eposta yazdır zoom+ zoom-

Melih Gökçek'e büyü yapmışlar!

Melih Gökçek'e büyü yapmışlar!

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek İnternethaber'den Nesrin Yılmaz'ın sorularını yanıtladı.

PAYLAŞ tw fb gp
Eklenme Tarihi: 20-10-2013 19:53 - Güncelleme: 27-10-2015 14:56

NESRİN YILMAZ
İNTERNETHABER-ANKARA

Seveni de çok sevmeyeni de. Ama kim ne derse desin her söylediğini dinletmeyi çok iyi biliyor. Hem kendinden en çok bahsettiren Büyükşehir Belediye Başkanı hem de twitter fenomeni. Dört dönemdir üst üste Ankara'nın başında o var. 4 dönemdir rakiplerine büyük fark atarak liderlik koltuğuna oturuyor. Yaptığı her işteki iddiasını sosyal medyayı en iyi kullanan belediye başkanı olarak twitter ödülleriyle de kanıtlamış durumda.

Melih Gökçek'le bayramın ilk günü röportaj yaptık. Bana, "ne istersen sorabilirsin" dedi ben de aklıma ne geldiyse sordum. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek de tüm sorularımı samimiyetle yanıtladı.

Son anketlerde yüzde 55 oy aldığını vurgulayan Gökçek, Gezi olayları esnasında "Başbakanı telekinezi ile öldürmeye çalışıyorlar" diyen yiğit Bulut'un sözlerini doğruladı. Kendisinin Ankara'ya aday olmasını istemeyenlerin de bu tür şeylere başvurduklarını anlatan Gökçek, "Büyüyle uğraşıyorlar ama mazlumun duasını alan, her daim abdestli gezen insana büyü işlemez" dedi.

Keçiören Belediye Başkanlığı'nı da sayarsak neredeyse 30 yıldır Ankara'nın başındasınız, nedir bu başarının sırrı?

DUA HER ŞEYİN BAŞI

"Çalışmak, güzel işler yapmak, halkın beğenisini kazanmak. Gerisi de mazlumun duasını almak. Dua her şeyin başı. Bu iki fonksiyonu bir araya getirirseniz başarmamanız için hiçbir neden yok."

Nasıl alıyorsunuz mazlumun duasını, nasıl bu kadar eminsiniz?

"Fakiri fukarayı kolluyoruz, onlara kol kanat geriyoruz, mazlum olan insanın yanında yer alıyoruz, hayır işler dediğimiz halkın tasvip etmiş olduğu pek çok iş var. O işleri yaptığınız zaman dua alıyorsunuz."

Yaptığınız yardımlar çok eleştiriliyor, sizce neden eleştiriyorlar?

"Yapılan yardımları eleştirenler, kendileri bizim yardımlarımızı taklit ediyorlar. Hem eleştirip hem niye taklit ediyorlar onlara sormak lazım."

BALIK TUTMAYI DA ÖĞRETİYORUZ YEMEYİ DE

Neden insanlara balık tutmayı öğretmiyorsunuz da, yemeleri için balık veriyorsunuz? Sanırım eleştiri bu?

"Hem balık tutmasını öğretiyoruz hem de balık yemesini öğretiyoruz. Biz Ankara'da Büyükşehir Belediyesi'nin yapmış oluğu projelerle ve yardımlarla yaklaşık 500 bin kişiyi iş sahibi yaptık. 167 bin aileyi besliyoruz, bunu gıda açısından söylüyorum."

"İvedik Organize Sanabi Bölgesi yöneticileri ile bir araya geldik, buranın bir an önce hayata geçmesi için bize alt yapı lazım dediler, parayı iki yılda ödeyebileceklerini söylediler, ben onlara 10 yılda ödeyebileceklerini ve faiz de vermeyeceklerini söyledim. Şu anda İvedik Organize Sanayi Bölgesi'de 108 bin kişinin istihdamı sağlandı. Aynı şekilde diğer sanayi bölgelerinde de aynı çalışmaları yapıyoruz. Kazan'da 10 bin kişi iş sahibi olsun diye yola çıktık. Oradakilerle işçi sayısının artırılması konusunda anlaştık, alt yapılarını yine para almadan yaptık. Kazan'da şu an 20 bin kişi çalışıyor. Aynı şeyi Akyurt'ta yaptık, orada da 10 bin kişi çalışıyor. Elmadağ'da da aynı şeyi yaptık ve artı 8 bin istihdam sağladık."

"Bütün bunların haricinde biz insanların kendi mesleklerini yapmasını sağladık. Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesiyle birlikte meslek kursları açtık. 60'ın üzerinde meslek dalında 3'er aylık süreli kurslar açıldı. Şu anda buradan toplam 110 bin kişi meslek sahibi oldu. Bunların içerisinde kendi işini kuran var, başkasının yanında çalışan var. Bir de BELMEK kurslarımız var. BELMEK kursları kadınlara 30 ayrı konuda meslek öğretiyor. Kimisi evde mesleğini icra ediyor, kimisi dışarda icra ediyor. Bu meslek kurslarında da şu ana kadar 230 bin kişi yetiştirdik. Bunun dışında, bütün engellilerin Ankara'daki simit tezgahları bizde. Orada çok cüzzi bir bedel ödeyerek hayatlarını kazanıyorlar. Bu saydıklarım bir anda aklıma gelenler, demek ki biz balık tutmayı da öğretiyoruz, yemeyi de öğretiyoruz."

HEPSİ BİZİM ADAMLARIMIZ OLSA YÜZDE 75 OY ALMAM LAZIM

İstihdam yarattığınızı söylüyorsunuz ama işe alımlarda torpil iddiası da var. İşe alınanlar hep sizin adamlarınız mı?

"500 bin kişi bana oy verecek olsa, benim Ankara'da yüzde 75 oy almam lazım, böyle bir şey yok."

ANKARA'DA İŞSİZLİK YOK, TAM TERSİ İŞÇİ BULAMIYORUZ

Ankara'da işsizlik oranı nedir?

"Ankara'da işsizlik oranının 8.8- 9 civarında olduğunu söylüyorlar. bu rakam doğru değil. Her yerde bunu ısrarla söylüyorum, bu rakam işsizlik rakamı değil. Bu rakam, işini beğenmeyenlerin işsiz gibi yaptıkları müracatlar yüzünden ortaya çıkıyor. Ankara'da şu anda işsiz yok. Sanayi bölgeleri için iş ilanlarına başvuran bir işçi yok, Akyurt'ta belediye hoparlöründen anonslar yapılıyor, bir tek başvuru yok. İşsiz yok ki gitsin başvursun. İşi beğenmeyen çok ama işsiz yok. İş beğenmeyene de diyecek bir şeyim yok."

ANKARA'YA GELECEK OLAN İNSAN EN AZINDAN GIDA YARDIMI ALACAĞINI BİLİYOR

Ankara neden çok göç alıyor?

"Köyden kente bir göç var. İstanbul'dan sonra en cazip şehir Ankara. Ankara'da işsizliğin olmaması da bunun bir sebebi. Biz Ankara'da aç ve açıkta insan bırakmıyoruz. İnsanlar buraya geldiklerinde en azından gıda yardımı alacaklarını biliyor."

ANKARA'DA YAPTIĞIM EN ÖNEMLİ ŞEY HAVA KİRLİLİĞİNİ BİTİRMEK OLDU

Ankara'da bugüne kadar yaptığınız en önemli 3 şey nedir sizce?

"Birincisi hava kirliliğini hallettim. Ankara'nın havası çok kirliydi, insanlar şu an bunun farkında değiller tabii, yeni nesil Ankara'da hava kirliliğinin ne demek olduğunu bilmiyor. Bu çok önemli bir şey."

"İkincisi Ankara'daki ulaşımı hallettim. Trafik sorunu çözüldü. Ben belediye Başkanı olduğumda 350 bin araç vardı, şimdi 1.5 milyon araç var. Ki o yıllarda o kadar az araçla bir yerden bir yere gitmek şimdikinden çok daha uzun sürüyordu. Şimdi araç sayısı çok fazla olmasına rağmen gideceğiniz yerlere kolay ulaşım imkanınız var."

"Üçüncüsü de yeşil alanı çoğalttık. Türkiye'nin en yeşil kent merkezi Ankara'dadır. Adımız "bozkır Ankara" idi, kişi başına 2 metrekare yeşil alan düşüyordu, şu an 19 metrekareyi geçtik. Nüfus sabit kalsa 38 metrekareydi kişi başına düşen yeşil alan."

EN SON ANKETTE OYUM YÜZDE 55

Son anketlerde durum ne? En son ne zaman anket yaptırdınız?

Ankara'da en son 45 bin 800 kişi arasında anket yaptırdık. Kararsızlar dağıldıktan sonra 55.3 oranında oy alıyorum. Şimdiye kadar yaptırdığım anketlerde bir defa tutturamamıltım, diğerleri hep tuttu. Ankara'da genellikle yapılan anketler 4-5 bin kişi ile yapılır, biz 45 bin 800 kişi ile bunu yaptık, böyle bir anket yok.

Daha aday değilsiniz neden anket yaptırıyorsunuz?

"Bir siyasetçi, aday olduğunu düşündüğü yerde halkın nabzını yoklamalı. Ben seçilemeyecek durumda olsam, anketler de bunu gösterse aday olmamın bir anlamı var mı?"

ORAN DÜŞÜK OLSA ADAYLIKTAN VAZGEÇERİM

Oran düşük çıksaydı aday adaylığından vazgeçer miydiniz?

"Tabii vazgeçerdim."

İŞ YAPMAYANA SERT DAVRANIRIM

Güçlü bir ekibiniz olduğunu her yerde söylüyorsunuz, sizinle çalışmak kolay mı?

"Bunu ekibime sormak lazım. Ama iş yapmayana karşı sert davrandığım ve acımasız olduğum durumlar söz konusu olabilir. Eğer, tembellik yapıyor ve ısrarla işleri sabote ediyorsa benden böyle bir tepki görür. Başarırsa da teşekkür etmeyi ihmal etmem. Önemli olan, bir yöneticinin taktir ve tektiri bir arada götürebilmesi."

GECE YARISI ÇALIŞANLARIMI ARARIM

Sizin de gece denetlemeleriniz var mı Başbakan gibi?

"Zaten gece yarısı sık sık benden dolayı uyanırlar. Ben sabah saatlerine kadar genellikle çalıştığım için, sormak istediğim bir şey olursa telefon eder sorarım. Hatta "Uuyor musun" diye espri yaparım."

ÇOK KOLAY ÖZÜR DİLERİM

Kolay özür diler misiniz?

Çok kolay özür dilerim. Yeter ki hatamı göreyim, kendiliğimden gider özür dilerim. Özür dilemek fazilettir, insanı küçültmez, bilakis hatalıysan özür dilemenin insanı yücelteceğine inanıyorum.

BAŞBAKANI ELEŞTİREBİLİRİM AMA

Başbakan bir hata yapsa ya da söylediği bir şey hoşunuza gitmese, bunu beğenmediğinizi söyler misiniz ya da eleştirir misiniz?

Eleştiriyi dışarıya karşı yapmam. Söyleyeceksem, Başbakanıma fikrimi söylerim. Parti içerisindeki disiplin açısından ve diğer partilerdeki siyasilerin bu tür konuları istismar edeceğini bildiğimden uluorta söylemem. Başbakanın da benim de hatam olabilir, biz insanız elbette hata yaparız. Hatayı söylemenin de bir şekli var, karşı tarafa hatasını söylerken onu düşündüğünü belli ederek söylemek gerekir. akıl vermek amacıyla bunu yapmamak gerekir. Söyleyecekseniz, lisan-ı münasiple, edebinizi takınarak, karşınızdakinin mevki ve makamına hürmet ederek bunu yapmak gerekir. Bu liderden korkmak anlamına gelmez, lidere saygı duymak anlamına gelir. Eğer bunu yapabilirsen, siyaseten teşkilat olarak ayakta durabilirsin. Ben de bana karşı yapılan tenkitlerde benim latımdaki arkadaşlardan aynı şeyi beklerim. Beni eleştirmek en tabi hakları ama bunu yaparken beni horlamak için yaparlarsa onlarla tartışırım, bu kadar basit."

MHP İLE BİRLEŞEREK DÜNYAYA MESAJ VEREBİLİRİZ

MHP, AK Parti'ye katılsın diye bir açıklama yaptınız, çok tepki gördü, bu açıklama MHP'yi küçümsemek mi?

"Katiyen küçümseme değil. Tam tersine MHP'li arkadaşlara ve MHP'deki gönüldaşlara karşı duyduğum muhabbet yüzünden yaptım bu açıklamayı. Neden ayrı yerlerde olalım, gelin beraber olalım diyorum. Bunu, bütün samimiyetimle söylüyorum ki, şu an, MHP'nin yönetim kadrosunun buna evet demesi, benimle aynı fikri paylaşması kesinlikle mümkün değil, ama tabana sorduğunuz zaman göreceksiniz, AK Parti ile 100 konuyu masaya yatırsak 95'inde aynı fikirde oldukları ortaya çıkar. Farklı görüşler olacaktır elbette, benim kendi partimin içinde de farklı düşünenler var, gayet doğal. Diyorum ki, sağı bölmeyelim, sağ bir arada toplansın, siz de bizim aramıza gelin, bizimle beraber olun diyorum. İktidara yüzde 65'lerle gidelim, daha güçlü olalım. Ayrımız gayrımız yok, biz ittifak yapmış bir partiyiz. O ittifakı kuran kişilerin bir numaralı aktörü bendim o zaman. İki tarafı bir araya getime fikri yoğun olarak benden çıktı. Şimdi de aynı şekilde Milliyetçi Hareket Partisi'ndeki arkadaşları AK Parti'ye davet ediyorum. Bu çağrım, onları ne küçük görme ne hor görme olarak algılanmalıdır. Bir tarafta yüzde 50 oy almış, bir tarafta da yüzde 13 oy almış bir parti var. Küçük parti büyük partiye katılırsa bölünme olmaz, daha güçlü oluruz, yüzde 65'lik bir oyla sadece Türkiye'ye değil, dünyaya çok güçlü bir mesaj vermiş oluruz."

Sizin ittifak dediğiniz zamanlardaki şartlarla şimdiki şartlar aynı mı, bir kere çözüm süreci diye bir süreç var ki MHP tamamen karşısında, bu ittifak nasıl mümkün olabilir?

"MHP'nin tabanı buna karşı değil, tavandaki o fikirler törpülenir."

MHP'LİLERE VEFA BORCUM VAR, SADECE HAYIRLISI OLSUN DİYORUM

MHP'nin Ankara adayı konusunda ne düşünüyorsunuz, Mevlüt Karakaya sizi zorlayacak bir aday mı?

"Ben adaylarına hayırlı olsun diyorum, herhangi bir yorum yapmak istemiyorum. Çünkü MHP hakkında yaptığım her yorum, MHP tabanını rahatsız eder, buna hakkım olduğunu düşünmüyorum. Çünkü zamanında ben MHP'lilerin oyuyla Belediye Başkanı oldum, onlara karşı bir vefa borcum var, dolayısıyla ben MHP'lileri üzecek bir söz etmek istemem."

CHP'NİN ANKARA ADAYINI BİLİYORUM AMA SÖYLEMEM

CHP'nin İstanbul adayının Sarıgül olduğuna emin olduğunuzu söylüyorsunuz, İstanbul'dan bu kadar eminken CHP'nin Ankara adayını nasıl bilmiyorsunuz?

"CHP'nin Ankara adayını biliyorum ama bunu şimdi söyleyemem."

Kamuoyunun tanıdığı bir isim mi?

"Evet."

RAKİBİM MUHARREM İNCE OLURSA ÇOK AZ ÇALIŞIRIM

Muharrem İnce'nin adı geçiyor, rakibiniz Muharrem İnce olursa zorlanır mısınız?

"Muharrem İnce aday olursa, ben daha kısa çalışmış olurum. Hasbelkader bir an için onun Belediye Başkanı olduğunu düşünelim, Ankara, kendisine sadece 12 saat kadar vakit harcayan bir Belediye Başkanı bulmuş olur. 12 saat mesai yapar, diğer 12 saat çalışma saati dışında vakti geçer, ne olduğunu herkes biliyor."

KILIÇDAROĞLU'NU BİR YERDEN KISTIRDILAR

Sarıgül kesin aday diyorsunuz, CHP bile Sarıgül'ün aday olacağından sizin kadar emin değil. Gürsel Tekin de aday adaylığını açıkladı, emin olsaydı açıklar mıydı?

"Sarıgül, "Önce Belediye Başkanlığı'na aday olacağım, sonra da CHP Genel Başkanlığı'na aday olacağım" diyor. Kılıçdaroğlu bu sözler karşısında hiç itiraz etmediği gibi, Sarıgül'ü partiye buyur ediyor. Sen bir lidersen, partinin lideri olacağım diyen birinin partiye girmesini ister misin, böyle bir şey mümkün mü? Demek ki seni bir yerden kıstırdılar. Dikkat ediyorsanız, Kılıçdaroğlu'nun nefesi kesik, kim oluyor bu adam, gelse ne olur gelmese ne olur diyemiyor. Bahçeli, aday olacak iki ismi sildi attı, korkusu yok ama Kılıçdaroğlu korkuyor. Baronlar'dan korkuyor, baronlar direk aday olarak Sarıgül'ü istiyorlar. Sarıgül, İstanbul'a Belediye Başkanı adayı olacak ve kaybedecek, arkasından da CHP Genel Başkan olacak. Kaybeden biri Genel Başkan Adayı olabilir mi, olur niye olmasın, Kılıçdaroğlu İstanbul'da kaybetti ve sonra Genel Başkan oldu."

GÜRSEL TEKİN'İN ADAY OLMASI ÇOK BÜYÜK SÜRPRİZ OLUR

Gürsel Tekin neden aday oldu o zaman?

"Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar. Onun gönlünde de o yatıyor. Gürsel Tekin'in aday olması çok büyük sürpriz olur."

AK Parti'nin İstanbul adayı Kadir Topbaş mı?

"Kadir başarılı bir beldiye başkanı. Ben onun aday olmasına sevinirim, hepimiz için aynı şey sözkonusu, partimizin, Genel Merkezimizin, Başbakanımızın bu konudaki taktiri önemli."

Sarıgül ve topbaş yarışsa kim alır?

"Kadir kesinlikle alır."

BEN DE SANA HARÇLIK VEREYİM

Bayramda bir gazeteci Başbakan'dan harçlık istedi, bir çok kesimden de tepki aldı, siz ne düşünüyorsunuz?

"Ben de sana harçlık vereyim. (Gülüyor) Bir gazetecinin milletin karşısında harçlık istemesi bir espri. Bu espriyi ciddiye alarak işi öteye götürmek, işin cılkını çıkartmaktan başka bir şey değil. Espri de mi yapmayacağız yani."

5 LİRAYLA GAZETECİ Mİ SATIN ALINIR?

Maliye Bakanı da gazetecilere 5'er lira bayram harçlığı dağıttı, ne anlama geliyor bu?

"Ben de sabah çocuklara para dağıttım camide. Maliye Bakanı vermiş, hoşlarına gitmiyorsa almasalardı! Bu gazeteciler 5'er liraya satılmış mı oldu şimdi. Bir gazetci bir hatıra parasını alsa ne olur, bu bir espri. Bazıları Türkiye'de siyaset yapmaktan aciz. Aciz oldukları için bu tür konulara tersinden yükleme yapıyorlar. Bu yüklemelerin hiçbir anlamı yok, çok anlamsız. Birisi bir gazeteciye herhalde durup duruken para vermez. bu bir hatıra parası gibi."

BENİM EŞİMİN DE BAŞI AÇIK, NE BASKISI?

Parti sözcüsü Hüseyin Çelik'in dekolte konusunda bir program sunucunu hedefe koyması da çok eleştirildi. O sunucu işini kaybetti, ne düşünüyorsunuz?

"Herkes dilediği gibi giyinsin, bizim kıyafetlere karıştığımız falan yok. Türkiye'nin dört bir tarafı deniz, değil dekolte herkes mayoyla bikiniyle dolaşıyor. Bu meseleyi sorun haline getirip büyütmenin bir anlamı yok. Bazı insanlar, ağzından bazen lafı kaçırıyor, laf amacını aşıyor sonrasında izah etmekte sıkıntılar çekiliyor. Dekolte giyen giyer bana ne. Hüseyin Çelik bu sözleri söylerken kesinlikle olayların buraya gelmesini falan arzu etmedi. O sırada spontane gelişen bir söz. Hepimizin ağzından zaman zaman böyle ifadeler çıkıyor, çıktıktan sonra da hemen onu bir tarafa çekiyorlar. Benim eşimin de başı açık, ben kendi eşime baskı yapmıyorken, bir başkasının giydiğine neden karışayım."

ONLARIN DERDİ KAVGA

Moskova Sirki'ni istemeyenler, hayvanlara eziyet edildiği gerekçesiyle twitter'da kampanya başlatacaklarını açıkladılar. Başarılı olurlar mı?

"İstedikleri kadar yapsınlar. Biz neyi güzel yapsak, ona karşı bir tepki ortaya koymak bir görev onlar için. ODTÜ'de de ağaçları kesmeyin diye aya kalktılar. Gezi olaylarında 8 tane ağaçtan dolayı İstanbul'u birbirine kattılar, Ankara'da yüzlerce ağacı yerlerde sürüklediler. Ben, ODTÜ'de her sökülecek ağaca karşlık diledikleri yerde 10 tane ağaç dikmeyi teklif ediyorum, onlar bunu kabul etmiyorlar çünkü davaları ağaç değil, davaları kavga etmek. Şimdi burada da dava hayvanlar değil, sen mi koruyorsun hayvanları. Bizim hayvanlara göstermiş olduğumuz merhameti kim gösteriyormuş da şimdi kalkıp böyle bir kampanya başlatıyorlar. Ne yapıyorlar oradaki hayvanlara, eziyet mi ediyorlar, hayvanlar çıkıp gösteri yapıyor ne var bunda."

Ankarada hala parayla binilen otobüsler var, kartla binilen otobüslerde de kartlı sistem çok eski. Ne zaman değişecek?

"Bu yılbaşı itibariyle bütün otobüslerde sistem tamamen değişmiş olacak. Minibüsler de daha sonra değişecek."

GUİNNESS REKORLAR KİTABINA GİRECEĞİZ 

Sanırım çok büyük bir eğlence parkı bekliyor Ankara'lıları? Bize biraz yapılacak bu dev parktan söz edebilir misiniz?

Atatürk Orman Çiftliği'nde 2 milyon metrekarelik bir alana, içerisinde 1217 tane oyuncak olan, Tema Park'ı kuruyoruz. Bu parkın içerisinde 14 tane Rolly Coster olacak. Disneylan'dan çok daha güzel olacak. İçerisinde doğal ortamında hayvanları görebileceksiniz, teleferikle safari yapılacak. 70 metre boyunda bir dinazor oyuncak olacak ve Guinness rekorlar kitabına girecek.

Giriş ücreti ne kadar olacak, aklınızda bir rakam var mı?

"50 lira civarında olacak."

50 lira veren herkes içeride bütün oyuncaklara binebilecek mi?

"Evet, neye istiyorsa binebilecek."

BAŞKENTGAZ KOTAYI TAMAMEN KALDIRMALI

Başkentgaz kotayı 500 liraya çıkardı. Bunda sizin etkiniz var mı? Bu kota yeterli mi?

"Evet, benim etkim var. 500 lira kota yetmez, bence tamamen kalkmalı. Kotanın tamamen kalkması için vatandaşın mahkemeye gitmesi en güzel yol. Herkes zırt pırt doğalgaz almaya gitmek zorunda mı, vatandaşın parasını alıp faiz kazanıyorlar, bunun için vatandaşı mahkemeye gitmeye davet ediyorum."

TWİTTER YÖNETİCİLERİ BENİMLE GÖRÜŞMEYE GELECEK

Sosyal medyayı en iyi kullanan Belediye Başkanı ödülünü sanırım ikinci kez aldınız, neye göre veriyorlar bu ödülü?

"Dünyada sosyal medyayı en iyi kullanan Belediye Başkanı ödülünü ikinci kez aldım. İkisi de IMA'dan. Twitter'da siyasiler arasında dünya sıralamasında sanırım 180'inci sıradayım. Benim sıralamam çok önlerde değil ama benim gibi değişik mecralarda twitter kullanan siyasetçi yok. Karşılıklı diyalog kurmak, olaylara cevap vermek, özellikle gazetelerden küpür atıp, haberlerle ilgili yorumlar yaparak insanları oraya yönlendirmek, twitter günleri yapıp gençlerle bir araya gelmek, kitap dağıtmak, görüntülü yayın yapmak. Bunların hiçbiri başkalarının yapmış olduğu işler değil. Twitter yöneticilerinin Ankara'ya gelip benimle sohbet etmek istediklerini duydum, mutlu oldum."

HATAMI GÖRSEM KABUL EDERİM AMA ŞİMDİYE KADAR HİÇ OLMADI

Zaman zaman size gelen eleştiriler karşısında, "şurada yanlış yaptım" dediğiniz oluyor mu?

"Hemen hemen hiç olmadı diyebilirim. Tenkit edenler mantıklı yönden yaklaşmıyorlar ki, belki öyle yaklaşsalar onlardan alacağımız şeyler olur. Onlar sırf inaden karşı çıkıyorlar. Mesela şimdi sirke karşı çıkacaklarmış, ne anlamı var yani. Buyursunlar karşı çıksınlar. Aslına bakarsanız, halktan kendileri tepki alıyorlar. Son olaylarda Ankara'nın altını üstüne getirdiler, ne kazandılar, tek kazançları nefret. Kendi taraftarlarından bile nefret kazandılar. Bana da saplantı halinde hücum edip sövüyorlar."

"Bunların haricinde bir hata yaptığımı görsem kabul ederim neden kabul etmeyeyim ama şimdiye kadar şöyle bir şey olmadı. Keşke bana deseler ki, "Sayın Başkanım şurada bir hata yaptınız, keşke öyle değil de şöyle yapsaydınız" diye bir tepki gelse oturup düşünebilirim belki ama böyle demiyorlar ki. ODTÜ'ye yol istemeyiz, diyorlar, niye diye soruyorsun, istemiyoruz işte diyorlar. Keşke geçerli bir sebepleri olsa."

BENİ TAKİPTEN KENDİNİZİ ALIKOYAMAZSINIZ

Takipçilerinizin yarısı sizi çok seviyorsa diğer yarısı da sevmiyor. Neden sizi takip etmeyi bırakmıyorlar?

"Alışkanlık. Beni takip edenlere de söylüyorum, istediğiniz kadar beni tenkit edin, beni takipten kendinizi alıkoyamazsınız. Silseniz de beni takip edeceksiniz diyorum. Aleyhimde mesaj atanların en az yarısı beni takip etmeyen takipçilerim, hesabıma girip bakıyorlar, tepki verip çıkıyorlar. Dışardan takip ediyorlar yani. Bazılarını blokluyorum, başka hesap açıp takip ediyorlar."

AHMET HAKAN'IN ANNESİ BANA BAKLAVA YAPACAK

Ahmet Hakan bayramınızı kutladı mı?

Bugün Ahmet Hakan bana telefon etti ve bayramımı kutladı sağ olsun. Annesi de yanındaymış, annesi çok güzel baklava yapıyor, ben de istedim bir tepsi baklava. Annesine sordu, annesi de tamam dedi, şimdi bekliyorum, bakalım gönderecek mi?"

AHMET HAKAN BURADA LAF ÇOK PROGRAMINDA EZİLDİ

Ahmet Hakan bir gün twitter'ı bırakırsa üzülür müsünüz?

"Kendi bilir. Twitter'da bir renk kaybolmuş olur. Kabul etmek lazım ki Ahmet Hakan twitter'a renk katıyor. Birkaç defa küstük sonra barıştık. "Hadi barışalım" diyor, barışıyoruz.

Yine küsseniz, "barışalım" diye ilk siz yazmaz mısınız?

"Yazarım da, şartlara bakmak lazım, bazen tadını kaçırıyor çünkü. Burada laf çok programına çıktık, gayet güzel devam ederken biz program esnasında birer twit attık. Ben onun için çok güzel bir twit yazmayı düşünüyordum, niyetim oydu. Ahmet "ben attım" dedi. "Sıkıldım şampiyon" yazmış. E şimdi zorla aranıyor yani, öyle olunca ben de "Twit alemi sizce Ahmet'i kaç kere öptüm" yazdım. Ben öyle yazınca lafın altında kaldı. Etme bulma dünyası, etmeyeceksin. Edince de neticesine katlanacaksın. Netice itibariyle orada bir eziklik çekti."

EŞİME ÇOK TAKILIRIM

Twitter dışında da esprili bir insan mısınız?

"Ben hanıma çok takılırım, espriyi kaldıran birileri olursa ben sürekli espri yaparım. Espri yaparken küçük düşürme, aşağılama olmaması lazım. Ben hep böyleydim. İnsanda küçük yaşlardan itibaren gelişen bir alışkanlık bu."

GÖRÜCÜ USULÜ EVLENDİK

Eşinizle aşk evliliği mi yaptınız, ilk görüşte aşk mı, nasıl oldu?

"Biz görücü usulüyle evlendik. Tavsiye ettiler gittim görüştük, evlendik."

Sevdiniz mi?

"Sevmesem alır mıyım. 27 sene bekar kaldıkltan sonra sevmediğim biriyle evlenir miyim."

BEN EŞİMDEN ÇOK MEMNUNUM

Eşinizi hala çok seviyorsunuz galiba, ondan bahsederken gözlerinizin içi gülüyor?

"Benim eşim, inanılmaz saygı duyduğum bir insandır. Kocasına ve çocuklarına son derece muhabbeti olan biridir, evlatları ve eşi için her türlü fedakarlığı yapar. Onun için de benim yanımda değeri çok fazladır. Kendini hayır işlerine adamış vaziyettedir. Nevin Gökçek kim diye bana sorsan, işi gücü hayır olan bir kadın derim. Hayrın haricindeki diğer zamanlarını da duayla geçirir, ben eşimden çok memnunum, Allah da memnun olsun."

EVDE HANIMIN SÖZÜ GEÇER

Evde kimin sözü geçer?

"Evde hanımın sözü geçer."

Evde sert bir insan mısınız?

"Asla. Hanım ne derse evde o olur."

Romantik misiniz?

"Bilmem. Onu bana sormak ters olur."

EŞİME HER ZAMAN SEN HAKLISIN DERİM

Eşinizi çok sinirlendirdiğiniz de kendinizi affettirmek için ne yaparsınız?

"Eşime her zaman "sen haklısın" derim. Hatta bir seferinde "yahu bir kere de bana haksızsın de, kavga edelim" dedi. (Gülüyor)"

Çiçek gönderir misiniz eşinize?

"Bazen."

EŞİM "BIRAK ŞU IPAD'İ" DİYOR

Mutfağa girer misiniz hiç?

"Hanım beni mutfağa sokmaz, dağıtırım çünkü."

Zaman zaman "biraz da bizimle ilgilen" dediği olmuyor mu, twitter'da zaman harcamanıza kızmıyor mu?

"Zaman zaman "Bırak ipad'i de başbaşa yemek yiyelim" dediği oluyor."

Genelde twitter'ı gece kullanıyorsunuz, e gündüz de iş güç, ne zaman uyuyorsunuz?

"Ne zaman vakit bulursam o zaman uyuyorum. ihtiyaç hissettiğimde yatar uyurum."

Sizi hayatınızda en mutlu eden olay nedir?

"Bir gün Konya'da bir vatandaşımız bana çok güzel bir şey söyledi. İnanılmaz mutlu oldum ama ne söylediğini buradan söyleyemem. O sözü her hatırladığımda gözlerim nemlenir, hayatta duyduğum en güzel sözdür. Birkaç kişi biliyor, ben öldükten sonra belki kitap falan yazarlar o zaman öğrenirsiniz."

Sizi hayatınız boyunca en çok üzen olay nedir peki?

"Annemin ve babamın ölümünde çok üzüldüm."

TEK HOBİM TWİTTER

Hobiniz var mı?

"Twitter"

Onun dışında?

"İlk defa şiir yazacağım, bakalım becerebilecek miyim. Bir kez hanım için yazdım ama onu kaybettim. İkinci şiirimi de Ankara için yazacağım."

Ama bu hobi değil ki, yok mu yapmaktan hoşladığınız bir şey?

"Futbol oynamayı çok isterdim ama beceremezdim. Sadece top ayağıma geldiğinde iyi vururdum gol atardım o kadar."

Hani takımı tutuyorsunuz?

"Fenerbahçe'liyim ama o buzdolabında. Ankaraspor ve Ankaragücü'nü tutuyorum."

Hayatınız boyunca en çok etkilendiğiniz kitap hangisi, bir başucu kitabınız var mı?

Tabii ki başucu kitabım Kuran-ı Kerim. "Hz. Ali'nin "devlet adamlarına öğütler" isimli bir kitabı vardır, onu da başucu kitabı olarak kabul edebilirim.

BABAM VE OĞLUM FİLMİNİ İZLERKEN AĞLADIM

Sizi en çok etkileyen film hangisi?

"Babam ve oğlum" filmi beni çok etkiledi. Filmiz izlerken ağladım. Baba-oğul ilişkisi beni inanılmaz şekilde etkiledi."

Oğlullarınızla aranızın çok iyi olduğunu biliyoruz, size her şeyi anlatırlar mı yoksa sizin evde de en son babalar mı duyar?

"Her şeyi anlatmıyorlardır elbette ama önemli şeyleri benden esirgemezler. Daha çok anneleriyle paylaşırlar."

Batıl inançlarınız var mı?

"Hayır."

Sizin doğum tarihiniz, eşinizin doğum tarihi, evlilik tarihiniz ve milletvekili olduğunuz tarih 20 Ekim. Sayıların gücüne inanıyor musunuz?

"Bu konuda çok bilgim yok ama sayıların bir gücü olduğunu düşünüyorum."

BANA DA BÜYÜ YAPILIYOR 

Yiğit Bulut telekinezi ile Başbakanı ve AK Parti'yi yok etmek istiyorlar dedi, ne düşünüyorsunuz, siz de inanıyor musunuz buna?

Evet inanıyorum. Büyü diye bir olay var. Bu bir gerçek. Ama büyü yapan kişi Allah nezdinde lanetlenmiştir. Yapıyorlar mı, yapıyorlar, tutuyor mu tutuyor, gördüm mü, gördüm. Bir yakınımın başına gelenlere bizzat tanık oldum.

Sizi de başkanlıktan etmek için büyü yapılıyor olabilir mi yani?

"Evet yapıyorlar."

Nasıl öğreniyorsunuz peki bunları?

"Bunlarla ilim olarak uğraşan kişiler var, onlarla yan yana geldiğinizde öğreniyorsunuz. Ama, şuna inanıyorum ki, dualar büyüyü önler. Dua aldığınız ve abdestli gezdiğiniz sürece Allahın izniyle büyüden korkmayın, size tesir etmez. Başka insanların duası size zırh gibidir, büyü falan işlemez."

Zaman zaman sıradn bir insan olmak istediğiniz, tanınmadan Ankara sokaklarında dolaşmak istediğiniz oluyor mu?

"Çok oluyor. İnsan tabi zaman zaman bunu arıyor ama madem bu işe soyunduk bunları kabul edeceğiz çaremiz yok."

BAYRAMLARDA ÇOCUK SEVİNDİRMEYİ ÇOK SEVİYORUM

Bayramlar sizin için ne ifade ediyor, bayramın olmazsa olmazı sizin için nedir?

"Benim bayramlarda yapmaktan en çok hoşlandığım şey çocukları sevindirmek. Çocukları sevindirmekten aldığım hazzı başka hiçbir şeyden almıyorum. Bir çocuğun hediyesini aldığında yüzündeki o ifade, o sevinç insanı adeta eritiyor."

DUAYLA RAHATLARIM

Çok sinirlendiğinizde ya da üzüldüğünüzde nasıl rahatlarsınız?

"Olayına göre değişiyor ama en güzel çare dua edip rahatlamaktır."

PAYLAŞ tw fb gp
KİMDİR ?
Melih Gökçek
MELİH GÖKÇEK KİMDİR?

Melih GÖKÇEK 20 Ekim 1948 Yılında Ankara Keçiören'de doğdu. Ancak Melih Gökçek aslen Ankaralı değil. Melih Gökçek aslen anne tarafından Kosova, Prizrenli. Baba tarafından ise Urfa'nın Halfeti kazasından

DEVAMI »

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro