir kaçakçılık operasyonunda Türk askerlerinin eline geçtiği ifade ediliyor.
Güncel25 Mayıs 20124063 Kez İzlendi!
Canlı bomba düzeneği böyle bulunduKadın terörist 'canlı bomba düzeneğiyle' yakalandı. Polis o görüntüleri dağıttı. İşte o görüntüler
Güncel25 Mayıs 2012
Kavgada bağırsakları döküldü10113 Kez İzlendi!
Güncel25 Mayıs 2012
Polisten anlamlı yardım1006 Kez İzlendi!
Bilim/Teknoloji25 Mayıs 2012
iPad'inizde olması gereken uygulamalar17051 Kez İzlendi!
Yaşam25 Mayıs 201212181 Kez İzlendi!
Onu evden 30 kişi çıkardıHenüz 19 yaşındaki ve 400 kilo ağırlığındaki Georgia'yı evinden 30 kişilik ekip çıkardı (Gazetevatan)
Güncel25 Mayıs 20122849 Kez İzlendi!
Ünlü yönetmenin burnu kırıldı Evinde geçirdiği kaza sonrası burnu kırılan Memduh Ün'ün sağlık durumu iyi
Yaşam25 Mayıs 2012
Bu söz Türkiye'yi salladı87138 Kez İzlendi!
Magazin25 Mayıs 2012
O karar sonrası böyle görüntülendi 17964 Kez İzlendi!
Magazin25 Mayıs 2012
Beren'den transparan şov!24713 Kez İzlendi!
Haber25 Mayıs 201211555 Kez İzlendi!
Abdullah Gül Google'ı gezdiABD'de bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, San Francisco'da dünyaca ünlü bilişim firmalarının bulunduğu Silikon Vadisi'ne gitti.
Medya25 Mayıs 201212520 Kez İzlendi!
Günün en çarpıcı gazete manşetleriGünün en önemli gelişmelerini manşetlerine taşıyan gazetelerin 1. sayfalarını sizler için derledik. İşte gazete manşetleri...
Yaşam25 Mayıs 2012
Yurdum insanından yaz manzaraları25792 Kez İzlendi!
Kültür-Sanat25 Mayıs 2012
Eurovision yarı finalinden kareler14509 Kez İzlendi!
Güncel24 Mayıs 2012
İzmir'den inanılmaz yağış görüntüleri35031 Kez İzlendi!
Güncel24 Mayıs 201226281 Kez İzlendi!
Polise kılıçla saldırdıOrdu Belediyesi'nin, köy dolmuşlarının şehir içerisine girmesini yasaklayan kararını protesto eden kişi, gözaltına alınmak istenirken kılıçla saldırdığı polislerden birini kolundan yaraladı.
Güncel24 Mayıs 20123627 Kez İzlendi!
Kenan Evren'nin ismi kaldırıldı Kenen Evren ilköğretim okulunun adı Teyyaredüzü ilköğretim okulu oldu
Yaşam24 Mayıs 2012
Maylo çocukların yüzünü güldürdü2946 Kez İzlendi!
Güncel24 Mayıs 2012
Gül'ün ABD temasları Twitter'da8161 Kez İzlendi!
Güncel24 Mayıs 2012
PKK'nın finansör kaçakçıları adliyede 2381 Kez İzlendi!
Yaşam24 Mayıs 201223919 Kez İzlendi!
100 operasyonla bu hale geldiRusya'da Kristina Rei adlı bir kadın dudaklarına 100 kere operasyon yaptırarark dünyada eşi görülmemiş bir rekora imza attı.(haber365)
Magazin24 Mayıs 201234736 Kez İzlendi!
Acun Ilıcalı'nın kaşı yarıldıAcun Ilıcalı ve Alişan'ın organize ettiği ’Efsaneler Cup’’ turnuvasında talihsiz bir kaza yaşandı.
Magazin24 Mayıs 2012
Yapımcılarıyla davalık olan ünlüler16036 Kez İzlendi!
Güncel24 Mayıs 2012
Regaip Kandili'nde böyle dua edin257184 Kez İzlendi!
Magazin24 Mayıs 2012
Günün en çarpıcı gazete manşetleri20224 Kez İzlendi!
Daha fazla galeri ▼
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (1) adet yorum eklenmiştir.
yakupgürpınar
24 Şubat 2012 Cuma 13:03
neden böyle bir durum batıdan gelince bizim için kabule şayan oluyor. burda bahsedilen iki bölmeli uyku 1500 yıl önce Peygamber Efendimiz tarafından uygulanmış ve tavsiye edilmiştir.(teheccüd) hatta 1 saati de öğle namazından sonra olmak üzere üç bölmeli...
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
Tüm Yorumlar
İLGİLİ HABERLER
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2011 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98
Yükleniyor...