24 Kasım 2014
  • İstanbul
    10°C

     
  • Ankara
    6°C

     
  • İzmir
    14°C

     
Piyasalar
  • USD2,2375
  • GDAX9.252,56
  • GBP3,5608
  • FTSE6.476,76
  • Euro2,7995
  • Cumhuriyet Altını564,37
  • CAC 404.181,53
  • BIST 10080.476
  • Bilesik Faiz8,56
  • Altın86,017
Yazıyı Yazdır

YAZARLAR GÖKTAN AY

2014 Ocak Torba Kanunu ile Y.Doç. ünvanı acilen kaldırılmalı?

11 Aralık 2013 ÇarşambaGöktan AY

Bir kere daha belirtelim ki, hiç bir gelişmiş ülkede Y.Doç. ünvanı yoktur.1982 askeri yasa  ile YÖK kurulurken rahmetli İ.Doğramacı tarafından oluşturulmuştur. Uygulamalarda artılarından çok eksileri görülmektedir

Mahsurları nelerdir?

1/Bütün dünyada kabul edilen ve önemsenen Dr./sanatta yeterlik ünvanları, “Öğr.Üye” sınıfından  Öğr. Gör.sınıfına düşürülmüştür...

2/ Bütün dünyada kabul edilen ve önemsenen  “Dr./sanatta yeterlik tezleri”, normal tezlere dönüştü rülmüştür. 

3/Bütün dünyada kabul edilen ve önemsenen Doç. tezleri tek başına kalmıştır.Yabancı dili aşan he akademisyene kolayca Doç. olma imkanı sunulmuştur.

4/ Yabancı dil, bilimselliğin önüne geçmiştir.

O halde Y.Doç.lik  neden kaldırılmalı? Uygulamalarla neler oldu?

1/ Dr./sanatta yeterlik yapanlar, ÜDS/YDS geçince, -bekleme süresi olmadığından - 1/2 yıl geçmeden Doç. sınavlarına girdiler ve Doç. oldular.

2/1/2 senede nasıl yeterli dosya oluşturulduğu da ayrı bir soru.

2/ ÜDS/YDS aşamayanlar -yeni kurulanlar dahil- üniversitelerin “kendi yaptıkları yabancı dil sınavları” ve “kendilerinin belirlediği” komisyonların dosyaları olumlu bulmaları ile Y.Doç. oldular. Ve, orada tıkandılar...

3/ Üniversitelerin yabancı dil desteklemesiyle genç,/tecrübesiz Y.Doç. olanların sayısı arttı ve   üniversitelerde Y.Doç.ler yığılması yaşanmakta...

4/İdari görevlerde Y.Doç.ler ağırlıkta...

5/Y.Doç. lik sadece maaşın  artmasına ve bir  derece yükselmeye yardımcı oluyor.

Ama, bunun akademisyene maddi olarak yararı var, ama, akademik eğitime/bilimselliğe zerre kadar yararı yok... Yurt dışından gelen akademisyenler karşısında -özellikle Türk Cumhuriyetlerinden- mahcup olunuyor.

Çünkü;

O kadar çok ders yükleri ve idari görevleri var ki, dosya oluşturmaları çok zor...

Ayrıca, tanıdık komisyonlar nedeni ile Y.Doç.liğin akademik/sanatsal  ağırlığı/ciddiyeti/yeterliği  de yara alıyor…

O halde, şimdi söyler misiniz;

1/Y.Doç. bir ünvan mı, yoksa geçici bir kadro mu/rahatlama mı?

2/Yoksa; yabancı dil  barajı yüzünden  Doç. olamayanlar için verilen kandırmaca bir kadro mu?

Gelin, gerçekçi olalım, “bağcıyı dövmeyelim üzüm yiyelim”;

Hazır Ocak 2014 içinde çıkacak Torba Kanuna bir madde daha ekleyelim, reform yapalım.

1/1982  YÖK yasasındaki  Dr./sanatta yeterlik’i  tekrar “öğretim üyesi” sınıfına alalım ve “Y.Doç. liği “kaldıralım…

2/Yabancı dili aşamayan birikmiş 8 /10 yılı dolduran Y.Doç.leri, bir defaya mahsus ÜDS/YDS den muaf yapıp, bilimsel çalışmaları ile değerlendirelim, müktesebi olan ünvanları verelim,

3/Üniversite sayısı 170’i aşmışken, onların da tecrübeli/yetenekli öğretim üyesi ihtiyacını giderelim…

Sn. Rektörlerimiz, Sn. YÖK Başkanımız, Sn. YÖK Kurulu Üyeleri, Sn. TBMM Milli Eğitim Komisyonu Üyeleri Milletvekillerimiz;

Göreceksiniz;

Akademik alemde üretimin nasıl artacağını,

Akademik barışın nasıl geleceğini…

İnanın…

Not: Akademisyenler, üniversitelere getirilen afların eğitime zarara verdiğini, dönenlerin %10 unun devam ettiğini/başarılı olduğunu söylerken, son  çıkarılan sınırsız af konuya tuz biber ekmişti. Sınıflarda 20 yaşındakilerle 50  yaşındaki –emekli olmuş- öğrenciler bir arada –amca, abi, teyze, abla diyerek-pedagojik formasyon kuralları dışında eğitim yapmaya çalışmaktaydı. Sn. Başbakan’ın Edirne konuşmasında “artık sınırsız af yok, 5-6 yılda bitirdin, bitirdin, yoksa güle güle, bunlar okulları anarşi yuvaları haline çevirdiler” sözleri üzerine YÖK Başkanı Sn.Çetinsaya bir açıklama yaptı “Rektörlerden bu konuda istekler geldi. Böyle bir çalışma var, ama kesinleşmedi” dedi. Basında da Rektörlerin gönderdiği belirtilen sınırsız afla ilgili olumsuzluklar maddeler halinde yazıldı. Akademisyenler merak ediyor; Sn. Rektörlerimiz,  YDS ve Y.Doç. liğin olumsuzlukları hakkında da YÖK’na görüş bildirmiyorlar mı? Özellikle YDS ile, sanat/spor alanlarına verilen zararları -özel konuşmalarda dillendirip- resmiyete dökmüyorlar mı?

Yazarın Diğer Yazıları
Haberleri sitene ekle
Yükleniyor...