YAZARLAR

Ümit SAMİMİ

Ümit SAMİMİ

umitsamimi@gmail.com @ rss Eklenme Tarihi: 19 Şubat 2016 11:10 - Güncelleme: 19 Şubat 2016 11:12

Maşayı tutan el

Henüz Fransa “Esad yeni yılı göremeyecek” dememişti. Yüzbinlerce insanın ölmesine daha zaman vardı. Amerika’nın “Eğit, donat” projesi tartışılmaktaydı. Muhalefetin nasıl silahlanacağı, nasıl eğitileceği konuşuluyordu.


Batılı devletlerin Esad’a yönelik sert eleştirileri yeni başlamıştı. Neredeyse hepsi Esad’ın meşrutiyetini kaybettiğini söylüyordu ve muhalefeti destekliyordu. Henüz belirgin bir terör gurubu oluşmamıştı ve sadece barışçıl eylemler vardı. Bir de bu eylemlere tanklarla, toplarla karşılık veren rejim güçleri.


Batı, Suriye’de muhalefetin Esad’ı devirmesi için sürekli sloganlar üzerinden destek veriyordu. Esad diktatördü. Halkını acımasızca katleden biriydi ve derhal yönetimi bırakması gerekiyordu.
Amerika’da kararlıydı. Hatta kararlılığını gevşettiği dönemlerde bile kendisine kırmızıçizgiler çiziyor, “Kimyasal silah kullanımı kırmızıçizgimizdir” gibi yalanlar söylüyordu.


Türk yetkililer defalarca “Buradaki otorite boşluğu, terör örgütlerinin işine yarayacaktır. Bir an önce önlem alınmalı, uçuşa yasak bölge oluşturulmalı, güvenli-tampon alan hazırlanmalı” gibi çağrılarda bulunuyordu.


Henüz Avrupa Kıtası’na yönelik mülteci akını olmadığı için, bu çağrıların hiçbiri ne batılı devletlerin gündeminde yer aldı, ne de batı basınının manşetlerin de. Ne de olsa tüm mülteciler Türkiye ve diğer komşu ülkeler içerisinde barınıyordu.


Batı birkaç yıl boyunca istikrarlı bir şekilde muhalefeti savaşı devam ettirecek kadar destekleyecekti ve sonuç almasına imkan vermeyecek kadar duyarsız kalacaktı. Bir taraftan muhalefetin yenilmesine izin vermeyecekti. Silah satacaktı, savaşçıları eğitecekti, Esad’a yönelik sert açıklamalar yapacaktı fakat diğer taraftan sonuç alınmaması için karanlığın sessizliğine bürünecekti.


Oysa Nato’nun en kalabalık ordularından biri olan Türkiye, sorumluluğunu yerine getirip, Nato’yu Kore Savaşı’nda yalnız bırakmadı.
Afganistan’da Amerikalılarla birlikte hareket etti.


Bugün ise Suriye krizi sebebiyle kıvranan müttefik ülke Türkiye, Nato tarafından neredeyse yapayalnız bırakıldı.


Sınırları içerisinde 30 binden fazla vatandaşını şehit eden terör örgütü, müttefikleri tarafından sahiplenildi.


Hiçbir ilişiği olmadığı halde El-Kaide ile mücadeleye katılan ve müttefiklerinin yanında yer alan Türkiye beklediği karşılığı batılı dostlarından alamadı ve El-Kaide’ye karşı savaşta Türkiye’yi ortak hareket etmeye çağıranlar, Türkiye’ye saldıran terör örgütünü alenen desteklediklerini açıkladılar.


Bugün Suriye’de, Irak’ta yaşananlar kesinlikle rastlantı sonucu gerçekleşmemektedir. Siyasi öngörüsüzlüğün bedeli değildir. Batı için Irak’a girmek, orayı mezhepsel ve etnik olarak parçalamak bu kadar kolayken, Suriye’de yüzbinleri öldüren ve milyonları yurdundan eden diktatöre karşı mücadeleyi kaybetmek de çok zor olmasa gerek.
Mülteci sorunu dışında Ortadoğu’da, batının istemediği hiçbir şey gerçekleşmemiştir. Bu coğrafyanın istikrarsız, çetelerce yönetilen, diktatörlerce zapt edilen halde olması, bu emperyalist devletlerin emellerinin başında gelmekteydi.


Sorunun çözümünü batıda aramak, durumun tabiatına aykırıdır. Bugün sınırlarımız içerisinde ve dışında yaşananların tamamının sebebi ise, batının bu topraklarla ilgili siyasetine uygun olmadığı için gerçekleşiyor. Türkiye’de, bu tanıma uymadığı için bedel ödüyor.




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Maşayı tutan el yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR1 YORUM
  • klm 29 Şubat 2016 14:50 ab yi istikrarsız ve güvensiz hale israil lobilerinin esiri abd getirdi. Ab hızla ortadoğululaşacak…abd politikaları tüm bölgeyi ve dünyayı güvensiz hale getirdi.bu politiklar kökten sorgulanmalı...

    CEVAP YAZ 0 3
REKLAM
Ümit SAMİMİDİĞER YAZILARIÜmit SAMİMİ
TÜMÜ

AÇIK GÖRÜŞ TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro