YAZARLAR

Ümit SAMİMİ

Ümit SAMİMİ

umitsamimi@gmail.com @ rss Eklenme Tarihi: 24 Aralık 2015 18:32 - Güncelleme: 24 Aralık 2015 18:41

ODTÜ'de yaşananlar ve adalet

Konuya girmeden önce maymunların davranışları üzerine yapılmış bir belgeselin içeriğini, bilmeyenler için paylaşmak istiyorum.

Aynı kafesin içerisinde iki farklı gözde birer tane maymun hapsedilmiştir. Bu maymunlara salatalık verilmektedir. Maymunlar ise karşılığında, salatalığı veren kişiye kafes içerisinde yer alan taşlardan birer tanesini iade etmektedirler. Döngü bu şekilde devam ederken, maymunlardan birine salatalık yerine üzüm verildiğinde diğer maymun durumu hemen gözlemlemiş ve kendisine salatalık verilmesine tepki göstermiştir. Verdiği taşı incelemiş, herhangi bir şeyi yanlış yapıp yapmadığını kontrol etmiş ve sonrasında taşı bakıcıya verdiğinde yine salatalık alınca çıldırmıştır. Artık avazı çıktığı kadar bağırıyor, parmaklıklara hırçınca saldırıyordur. İki maymun arasındaki eşitsizlik(adaletsizlik) önceden memnun olunan davranışlardan bile nefret edilmesine sebep olmuştur. Bu şuracıkta biraz beklesin.

Farklı görüşteki öğrencilerin birbirlerini tartaklama haberlerine daha sık rastlamaya başladım. Kendilerine sosyalist diyenler, rektörlükten izin alınarak açılan standı rahatlıkla dağıtabiliyor. Bir başka yerde broşür dağıtan öğrenciler, IŞİD’çi olmakla itham edilip darp edilebiliyor. Bunun son örneği ise ODTÜ’de yaşandı.

Mescit çıkışında bekleyen büyükçe bir grup, içeriden çıkanlara saldırdı. Üstelik ellerinde sopalar vardı. Sözüm onlara “Adaleti sağlayacaklar – Özgürlük için oradalar – vs.vs.vs”

Böyle yobazlık-vicdansızlık olabilir mi?

Ben saldırıya maruz kalan öğrencilerin yanlış bir şey yaptıklarını sanmıyorum ama o öğrenciler, o mescitte gayri meşru bir iş ile iştigal olabilirler. Gayet normaldir.  Sömürücüler, dini ve milli konuları sömürmek için bu ve benzeri yerleri mesken edinebilir. Konu ile ilgili birisini dövecek kadar kesin bilgilere sahipsen, git bunu gerekli kolluk kuvvetlerine aktar. Üniversite yönetimine ihbar et. İhbarına itibar edilmiyor mu? İlla adaletin gelmesini mi istiyorsun? Eline sopa alacağına, kalemini al ve propagandanı yap. Emniyet müdürü olmak için çalış, hakim olmak için emek harca ve senin karşına bu vakalar geldiğinde gerektiği gibi davran.

Hem adaletin tecelli etmesini istediğini söyleyeceksin hem özgürlüğü savunacaksın hem de karar verme mekanizmasının yetkisini sadece kendinde göreceksin. Üstelik elinde sopayla, elinde sopa olmayan birisine saldıracaksın.

Hiç tanımadığın birisine, etrafındaki kalabalıkla çullanacaksın. Sadece o mescitten çıktı diye. Hiç için titremeden üst üste elindeki sopayla, neresine isabet ettiğini umursamadan vuracaksın.

Neden?

Özgürlük için. Adalet için. Toplumsal barış için. Emek için. Hak için. Ezilenler için öyle mi?

Bu eğilimdeki bireyler genellikle ne adaleti sağlamak isterler, ne de özgürlük. İstedikleri tek şey, kendi sınırsız özgürlükleridir. Bu tipler için herkes onlar gibi düşünmelidir ve bu şekilde yaşamalıdır, aksi durumda yok olmalılardır.

Kendilerinden başkasına yaşam hakkı tanımazlar. İmkanları olmadığı için bugün sadece kendi gibi olmayanların propaganda yapmasını engellemek üzerine çaba sarf etmektedirler. Mesela yarın bunlardan bir tanesi emniyet müdürü olsa ya da içişleri bakanı, özgürlük adına kendilerinden başkasına konuşma hakkı tanımazlar.

Zaten oradaki eylemcilerin bireysel davranışı da değildir bu. Neredeyse tüm üniversitelerde aynanda başlayan dindar öğrencilere yönelik saldırıların bir gayesi bulunmaktadır. Sosyal medyada “Haydi Müslümanlar ODTÜ’ye yürüyelim. Kardeşlerimizi kurtaralım” şeklinde bir ayaklanmanın, kitlesel eylemlerin öncülüğü hesaplanmış ve benzer sebepler ile orada o olay yaşanmıştır.

Küçük bir kıvılcımın tüm ormanı yok kül edebileceği gibi bu tür provokasyonlar, tüm ülke geneline dağılabilir. İstenmeyen bu olayların yaşanmaması için yapılması gereken çok basittir.

ADALET!

Eğer bu saldırganlar, ertesi gün hiçbir cezai müeyyideye tabi olmadan yerleşke içerisinde rahatlıkla ellerini kollarını sallayarak gezebilirlerse, bunu gören diğer öğrenciler kendilerini korumak için benzer şekilde örgütleneceklerdir.

Buradaki adalet ve güven ortamı, ancak ve ancak ODTÜ’de polislerin içeriye girememesi için özellikle görev yerini terk eden ve dışarıya çıkan rektörün görevden alınmasıyla olacaktır. O rektör görevinin başında olduğu sürece, o mescitte namaz kılanlar kendilerini güvende hissetmeyecektir.

Saldırganlar gerekli cezaları almadan, kafasına defalarca sopa ile darbe alan öğrenci rahatça tekrar o mescide gidemeyecektir.

Adalet sağlanmalıdır. Hangi görüşten olursa olsun, diğer inanışa, yaşayışa, etnisiteye saldıran kim varsa, en ağır şekilde yasal kurumlar tarafından cezalandırılmalıdır.

 

 

 




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN ODTÜ'de yaşananlar ve adalet yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR5 YORUM
  • Kim haklı 29 Aralık 2015 10:36 Kolluk kuvvetleri mi?Oradaki olaylar zaten birileri tarafından planlanmış ve uygulamaya konulmuş.Olay ibadete karışma veya engelleme falan değil tamamen 'siyasi islam' propagandası ile kışkırtma.Polis gelse her zamanki gibi bu propagandayı yapanları değil karşı tarafı alacak.Almazsa o polislerin 'paralelci' ilan edilme riski de cabası.

    CEVAP YAZ 3 1
REKLAM
Ümit SAMİMİDİĞER YAZILARIÜmit SAMİMİ
TÜMÜ

AÇIK GÖRÜŞ TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro