Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çölaşan Birand'a fena giydirdi
Çölaşan Birand'a fena giydirdi
07 Kasım 2009 Cumartesi 09:06
Birand'ın "hırsızlık" suçlaması karşı tarafı çıldırtmaya yetti. Emin Çölaşan Birand'ın eski defterlerini karıştırdı

Dündar-Birand kavgasına Emin Çölaşan da katıldı. Birand'ın Dündar'a yönelttiği "Emek hırsızı" yakıştırması Çölaşan'ı küplere bindirdi..

TRT'yi dolandırmaktan hüküm giyen Birand'ı yerden yer vurdu Sözcü gazetesindeki köşesinde. O davayı tekrar yazan Çölaşan Birand'ı pişkinlik ve utanmazlıkla suçluyor.

(...)Bu sözleri basında okuyunca kafam geçmişe gitti. Mehmet Ali o yıllarda Brüksel'de, TRTye çalışıyor. (Kendisi çifte vatandaştır. Aynı zamanda Belçika uyruğuna geçmiştir.) Habere ilişkin bazı harcamalarını TRT ödüyor... Ve bizim Mehmet Ali düzmece belgelerle, sahte imzalarla bu devlet kurumundan fazladan çok büyük paralar tırtıklamayı başarıyor.

TRT Teftiş Kurulu bu rezalete el koyuyor. Brüksel'e müfettişler gönderiliyor, yapılan araştırmalarda belgelerin düzmece ve hileli olduğu bire bir ortaya çıkanlıyor. Örneğin 100 dolarlık faturanın başına 1 rakamı ekliyor ve TRT'den 1.100 dolar çekiyor.

Sonuçta Mehmet Ali mahkemeye sevkediliyor. Ankara 17.-Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanıyor, 11 ay 20 gün hapis cezası alıyor.

O günkü yasalara göre mahkeme kendisine hafifçe bir kıyak yapıyor. Eğer 12 ay ceza alsa cezaevini boylayacak. Böylece 10 günle yırtıyor ama ismi sabıka kayıtlarına geçiyor.

Bu karar Yargıtay tarafından onanıp kesinleşiyor. İkinci dolandırıcılık dosyasını TRT Genel Müdürü Tayfun Akgüner geciktiriyor.

Yargılama sonunda ikinci bir karar: "Devleti dolandırdığı ve sahtecilik yaptığı sabit olmuş, ancak zamanaşımı nedeniyle davası düşürülmüştür."

Uğur Dündar'ın yukarıdaki sözlerini okuyunca aklıma bu yüz kızartıcı olaylar geldi. Ben o zaman Mehmet Ali'nin kimliğini, devleti nasıl dolandırdığını, yazdığım çok sayıda yazıyla ve belgelerle kanıtlamıştım. Ağzını açıp bir tek yanıt veremiyordu. Suspus olmuştu. Şimdi iki televizyon kanalının başında. Oralarda oğlunun şirketine işler verip Aydın Doğan'in parasıyla ona da köşe döndürüyor...

Ve kaçın kurası Mehmet Ali, şimdi bu balık hafızalı ve unutkan toplumda, sokaklarda "Muteber ve meşhur adam!" olarak dolaşıyor.
Biz onun yerinde olsaydık, "Dolandırıcılıktan, sahtecilikten" hüküm giymiş olsaydık, herhalde utanır ve evden dışarı çıkamazdık. Mehmet Ali Birand Türk gazeteciliğinin yüz aklarından sadece biridir! İçimizde daha nice Birand'lar var.

Bu haber toplam 11759 defa okunmuştur
  • PAYLAŞ :
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Del.icio.us
YORUMLAR
Toplam (11) adet yorum eklenmiştir.
@şenol şenola

gnl.kurmayın sözcüsü
emin çölaşan dikkate alınacak bir tarafı yok. piyasaya zorla parlatılıp sürülen bir zavalı...70 li yıllarda i.selçuk ve çölaşanı hep okurdum.ama bizleri sol adına bayağı kandırmışlar......
10 Kasım 2009 Salı 12:15
xmat

OOOOOH BEEEEEEEEEEEE
dinsizin hakkından imansız gelirmiş derler ne kadar doğru .yiyin len birbirinizi hah hah haaaaaaaaaaa...
07 Kasım 2009 Cumartesi 16:54
xoguzxx

senin yanındayım çölaşan
-Çölaşan yalakalığı sevmez!
-Hırsız,arsız değildir.
-Akepe'nin dümen suyuna girmemiştir.
-O yüzden paraya,pula değer vermemiştir.
-Hortumcu,hain ve ülkeyi satanlarla hep mücadele etmiştir.
-Din bezirgânlarının korkulu rüyasıdır.
-A.Doğan'a bile eyvallah dememiştir.
-Ciddi ve ilkeli bir gazetecidir.
-Cumhuriyetten yanadır.
-İkinci(!) Cumhuriyetci geçinenlerden, satılık kalemlerden değildir.
-Kürtçü bölücü faşistlere prim vermez; mücadele eder.
-Vatansever bir gazetecidir....
07 Kasım 2009 Cumartesi 16:31