YAZARLAR

Süleyman ÖZIŞIK

Süleyman ÖZIŞIK

suleyman@internethaber.com @slymnoz rss Eklenme Tarihi: 18 Ekim 2017 05:47 - Güncelleme: 18 Ekim 2017 05:52

Kasım ayında ne olacak?

Günlerdir, Türkiye'nin dört bir yanından mesajlar alıyorum. Birbirini görmemiş, birbirini asla tanımamış insanlardan hem de...

Kimi esnaf, kimi işine gidip gelen kamu çalışanı... Hepsinin şikayetleri birbirinin aynı...

Esnaf, "Son günlerde yediğimiz cezaların haddi hesabı yok. Denetim tamam ama, eften püften nedenlerle yediğimiz cezaların altından kalkamayacak hale geldik" diyor.

Bir kafeterya işletmecisi anlatıyor.

"Devlet bana nargile ruhsatı vermiş, içilecek alanı da kendisi belirlemiş. Ama denetim memurları, belirlenen alanda nargile içildiği için bana 40 bin lira ceza kesti. Bu cezalar bir kez değil, defalarca kesiliyor"
 diyor. 

Bir kaç mekan sahibine sordum, onlar da tıpatıp aynı şeylerden dert yanıyor. 

Çalışan kesim ise işe gidip gelirken, yediği trafik cezalarından yana dertli... 

Sıradan cezalar değil...

Her gün gidip geldikleri güzergahta, EDS kameralarının arkalarından gönderdiği seri cezalar. Kimisi gelen ceza makbuzlarını bana göndermiş.

Bakıyorum, bakıyorum, bir anlam veremiyorum. Anlam veremiyorum çünkü bu cezalar normal değil...

Bir çok ilde, belediyelere bağlı zabıtalar esnafa nefes aldırmıyor. Yıllardır aynı noktalarda satış yapan seyyar satıcılara göz açtırılmıyor. Yaşlı başlı insanların tezgahları tarumar ediliyor, direnenler sıra dayağından geçiriliyor, öldüresiye dövülüyor. Abidik gubidik nedenlerden dolayı denetim yapılıyor ve tonla ceza kesiliyor.

Vergi dairelerinde, belediyelerde ve diğer kamu hizmetlerinde hizmet alamadığını söyleyenlerin oranı katlanarak artıyor. 

Yaşanan süreç, bana Gezi eylemleri öncesindeki durumu hatırlatıyor. 

Birileri sanki bir patlama noktası oluşturmak için, "Yeter artık" dedirtmek ve milleti sokağa dökmek için ortamı ısıtmaya çalışıyormuş gibi geliyor. 

Ortalıkta ilginç videolar dolaşıyor. 

Hulusi Akar Paşa'yı aciz gibi gösteren rehin alınma videosu gizli eller tarafından medyaya servis ediliyor. 

Sedat Peker'in adı kullanılarak birilerine işkence ediliyor ve bu görüntüler sosyal medyada yayınlanıyor. Bir başka videoda vatandaş sokak ortasında işkence görüyor ve kendi eliyle kendisine kurşun sıktırılıyor. Devlet mafyaya teslim olmuş gibi bir infial havası estiriliyor.

Şu sıralar sosyal medyada dikkatimi çeken bir şey var.

Daha önce 15 Temmuz'u ima yoluyla işaret edenler, bu sıralar Kasım ayının ortalarında yeni bir şeyler yaşanacağından bahsediyor. 

"Kasım ayı zor geçecek" diyen diyene...

Firari terörist Fetullah Gülen'in sesi netliğini kaybetmeden hala buralara kadar ulaşabiliyor. Böcek suratlı, Pensilvanya'daki ininde, bu söylentileri haklı çıkarırcasına yeni ihanet senaryoları anlatıp duruyor. Son mesajındaki "Ayağa kalk Sakarya" mesajı bana öylesine söylenmiş bir söz gibi gelmiyor. 

Felaket tellallığı yapma niyetinde değilim.

Sadece yaklaşan sessiz bir tehlikeyi haber veriyor ve tıpkı 15 Temmuz sonrasında olduğu gibi uyanık olmamız gerektiğini söylüyorum.

"Yeni acıların ve kötü anıların yeniden önümüze serilmemesi adına uyanık olmalıyız" diyorum. 

Bugüne kadar başımıza ne geldiyse umursamamaktan ve ihmalden geldi. O ihmaller zinciri, daha önce hiç görmediğimiz fırtınaları kapımıza kadar getirdi. 

Ve bu ihmaller sonucunda yaşadığımız acı, hayatımız boyunca hissettiğimiz tüm acılardan daha beter oldu. 

Onun için çok dikkatli olmalıyız.

Yukarıda bahsini ettiğim cezalar neden kesiliyor, esnaf ve vatandaş neden infial noktasına getiriliyor ve kimler perde arkasında ne planlar yapıyor? 

Ülkeyi idare edenler bunların hepsini tek tek araştırmalı ve gereğini yerine getirmeli...

Ve bizler...

Ülkesini canından aziz bilen bizler.

Bedenlerimizde ve ruhlarımızda açılmak istenen yeni yara izlerine asla izin vermemeliyiz. 

Mesele vatan olunca, ideolojilerin ve partilerin bizim için önemsiz olduğunu daha önce gösterdik. Ülkenin bekası için tarifi tamiri imkansız bedeller ödedik.

Geri dönemeyecek kadar ilerledik.

Bu noktaya birbirimizle didişmek için, şahsi hesaplaşmalar için ve en önemlisi pes etmek için gelmedik. 

Bir olmaz, birlik içinde haraket etmezsek, pişman olacak zamanımız dahi olmayacak.

SOSYAL MEDYADA TAKİP İÇİN:








PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Kasım ayında ne olacak? yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR54 YORUM
  • Mehmet emin ÇOŞKUN 24 Ekim 2017 11:06 Ama o da ne bankadaki görevli memur bize sigortanın hesap ettiği meblağın ancak yarısını vereceğini söylüyor itiraz edeyoruz neden neden diye eferdik diyor bankacı sigorta sizin alabileceğinin maaş miktarını 600 tl yazmış bu yüzden bu maaşa bu kadar kredi olur diyor siz bu maaş miktarını düzelttirin diyor deliler gibi sigortaya koşuyoruz hanım heyecanlanma dur hele belki 1600 yazacakken eli sürçmüş 600 tl yazmıştır hele sakin ol yanlış hesap bağdattan döner desemde sigorta memuru hayır o miktar doğru diyor üst limit buymuş peki ey her seçimde oy verdiğim sevgili partim yediğim her kazıktan sonra daha bir sana oy vermeye azm ettiğim partim ak partim niye böyle saçma sapan kanunlar yaparsın devam edecek

    CEVAP YAZ 0 0
REKLAM
Süleyman ÖZIŞIKDİĞER YAZILARISüleyman ÖZIŞIK
TÜMÜ

GÜNCEL YAZILAR TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro