YAZARLAR

Ümit SAMİMİ

Ümit SAMİMİ

umitsamimi@gmail.com @ rss Eklenme Tarihi: 11 Şubat 2016 09:53 - Güncelleme: 11 Şubat 2016 09:54

PKK sorununun İslam kardeşliği üzerinden çözülememesi

İnternet haber sitesi Diken’in yazarı Levent Gültekin köşesinde PKK sorununun İslam kardeşliği ile  çözülemeyeceğini ifade etmiş ve aşağıdaki cümleleri köşesine taşımış. “İslam kardeşliği” ile bu sorunun çözülemeyeceği konusunda hem fikiriz fakat konunun içeriğini çarpıtması sebebiyle itirazlarım var. 

“Söyler misiniz Allah aşkına, Hz Ali ile Hz Osman’ı bile kardeş yapmayı başaramayan İslam günümüz Müslümanlarını mı kardeş yapacak?
Veyahut Tayyip Erdoğan ile Bülent Arınç kardeş kılmayı başaramayan bir din, toplumu mu kardeş kılacak?”

Daha önce ifade etmiştim, tekrar açıklayayım. Felsefede straw man fallacy mantık hatası vardır. Bir anlayışı çarpıtıp, çarpıtılan hali üzerinden fikir yürütmek bir mantık hatasıdır. Yani savunulan bir argümanın sahtesini oluşturmak, sahtesi üzerinden aslına saldırmak. En çok karşılaşılan örneklerinden birisi de İslam’ı Müslümanların davranışları üzerinden eleştirmektir.

Müslümanların İslam anlayışında, “İslamiyet’in başarısız olması, becerememesi” gibi kavramlar bulunmamaktadır. Zaten İslamiyet’in kendisi bir irade olmadığı için, herhangi bir fiili gerçekleştirme sorumluluğu bulunmaz.

Acemin Araba, Arabın da Aceme üstünlüğü bulunmadığını söyler ve tüm inananların kardeşçe yaşamasını nasihat eder. Etnik farklılıkların ayrıştırmalara yol açmaması için her türlü kavmiyetçiliği yasaklamıştır. 

İslam’a inananlar arasında eğer birileri kavmiyetçilik yapılıyorsa, kendinden olmayan kavmin dilini, örfünü, kültürünü hukuksuzca yasaklıyorsa ya da diğer kavimden birileri, kendi kavmini bir başkasının kavminin üzerinde görüyorsa, buradaki sorun İslamiyet’in kardeşliği sağlayamaması değildir. İnanan insanların milliyetçi, ırkçı, kavmiyetçi duygularının inandıkları dinin önüne geçmesidir. Bu durum ise İslamiyet’e mal edilemez, bireylerin yanlışlarıdır.

Örneğin sosyalizmi savunan birisinin toplumsal adaletten yana tavır almıyor olması, sosyalizmin adaletsiz olduğu anlamına gelmez.

Ben Sayın Erdoğan ve Arınç’ın din kardeşliği var mıdır, yok mudur bilmiyorum. Zaten herhangi iki kişi için böylesi bir değerlendirmede bulunmanın edepsizlik ve hadsizlik olduğunu da düşünüyorum fakat Levent Bey’in ifade ettiği gibi aralarında böyle bir kardeşlik yok ise bu konu İslamiyet’e atfedilecek bir durum değildir. Aynı dine iman ettiğini söyleyen fakat kardeş olamayanların, İslamiyet’i algılayamama sorunudur.

Yine Levent Bey’in üzerinde durduğu bir diğer konu ise eşitlik, özgürlük, adalet gibi evrensel değerler sebebiyle Suriye’den, Afganistan’dan, Irak’tan kaçan mültecilerin Arabistan, Kuveyt gibi Müslüman ülkeler yerine Avrupa’ya göç etmesi.

Burada da yine bir başka mantık hatası bulunmaktadır. Avrupa’ya giden mültecilerin çok büyük çoğunluğu dinini değiştirmemektedir. Göç eden insanların çok büyük bölümü diktatörlerin zulmünden kaçmaktadır ve öncelikleri bu zulümden kurtulmaktır. Birinci dünya savaşı sonrasında ülke sınırları cetvel ile çizilen toplumların sömürülebilmesi için yerleştirilen diktatörlerden kaçmak ile İslamiyet’in kardeşlik anlayışı arasında herhangi bir ilişki bulunmamaktadır.

Hakeza Levent Bey de devletin doğuda katliam yaptığını iddia edenler arasında. Eğer mültecilerin kaçış güzergahına göre adalet, eşitlik ve özgürlük üzerinden değerlendirmenin doğru olduğuna inanıyorsa, neden Cizre’den, Sur’dan, Nusaybin’den göç eden Kürt kardeşlerimiz IŞİD tehditi bulunmayan Kuzey Irak’ın büyük şehirlerine göç etmektense Türkiye’nin batısında yer alan şehirlerine göç etmektedirler?

Eğer zulmü devlet uyguluyorsa, bu insanlar neden yine aynı devlet çatısı altında kendilerine yuva kuruyorlar? 

Herhangi bir durumu tek bir parametreyle değerlendirmeye kalkarsanız, yaptığınız tek şey diğer parametrelerin farkında olmayan insanları kışkırtmak olur.

Bu sorunun din temelli çözülemeyeceği aşikar fakat sorun üzerinden dini terminolojiyi çarpıtmak, durumdan kar elde etmektir.

Henüz yönetim şeklinin detayları bile belli değilken, kendi içinde dahi mutabakata varılmamış öz yönetim talebini, çözüm süreci boyunca tek bir gün dahi dillendirmeden bugün silah zoruyla topluma kabul ettirmeye çalışan insanları dini bir söylem ile tatmin edemezsiniz.  Üstelik bu ülkede inançsız Kürt’ler ve Türk’ler var ve bu insanların beklentileri din temelli değil. Bu yüzden “İslam kardeşliği” ile PKK sorunu aynı düzlemde ve aynı denklemde bulunmamaktadır.

İnananların kardeşliği, inanan insanların birbirlerine sevgisi ile, haklarına olan saygısı ile, kültürler arasındaki farklılıklara anlayış ile mümkündür ve İslamiyet böyle davranmayı nasihat eder.

Nasihati dinlemeyen varken, nasihati itibarsızlaştırmak nasihatten nasibini alamamaktır.

twitter.com/umitsamimi-




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN PKK sorununun İslam kardeşliği üzerinden çözülememesi yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR5 YORUM
  • ağzı yok 19 Şubat 2016 22:31 Bin yıldır Türklerle Kürtleri bir arada tutmakta islamın ne kadar rolü olduğunu hiç düşündün mü? Bu gün ayrılıkçı olmayan kürtlerin ne söylediğini hiç dinledin mi? Bildiğini için değil, ağzınız olduğu için konuşuyorsunuz.

    CEVAP YAZ 0 0
REKLAM
Ümit SAMİMİDİĞER YAZILARIÜmit SAMİMİ
TÜMÜ

AÇIK GÖRÜŞ TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro