25 Mayıs 2012
  • İstanbul
    21°C

     
  • Ankara
    20°C

     
  • İzmir
    21°C

     
Piyasalar
  • IMKB54.885
  • Euro2,3075
  • Dolar1,8445
  • Altın619,22

Türkiye’de hayat böyledir!

07 Eylül 2010 Salı

 

Ülkemiz hayati öneme sahip bir referanduma gidiyor. Rejimin eksenini değiştirecek bir Anayasa değişikliği söz konusu…

Ama burası Türkiye olduğu için bütün restorasyonlar, reformlar belli başlı reflekslerimizi değiştirmeye yetmeyebiliyor.  Bu durum hem insanlarımız için geçerli hem de kurumlarımız için…

İç mimar Ahmet Aslan’ın sadece bir günde yaşadıkları ülkemizin bazı konulardaki “direngenliğini” gayet güzel açıklamaya yetiyor.

İstanbul’da yaşayan Ahmet Bey önceki gün sabah Anadolu yakasındaki evinden çıkıp Basketbol Federasyonu’na gidiyor. Trafik sıkışıklığı ve yol uzunluğu bir araya gelince Ahmet beyin hedefe varışı 12.00’yi buluyor.  İstanbul dışında bir basketbol takımının alt yapısında oynayan oğlunun bonservisini almak için başvuruda bulunacak. Kapıdaki görevli diyor ki:

-Öğle yemeği tatili başladı, 13.30’da gelin!

Aynı anda bir başkası elinde imzalanması gereken belgelerle kapıdan içeri giriyor. Ona da aynı yanıt verilince sesini yükseltip bağırmaya başlıyor:

-Bir buçuk saat öğle tatili mi olur? Benim imza alıp gitmem lazım, nerede görevliler, gidip konuşacağım!

İçerde patırtı çıkınca birden öğle yemeği tatilinin sırrı çözülüyor! Kapılar açılıyor. Basketbol Federasyonun  –oruç tuttukları için öğle yemeği yerine öğle uykusuna yatan- bürokrasisi uyanıyor. Önce olay çıkartan ziyaretçilerinin işini yapıyorlar, sonra da Ahmet Bey’in dilekçesini kabul ediyorlar.

Basketbol Federasyon binası nerede dersiniz?

Zeytinburnu’nda Abdi İpekçi Spor Salonu’nun hemen yanında… Salonda Dünya Basketbol Şampiyonası yapılıyor. Ev sahibi Türkiye Basketbol Federasyonu… Bu kurumun görevlileri böylesi bir dönemde diken üstünde olmaları gerekirken, yan gelip yatabiliyorlar. Mecazi anlamda değil gerçek olarak yatıyorlar ve uyuyorlar!

Ahmet Bey öğlenden sonra evine dönüyor. Bir hafta önce evinde yaşadığı minik felaketin izlerini silmek için eşine yardım ediyor. Bütün evi su basmış, parkeler kabarmış, evin altı üstüne gelmiştir. Bu sırada hayırlı kızı da baba evine yardıma yetişmiş annesiyle birlikte canla başla çalışırken ayağını konsolun kenarına çarpıp ayak parmaklarından birini kırmasın mı?

Özel sağlık sigortası olan “şanslı” bir vatandaş olarak eve yakın bir mevkide bulunan özel sağlık kuruluşlarından birine gidiyorlar. Acil serviste hemen doktor geliyor, muayene ediyor. Film çekilmesi gerekiyor. Ama bir sorun var: Röntgen cihazı arızalı!

Beş yıldızlı otel şıklığındaki özel sağlık kuruluşundan kırık parmakla seke seke çıkıyor baba-kız… Beş dakika mesafede olan bir başka ünlü özel sağlık kuruluşuna geliyorlar. Çok şükür onlarda röntgen cihazı var ve film çekilebiliyor. Ancak bu “değerli” kuruluşta da bir uzman doktor bulanmadığından filmi okuyabilecek kimse olmadığını öğrenip oradan da çıkıyorlar.

En iyisi ata yadigârı Kızılay’dır. Uzun bir geri dönüşle bu “değerli” kuruluşun acil servisine gidiyorlar. Acil servisteki sağlık elemanı hanım yaralı hastayı asık bir yüz ifadesiyle karşılıyor:

-Saat 16.50, bizim mesaimiz 17.00’de bitiyor. Hem doktorumuz yok. Aslında var ama kırıktan anlamaz. Gece görevlimiz de gelmedi. Yarım saate kadar gelebilir. Onu bekleyin. Ama o da genel cerrahtır, belki o da anlamayabilir! Siz en iyisi başka bir hastaneye gidin!

Baba-kız kırık parmakla birkaç girişim sonunda kendilerine bakabilecek bir kamu hastanesi buluyorlar.

Film çekiliyor, kırık parmak bandajlanıyor. Eve dönüldüğünde ağır geçmiş bir günün bütün yükü Ahmet Beyin üstüne çöküyor. Onları merakla bekleyen eşi, “üzülme canım” diyor,  ülkemizin gerçeğini su yüzüne çıkartan bir cümleyle onu teselli ediyor:

-Türkiye’de hayat böyledir!     

Bu yazı toplam 25680 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (5) adet yorum eklenmiştir.
wolfsblut
09 Eylül 2010 Perşembe 07:48
Değerli Yorumcumuz, Her görüşe eşit mesafede durmakla birlikte;hakaret, küfür, aşağılama vb içeren, toplumsal hassasiyetleri zedeleyici nitelikteki ve büyük harfler ile yazılan yorumları yayınlayamıyoruz. Kriterlere uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz. Saygılarımızla
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
menekşe_krfl
08 Eylül 2010 Çarşamba 18:45
türkiye'de herkesin eşit hak ve özgürlüklerinin bu evet oyu ile düznlenmesini düşünüyorum bu yüzden son gaz evet..
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
serbulentkar
08 Eylül 2010 Çarşamba 13:57
Türkiyede hayat çok gelişti. Yiğidi öldür ama hakkını ver diyen atalarımız çok doğru söylemiş.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
MehmetÖzl
08 Eylül 2010 Çarşamba 12:52
Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Özal, ‘evet’ diyeceğini belirtirken, eski Genel Başkan Süleyman Soylu da, Anadolu’yu turlayarak ‘evet’ oyu isteyeceğini açıklamıştı. DP’nin asıl omurgasını oluşturan taşra teşkilatları da Soylu gibi düşünüyor. Cindoruk pazartesi günü il başkanlarıyla bir araya gelmeye hazırlanırken, teşkilatın eski yöneticileri yönetime tepki gösteriyor. Darbelerden en çok çeken siyasî gelenek olarak DP’nin ‘hayır’ cephesinde yer alamayacağının altını çiziyorlar. Bunlar arasında Ankara, Malatya, Trabzon, Balıkesir gibi illerin eski başkanları ile eski DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Subaşı, eski Yüksek Haysiyet Divanı üyesi Uğur Kızılca da yer alıyor. Demokrat taban Cindoruk’a rağmen ‘evet’ diyecek
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
BabaHoroz
07 Eylül 2010 Salı 13:28
Başroldeki kişilerin kürt kökenli olduğunu ve kürt oldukları için bu uygulamalarla karşılaştıklarını yazacağınızı sanarak sonuna kadar okudum.Kinaye bir tarafa,inşallah şimdi anlamışsınızdır.Uygulamalardaki olumsuzluklar,ırkına,dinine,partisine vs. ye göre değil ülkemizde,genelde böyle.
Türkiye'de hayat böyledir yani
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
Tüm Yorumlar
26 Kasım 2011 Cumartesi
24 Kasım 2011 Perşembe
21 Kasım 2011 Pazartesi
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Haberleri sitene ekle
Haberleri sitene ekle
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2011 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98
Yükleniyor...