YAZARLAR

Ümit SAMİMİ

Ümit SAMİMİ

umitsamimi@gmail.com @ rss Eklenme Tarihi: 28 Haziran 2017 15:57 - Güncelleme: 28 Haziran 2017 15:58

Şu adalet meselesi

Sa’d bin Ebu Vakkas, İslamiyeti kabul eden yedinci kişidir ve cennetle müjdelenen on sahabiden biridir. Bir dönem İslam Ordusu’nun kumandanlığına getirilmiştir. Kadisiye Savaşı’nda Sasaniler’i yenip bugünkü Acem toprağı olan İran’ı fethetmiştir.

Yıllar sonra Ebu Vakkas Küfe şehrinde valilik görevini icra ederken, İskenderiye’den gelen yahudi bir tüccar verilen bir karara itiraz eder, lakin itirazı vali tarafından kabul görmez, reddedilir. Ne yapacağını şaşıran tüccar, şehrin ahalisine danışır. Konuştuğu herkes Medine’ye gitmesini, Halife Ömer’i bulmasını ve konuyu anlatmasını tavsiye eder. Keza Ömer adildir. Yönetiminde bulunan tüm insanlar, Ömer’in her vakit adalet ile karar vereceğine inançları tamdır. Tüccar ise ikna olmamıştır. Koca Halife, onca devlet işi varken valinin verdiği karar da ortadayken, kendisi ile ilgilenileceğine inanmamıştır fakat son çare olarak, mecburen Medine’nin yolunu tutar.

Vardığında daha çok şaşırır. Koca Ömer şatafatlı kıyafetler yerine, eski fakat temiz giysilerin içerçisinde, bir hurma ağacının gölgesinde uyumaktadır. Ne sağında ne solunda, ne başında ne arkasında bir koruma yoktur. Altında yumuşak döşek, üstünde ipek kumaş yoktur. Tüccar, Mü’minlerin emiri Ömer-ül Faruk uyanana kadar hayretler içerisinde beklemiş ve Halife uyanınca konuyu bizzat kendisine aktarmıştır.

Hz.Ömer, tüccarın anlatacakları bitene kadar sessizce dinlemiş ve ardından bir mektup yazıp, tüccarla birlikte Küfe Valisi Sa’d bin Ebu Vakkas’a göndermiştir. Ebu Vakkas mektubu okur ve adalet ivedilikle tecelli eder.

Bu vakadan yıllar önce, henüz yeryüzü İslamiyet ile müşerref olmamışken, Ebu Vakkas ile Ömer iş amaçlı İran’a giderler. Şehrin valisi, Ömer ve Ebu Vakkas’ın kervanını gasp eder. Mallarını kaybeden ve üzüntüyle harap olmuş ikili, adaleti ile meşhur olmuş hükümdarın huzuruna çıkmaya karar verirler. Hükümdar Nuşirevan’a, vukuyu tercüman vasıtasıyla anlatırlar. Dertlerini dinleyen hükümdar, neticenin ertesi gün tebliğ edileceğini söyler fakat ertesi gün kendilerine herhangi bir karar iletilmez. Geceyi geçirdikleri hanın sahibi, bu dertli ikiliyi görünce hallerinin sebebini sorar. Ebu Vakkas ve Ömer, hadiseyi anlatır. Hancı duruma inanmaz ve bizzat onlarla beraber, ertesi gün bir kere daha hükümdarın yayına gitmeye ikiliyi ikna eder. Umutları olmamasına rağmen, çağresizlik sebebiyle kabul ederler. Bu kez tercümeyi hancı yapar.

Hükümdar hadiseyi tekrar dinleyince hızlıca karar verir. Ertesi gün, davacılara güneşin doğuşu ile birlikte şehrin meydanında bulunmalarını söyler.

Ömer ve Ebu Vakkas denilen yere, belirtilen vakitte giderler. Vardıklarında gördükleri manzara karşısında hayret içerisinde kalırlar çünkü şehrin koca valisi ve hükümdarın tercümanı boyunlarından asılmış, sallanmaktadırlar. Etrafında Sasani askerleri, gasp edilen malları Ömer ve Ebu Vakkas’a teslim etmek üzere beklemektedir.

Halife Ömer’in, Vali Ebu Vakkas’a yolladığı mektupta da kısaca bu hadise vardır fakat tek bir cümleyle. 

“Şüphesiz ki ben, Nuşirevan’dan daha az adil değilim”.

Bu kıssanın gerçek olmama ihtimali yüksektir. Rivayet oldukça zayıftır. İslam tarihinde de Ebu Vakkas her daim övgü ile nakledilir. Amacım dezenformasyon değil fakat buradaki mesaj önemli.

Ben Sayın Kılıçdaroğlu’nun adalet talebiyle yürüdüğünü düşünmüyorum. Zira Enis Berberoğlu, Can Dündar ve “Türkiye IŞİD’e destek veriyor” algısına tüm dünyayı inandırmaya çaba sarfeden çetenin diğer mensuplarının da gazetecilik mesleğini icra ettiklerine inanmıyorum fakat bir gerçek var.

Bozulan adalet sisteminin yeniden tesis edilmesi gereği.

Vesselam.




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Şu adalet meselesi yazısına yorum yapın

tw gp fb rs yukarıdaki hesaplarınızdan biri ile yorum yapabilirsiniz adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR2 YORUM
  • idam 28 Haziran 2017 16:39 pkk fetö ve benzeri devlete zarar vermeye çalışan bu hainlere idam verilmesini engelleyen siyasetçiler tek suçludur enis berberoğlu ve benzeri insanlarla dolu meclis bu ülkeye zarar veriyor seçimlerde bu kişilerin vekil olmasında sakınca görmeyen seçim kurumunun ülkeye verdiği zararı adalete yüklemek doğru mu.

    CEVAP YAZ 0 3
REKLAM
Ümit SAMİMİDİĞER YAZILARIÜmit SAMİMİ
TÜMÜ

AÇIK GÖRÜŞ TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2017 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro