ABD diyor ki, “ben Araplara bahar getiriyorum, diktatörler gidecek, Araplara demokrasi gelecek”
Ben de diyorum ki,
“demokrasi tren değil, öyle aniden çıkıp gelmez, o bir hayat tarzıdır, dünya görüşüdür, kültürdür, uzun yıllarda oluşan bir yaşama biçimidir.
Sen Araplara demokrasi derdinde değilsin, ülke kaynaklarını sana peşkeş çekmeyen liderleri gönderip, kucağına oturup ülkesini sana sunan kuklalar getirmeye çalışıyorsun”
Saddam’ı devirdin ve demokrasi getiriyorum dedin. 1 milyon kişiyi öldürdün. Onbinlerce kadının kızın ırzına geçtin. Irak kaynaklarını talan ettin. Orayı 3 parçaya böldün, kavga ve kargaşa içinde bırakıp çıktın ve gittin!
Şimdi kaos içinde Irak!
Mısır’da Mübarek diktatör dedin, devirdin!
Yerine kim geldi? Asker! Şimdi seçim yaptılar ne oldu, demokrasi mi geldi! İdi Uganda’ya gidip diktatörü indirsen, seçim yaptırsan, ne olur? Başka bir diktatör gelmiş olur ve demokrasinin d si bile oraya gelmez!
Şimdi Esat’a taktın kafayı! CIA ajanlarını gönderiyor, muhaliflere silah dağıttırıyorsun, ondan sonra bizimkilere emir veriyorsun “MUHALİFLERİ DESTEKLE”
Bizimkiler emredersin diyor! Ortalık kan gölüne dönünce “bakın Esat kan döküyor” diyorsunuz! Bizimkiler de “Suriye’yi vurabiliriz” diye demeç veriyor!
Neden vuracaksın? Cevap yok!
Esat diktatör o yüzden diyorsan; koltuğunun altına girip otelde fotoğraf çektirdiğin keçi sakallı kral çok mu demokrat! Ona da vur!!! Yok o hediye veriyor! Üstelik ABD nin kuklası! Ona vurmak gerekmez!
Bazen diyorum ki, bu ademler kafalarını çalıştırmıyorlarsa, Allahın bahşettiği beyinlerini kullanmıyorlarsa, sana ne! Hiç düşünme, yazma, çizme!
Onlar esareti seviyorsa sana mı kaldı onları savunmak! Belki de artık bu konuları düşünmemeliyim!
Bazısı mazoşisttir, üzülmeyi severler,
Canlı canlı derisi, yüzülmeyi severler,
Namus, şeref haysiyet, değersizdir onlara,
Ağzı, gözü bantlanıp, ..zülmeyi severler!
Vesselam!


































































