22 Aralık 2014
  • İstanbul
    8°C

     
  • Ankara
    2°C

     
  • İzmir
    11°C

     
Piyasalar
  • USD2,2375
  • GDAX9.252,56
  • GBP3,5608
  • FTSE6.476,76
  • Euro2,7995
  • Cumhuriyet Altını564,37
  • CAC 404.181,53
  • BIST 10080.476
  • Bilesik Faiz8,56
  • Altın88,836

YAŞAM

Güncelleme :29-01-2014 11:25|Haber Tarihi :29-01-2014 11:250 Yorum

İstanbul'da Dikensiz Balık Zouk'ta yenir

İstanbul'da Dikensiz Balık Zouk'ta yenir İstanbul'da Dikensiz Balık Zouk'ta yenir İstanbul'da Dikensiz Balık Zouk'ta yenir

Sayım Çınar, Trump Cadde'nin yeni gözde mekanı Zouk'u Roben Sarangil'le konuştu...

İşte o röportaj:

*Öncelikle hayırlı olsun… Zouk’un Ermenicede balık anlamına geldiğini az önce öğrendim. Ermeni kültüründe balık nasıl bir yere sahip ve bu işletmenin adını neden Zouk koydunuz? 

Ermenicede aslında Tzouk yazılır… Türkçe alfabeye uysun ve rahat okunsun diye biz onu Zouk yaptık.

*Ermenice bilen biri bu ismi gördüğünde anlayacak mı peki?

Tabii ki. Tam okunduğu gibi Zuk da yapabilirdik adı ama bu kez logodaki balığı nereye koyacağımızı bilemedik. O’dan bir balık yarattık logoda.

unnamed-(15).jpg

*Şehirlerin merkezlerinde normalde dönercilerin, et restoranlarının ağırlıkta olduğunu biliyoruz. Ama denizleri unutmuşuz hep. Av yasaklarında balıklar tutmuşuz, sonra balığı bulamamışız. Ama komşumuz Yunanistan’a gittiğimizde balığı hatırlayan bir toplumuz. Kıyı bölgeleri haricinde, şehir merkezlerinde balık restoranları açmak İstanbul için bence yeni gelişen bir olgu… Zouk da bunlardan biri. Peki bu tür bir restoran açmanın duygusu nedir, bir risk taşıyor mu sizce?

Bu işi yapmaktan çok mutluyum ama her işletmeci gibi kaygılarım var tabii. Yeni bir işe girmek her zaman risktir. Her şey çok iyi olacak diye hiçbir işin garantisi yoktur. Ama markanın ismi dışında asıl özelliğimizi, kılçıksız yani fileto balık fikrinin çıkış noktasını anlatayım ben size.

*Nedir?

Benim beş yaşında bir oğlum var. Ben ona balığı sevdirmek adına ben sürekli balık fileto yaptırıyorum. Burada şu anda yediğimiz balığı biz yıllardır evde yiyoruz yani. Ben otelcilik mezunuyum aynı zamanda. İsviçre’de okudum. Oğluma balığı sevdirmek adına sadece fileto balık evimizden hiç eksik olmadı. Oğlum da çok şükür balığı sevdi. Haftada üç-dört kez balık yiyor. Hatta “dikensiz balık” olarak adlandırıyor bunu kendisi. Dolayısıyla “dikensiz balık”tan yola çıkarak evde yaptığım balığı ben bir restoran kurup insanlara sunarsam nasıl olur fikri vardı bende. Üç senedir aklımdaydı. Yakınlarımla paylaştığımda da genelde olumlu tepkiler alıyordum. Bence Türkiye’de olmayan bir girişim bu. Kısmet olursa şubeleşeceğiz. Benim hayata bakış açım, bir restorancı olarak; insanlara az, öz ve düzgün şeyler yedirmek. 50 çeşitle kafa karıştırmak yerine, az ve öz, hızlı yemekle lezzetli yemekler yedirip, uğurlamak.

*Gurme tadında yemekler yani…

Aynen öyle. Aynı zamanda da makul fiyatlarla insanların yemek yiyebileceği bir mekan olsun dedik ve başladık.

*Burada mezelerle de dengeyi tutturuyorsunuz. Az önce birkaç meze deneme şansı bulduk, gayet iyiydi… O mezelerin hikayeleri nedir, neye göre seçtiniz? 

Mekanın bütün konsepti bana ait ama bana danışmanlık veren bir şefim var. Balıklar evimde yaptıklarımla aynı diyebilirim ama meze seçimimiz biraz farklı oldu. Normalde bir balıkçıya gittiğinizde bildiğiniz mezeler gelir. Peyaz peynir, domates, haydari falan… Biz insanlara faklı şeyler sunalım ve kendi kendilerine servis etsinler dedik. Rahat bir ortam yaratmak istedik. Zeytinyağlıları da deniyoruz ama biraz önce denediğiniz portakallı rezene çok özel bir meze… Ve çok beğeniliyor.

*Gerçekten ilginç bir tat ve  çok lezzetli. Portakalı çok az kullanıyoruz nedense…

Onun başka bir versiyonunu, mandalinalı rezeneyi de deneyeceğiz.

unnamed-(14).jpg

 

*Deniz ürünleri satıyorsunuz ve Trumps gibi bir yerde var oluyorsunuz. Bu bir avantaj tabii… Bu kadar restoranın arasında olmak… Herkesin bir yeme biçimi var, sizin müşteri profiliniz nasıl?

Ben müşteri ayırmıyorum. Benim amacım müşterinin rahat olması, rahat bir ortam sunmak. Gelsinler, lezzetli yemekler yesinler, kendilerini rahat ve huzurlu hissetsinler. Ana amaç bu…

*Yakında çok daha geç saatlere kadar açık olacaksınız diye biliyorum… 

Olacağız… Şu anda saat 21:00-22:00 gibi pek insan kalmıyor burada. Ama daha yeni açıldık. Yalnız bizim için değil, buradaki bütün mekanlar için söylüyorum: Zamanla daha da oturacak her şey… 

*Balık denince akla içki de geliyor…

Ruhsat geldiği zaman onu da sağlayacağız… Yakın zamanda… 

*İstanbul’da balık çok pahalıya satılıyor. Ama burada bir kişi, üç çeşit yemek yiyebilerek 40 liraya bile karnını doyurabilir…

25 liraya da doyabilirsin, balık ekmek ve bir soft drink alarak. 

*İnsanlarda balığın, balık restoranlarının pahalı olduğu konusunda bir önyargı var, bunu nasıl yıkmayı düşünüyorsunuz? 

Haklısınız balıkçı denildiği zaman insanlarda böyle bir algı oluştu. Ama bizim menümüz çok makul.

*Menüde topiği de unutmamışsınız… Topiksiz bir balıkçı düşünemiyorum. Samatya’da “Günübirlik” diye bir mekan var. Topik yemeye oraya giderim hep. Eski ustası Ermeni, hâlâ o geleneği sürdürüyorlar…

Ben de çok severim topiği. Rahmetli anneannem çok güzel yapardı. Onda sonra evde yapılamadı topik. Annem pek beceremiyor ne yazık ki… Ama burada çok güzel bir topik vermeye çalışıyoruz, şefimizle. Topik dışında bir de medya dolması ekleyeceğiz. Haftanın belli günlerinde değişik eklemeler olacak menümüze…

*En iddialı ürünleriniz neler, sizce buraya gelen özellikle ne istesin?

Öncelikle ve kesinlikle her türlü balığımız. Az ve öz yapıyoruz daha önce de söylediğim gibi. 

*Somon muhteşem bence…

Balıklarımızı gerekli şekilde pişiriyoruz. Ne çok kuru ne çok sulu… Herkes memnun kalıyor.

Gerekli şekilde pişiriyoruz ne çok kuru ne çok sulu genelde herkes memnun kalıyor. Alışma sürecimizi atlattığımızda daha da iyi olacak

*Bir restoran işletmecisinin iyi bir gurme olması gerektiğine inanıyor musunuz?

Ben kendimi gurme olarak adlandırmam. Otelcilim okudum ama gurme değilim. Ama iyi yemek yemeyi ve insanlara iyi yemek sunmayı seviyorum

*Sizin için gurme kimdir?

Dün akşam Ali Poyrazoğlu buradaydı. O’nun için bir gurme diyebilirim.

*Evet gerçek bir gurmedir Poyrazoğlu…

Kesinlikle… Sizin beğendiğiniz portakallı rezeneyi o da çok sevdi. Diğerlerinden de denedi, hatta ufak bir paket yaptırdı giderken. 

*Zincir olmak istediğinizi söylemiştiniz. Ne kadar büyütmeyi düşünüyorsunuz bu zinciri…

Taş yerinde ağırdır, tabii ki 20 şube olmak istemiyorum. Aynı hizmet anlayışımızda olduğu gibi az ve öz olacak o iş de inşallah.

 

sayimc@superonline.com



Haberi Yazdır
 
Yorum Ekle
1000
     

    Bu habere yapılan yorumlar

    0 Yorum

    Sırala : Son Yorumlar |

    Onay Bekleyen Yorumlar (0)
      Bu elma her derde deva!
      Yüz nakli geçiren Recep Sert dünya evine girdi
      GÜNCEL21 Aralık 20146034 Kez İzlendi!
      Yüz nakli geçiren Recep Sert dünya evine girdiTürkiye'nin 5'inci yüz ve ilk çene nakli yapılan Recep Sert ile nişanlısı Esma Akyurt, Bursa'nın İnegöl ilçesinde düzenlenen törenle dünyaevine girdi.
      Pet şişe ile saray gibi ev
      YAŞAM21 Aralık 20144659 Kez İzlendi!
      Pet şişe ile saray gibi evÇalışanlar özel bir eğitimden geçiyor. Şişeler otellerden, restoranlardan ve halktan toplanıyor.
      AK Parti kongresine damga vuran afişler
      SİYASET21 Aralık 2014
      AK Parti kongresine damga vuran afişler1165 Kez İzlendi!
      Fas Kralı 5 uçakla Türkiye'ye geldi
      GÜNCEL21 Aralık 2014
      Fas Kralı 5 uçakla Türkiye'ye geldi5070 Kez İzlendi!
      Emrah'ın 30 bavulla Belçika çıkarması
      MAGAZİN21 Aralık 2014
      Emrah'ın 30 bavulla Belçika çıkarması4493 Kez İzlendi!
      Diğer Siteler İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2011 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
      Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98
      Yükleniyor...