25 Mayıs 2012
  • İstanbul
    21°C

     
  • Ankara
    22°C

     
  • İzmir
    22°C

     
Piyasalar
  • IMKB54.917
  • Euro2,3205
  • Dolar1,8425
  • Altın623,25
Lütfü TÜRKKAN

Fransa'daki dört kuşak "Hüseyinler"in öyküsü

18 Mart 2010 Perşembe

*Çanakkale - Gelibolu 1915

 

Yirminci yüzyıla girilirken, Avrupa'daki büyük güçler, Osmanlı İmparatorluğu için ortak bir tanımda birleşmişlerdi: "Hasta adam".

 

Böyle tanımlanmıştı.

 

Tedavi yöntemine ise çoktan karar verilmişti. Hasta adam ölecek, mirası paylaşılacaktı. Bütün hesap bunun üzerine kurulmuştu.

 

Çanakkale Savaşları, 18 Mart 1915'te İtilaf Devletleri donanmasının denizden hücumuyla başlamıştı. 9 Ocak 1916'da, İtilaf Devletleri'nin sessizce Gelibolu Yarımadası’nı tahliye etmeleriyle son bulmuştu.

 

Dokuz ayin bilançosu; cephede veya hastanede ölenler, esir düsenler, kayıp listesinde yer alanlarla toplam 500.000 genç insan idi.

 

Bu savaşın Çarlık Rusya’nın yıkılmasına zemin hazırladığı yönünde tarihçiler arasında bir hüküm verilmekle birlikte, en büyük sonucunun, “Anadolu’nun, Türk Yurdu olarak kalmaya yemin etmiş insanların yurdu” olduğu tüm dünya milletlerine bir kez daha haykırılması olmuştur.

 

Mustafa Kemal’in yarbay rütbesiyle katıldığı bu savaş sonrası Türklerin “Kurtarıcı Ata” sı da, tarih sahnesinde yerini alacaktı.

 

Çanakkale Ruhu'na en çok ihtiyacımız olduğu bu günlerde, Çanakkale'de vatan için ölen tüm şühedayı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
 
*Fransa'daki dört kuşak "Hüseyinler"in öyküsü
 
Çanakkale Savaşı’nda yaşanan birçok trajik öykü var. Anlatacağım öykü de bunlardan biri.

 

Fransa'daki dört kuşak "Hüseyinler'in öyküsü bu.

 

İzmir’in Tire ilçesi Kiralı köyünden Çalık Hüseyin, Çanakkale savasında Fransızlara esir duşmuş yüzlerce Türk askerinden birisiydi.

 

Fransa'ya götürülmüstü Hüseyin.

 

Bir sure sonra serbest bırakıldı...

 

Eşinden ayrı yaşayan Marie Eogene adli bir Fransız kadına tutuldu Çalık Hüseyin. Bir de çocuğu oldu. Çevrenin tepkisinden çekinen Marie, çocuğunu resmen evli gözüktüğü kişinin nüfusuna geçirirken, ismine "Hüseyin" adini eklemeyi unutmadı.

 

Fransa'daki dört kuşak Hüseyin’lerin öyküsü de böyle başladı...

 

Tarihçi Vincent Hüseyin Pieterarens, bu Hüseyin’lerin son temsilcisi. Büyük dedesinin hikâyesini çok geç öğrenen Vincent, yoğun araştırmalar sonucu, Fransız arşivlerinde bazı belgeler bulmuş, ama bunlarla yetinmemiş.

 

- "Atam Hüseyin çiftçiymiş, askere çağrılmış ve bir daha köye dönememiş. Babam ve dedem onun hakkında çok az şey biliyordu. Onun ülkesi hakkında ailesi ile hemen hemen hiç konuşmadığını, konunun açılmadığını görüyorum. Savaştan hemen sonra, 1918-1919 yıllarında, demiryollarında çalıştırıldığı, Fransız kayıtlarında var. Daha sonra birçok küçük iş yapmış."

 

Vincent büyük dedesinin hikâyesini ve akrabalarını araştırmak için defalarca Türkiye’ye gelmiş. 1994te nüfus kayıtlarında ve belediyede yaptığı incelemeler sonuç vermemiş.

 

Ümitlerin tükendiği anda, bir mucize gerçekleşmiş ve bir köylü Çalık Hüseyin’i tanıdığını söylemiş.

 

Vincent Hüseyin, sonrasında yasadıkları için "İki gün içinde bir ailem oldu" diyor:

 

- "Köye gelince çok şaşırtıcı bir ortamın içine girdik. Tüm köy ahalisi köyün kahvesinde toplandı ve herkes sırayla büyük büyükbaba hakkında hatıralarını anlatmaya başladı. Köyün yaşlıları bazı fotoğraflar getirdi ve gerçekten büyük büyükbabanın bulunduğu resimlerdi onlar. Bu küçük Türk köyünde eski bağları tekrar örüyorduk. Çok duygulu anlardı."

 

Çalık Hüseyin’in Fransa günleri ise başlı başına macera dolu.

 

Arşiv kayıtlarına göre, büyük nine Marie Eogene esinden boşanmamış. Çalık kayıtlara, evin hizmetçisi olarak geçmiş.

 

1939’da Marie ölünce, eski esir Hüseyin, Rachei Marcotte ile evlenmiş. İkinci eşiyle Türkiye’ye gelen Çalık Hüseyin, dönemin İzmir gazetelerine "Dinlen şehit" manşetiyle haber olmuş.

 

Türkiye'de nüfus idaresine yaşadığını kabul ettiremeyen Çalık, bir süre sonra yoksulluk içinde ölmüş ama zar zor edinebildiği bir belgeyle Fransız vatandaşı olarak.

 

Torun çocuğu Vincent Hüseyin onu hiç unutmayan tek mirasçısı.

 

Bu yazı toplam 16872 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
13 Nisan 2011 Çarşamba
07 Nisan 2011 Perşembe
29 Mart 2011 Salı
17 Mart 2011 Perşembe
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Haberleri sitene ekle
Haberleri sitene ekle
Diğer Sitelerİnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2011 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98
Yükleniyor...