SON DAKİKA

eposta yazdır zoom+ zoom-

Said-i Nursi'nin mezarı nerede?

Said-i Nursi'nin mezarı nerede?

Said-i Nursi'nin mezarının nerede olduğu hakkında çok tartışmalar oldu. Aslında onun mezarı biliniyor ancak söylenmiyor!

PAYLAŞ tw fb gp
Eklenme Tarihi: 05/04/2010 12:10 - Güncelleme: 28/10/2015 10:48

Said-i Nursi'nin mezarının nerede olduğu hakkında bugüne kadar çok şeyler söylendi. Kimileri onun naaşının kaybedildiğini, bazıları uçaktan denize atıldığını söyledi.

Ancak gerçek hiç de öyle değil. Taraf Gazetesi yazarı Ayşe Hür, iki haftadan bu yana yazdığı Said portresinde o gerçeği şöyle anlattı:

- 1959 yılını ülke içi seyahatlerle geçirdi. Pek çok ile gitti. Ankara’ya 1922’den sonraki ilk ziyaretini ise 30 Aralık 1959’da gerçekleştirdi. Ziyareti sırasında müritlerinin coşkulu ilgisi müesses nizamın koruyucularını tedirgin etmiş olmalıydı ki, 11 Ocak 1960’ta Bakanlar Kurulu’nun “Emirdağ’da oturmasını tavsiye eden” kararı kendisine tebliğ edildi. Yassıada evrakları arasında bulunan ve Menderes’in kasasından çıktığı söylenen 12 Ocak 1960 tarihli mektubunda, kendisine uygulanan ev hapsinin “30 senelik muhaliflerin yaptığından daha ağır geldiğini” söylüyordu. Ancak Said-i Nursî hükümetin talimatı dinlemedi. Önce Isparta’ya ardından Urfa’ya gitti ve 23 Mart 1960’ta Urfa’da hayata gözlerini yumdu ve buradaki Halil’ür-Rahman Camii Haziresi’ne defnedildi.

MEZARI KAYIP DEĞİL!

27 Mayıs 1960 darbesinden sonra, mezarının bir ziyaret yeri olmasından rahatsızlık duyan Milli Birlik Komitesi (MBK) Konya İmam Hatip Okulu’nda öğretmenlik yapan kardeşi Abdülmecit Ünlükul’un Konya Valiliği’ne bir dilekçe yazarak, kardeşinin mezar yeri uzak olduğu için ziyaret edemediğini ve bulunduğu yere aldırmak istediğini söyleyen dilekçesini Said-i Nursî’nin mezarını Urfa’dan taşımak için kullandı. 11 Temmuz 1960’ta mezarından çıkarılan vücudu önce Afyon’a, ardından Isparta’ya nakledildi ve Isparta Şehir Mezarlığı’na gömüldü. Ardından yakın talebeleri, mezarı, bilinmeyen bir yere naklettiler. Yani Said-i Nursî’nin mezarı, Cumhuriyet’in simgesel öneme sahip diğer mağdurları Seyit Rıza ve Şeyh Said’in mezar yerlerinde olduğu gibi bilinmiyor değil, bilinmesi yakın talebelerince istenmiyor. Bunun nedeni de Said-i Nursî’nin 1948’de mezar yerinin gizli kalmasını vasiyet etmesi olmalı.

AYŞE HÜR'ÜN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN BURAYI TIKLAYIN

PAYLAŞ tw fb gp

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2016 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro