YAZARLAR

Ümit SAMİMİ

Ümit SAMİMİ

umitsamimi@gmail.com @ rss Eklenme Tarihi: 09 Ağustos 2016 10:45 - Güncelleme: 09 Ağustos 2016 10:55

Kimin ne suçu var?

Kimin ne suçu olduğunu irdelemeden önce bir ön kabul yapmamız lazım. Türkiye’nin böylesi zor günlerden geçiyor olmasında toplumun tamamının farklı miktarlarda sorumluluğu bulunmaktadır. Sadece siyasilerin ya da yöneticilerin değil hepimizin samimi bir şekilde öz eleştiri yapması gerekir.

En baştan söyleyeyim, mevcut iktidar bu yapıya her türlü desteği verdiğini bizzat Sayın Cumhurbaşkanı’nın ağzından “Ne istediler de vermedik” cümlesi ile ifade ettiğinden tabi ki yaşananlarda sorumluluk sahibidir. Lütfen bu yazıyı “Ne istediler de vermedik” cümlesinin arkasındaki politik hatayı gizleme çabası olarak okumayın.

Paralel yapıyla ilgili öz eleştiri deyince akla ilk gelen parti Adalet ve Kalkınma Partisi. Oysa ilgili yapının büyümesinde ve güçlenmesinde iktidarın payı büyük olsa da sözde “Cemaatin” bugünlere gelmesinin yegane sebebi hükümet desteği değildir. Arkasında yatan sosyolojik birçok gerekçe vardır. Bugün durumu sadece siyasi rant sağlamak amacıyla ele alıp “Ak Parti, FETÖ’nün suç ortağıdır- Ak Parti cemaate göz yumdu” gibi asıl gerçeği örten eleştiriler toplumsal mutabakatın sağlanmasının önündeki en büyük engellerden birisidir.

Bu ülkede kendini laik-solcu-batıcı gibi kavramlarla tanımlayan seküler kesimin dindarlar üzerindeki dışlayıcı tutumu, muhafazakarları kadrolaşmaya sevk etmiş olması çok mu anormal?

Solcuların sıklıkla kullandığı ve benim asla kabul etmediğim “Her yasak kendi isyancısını üretir” sloganı ile durumu değerlendirecek olursak eğer vergisini ödeyen, suça bulaşmayan, sağlık sorunu bulunmayan fakat “dindar” olduğu için askeriye içerisine alınmayan insanların karşılaştıkları yasakları aşabilmek için askeriye içerisinde önemli makamlara kendi dünya görüşünden insanların gelmesini desteklemesi gayet doğaldır. Bakın doğru ya da yanlış demiyorum. Durumun gayet tabi olmasından bahsediyorum.

Başı örtülü öğrencileri inisiyatif kullanarak üniversiteye girişlerine müsaade etmeyen rektörün yerine dindar birisinin geçmesini dindarların büyük bölümü desteklerler. Tekrar altını çizeyim, rektörler dindar olmalı demiyorum. Rektörler dindarlara karşı sistematik şekilde baskı uyguladığında dindar insanlar o rektörlerden kurtulmak isterler. Oraya torpille, kadrolaşma yöntemiyle veya farklı herhangi bir yolla gelen dindar biri kendi camiasından tepki görmek yerine destek alır çünkü oralarda daha önce kadrolaşılmış, her mevki bir kale haline gelip seküler kesimin komutasına verilmiştir. Bu kalelerin fethedilmesi sırasında karşılaşılan her hangi bir durumda da savaş sırasında “Her şey mubahtır” anlayışı hâkim olur.

Bugün iktidarı suçlayan ve “Dindarları kamusal alandan tecrit eden” insanların da bir öz eleştiri yapması gerekmez mi? Paralel yapıya mensup bu insanların devletin kurumlarını ele geçirme sürecinde batıcıların, bu terör örgütüne nasıl elverişli ve sözde “meşru” bir zemin hazırladığı aşikar değil mi? Bu durum bir öz eleştiri gerektirmiyor mu?

Cumhurbaşkanı’nın eşi başı örtülü olamaz diye Ankara Tandoğan’da, ardından İstanbul Çağlayan’da, devamında da İzmir’de-Antalya’da …  ve diğer şehirlerde cumhuriyet mitingleri düzenleyenler, orduyu göreve çağıranlar, e-muhtıra ile yönetimi değiştirmeye çalışanlar “Cemaatin gayri meşru tutumunu” toplum nezdinde meşrulaştırdılar!

Bugün Sayın Cumhurbaşkanı ve çalışma arkadaşları bu yapıya verdiği destek sebebiyle öz eleştiri yapsın mutlaka. Hatta hukuki karşılığı varsa, hukukçular gerekli davaları da açsınlar fakat siyasi-dini kadrolaşmaya zemin hazırlayan gerekçelerin başında tecrit uygulanan kesimin, yasakları gayri meşru yollardan delme arzusu oluşturur.

Asıl öz eleştiri “Nasıl oldu da bu insanların kadrolaşmaları diğer insanları rahatsız etmedi” sorusuna doğru cevabı vererek olacaktır.

Eğer bu soruya samimi cevap verilmezse 7 Ağustos Pazar Günü yapılan miting tarihi bir milat olma fırsatını kaçıracaktır.

Vesselam




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Kimin ne suçu var? yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR1 YORUM
  • halk fetö ye destek vermedi. 13 Ağustos 2016 18:22 nasıl oldu da kadrolaşmaları insanları rahatsız etmedi dersen arkasında devlet gücü olan bir örgüt ile hiç bir vatandaş uğraşamaz.bunu bilmen gerekir halkımızın fetö ye desteği hiç yok bu zaten çok açık ellerindeki güç lere bir bakın birde arkasındaki halk desteğine tuhaflığı anlarsınız.

    CEVAP YAZ 0 1
REKLAM
Ümit SAMİMİDİĞER YAZILARIÜmit SAMİMİ
TÜMÜ

AÇIK GÖRÜŞ TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro