25 Mayıs 2012
  • İstanbul
    21°C

     
  • Ankara
    21°C

     
  • İzmir
    22°C

     
Piyasalar
  • IMKB54.917
  • Euro2,3205
  • Dolar1,8425
  • Altın623,25

"Dürüst ol, dürüst!.."

06 Eylül 2010 Pazartesi

Özellikle CHP’li vekiller ile hükümetin valileri arasında gelişen kavgalara tanık oluyoruz. Bu, Başbakan’ın,  muhalefet vekillerini, valilerine muhatap etme projesi mi?..

Usuma öylesine takılan bir başka soru da şu: PKK’nın 20 Eylül 2010’a kadar eylemsizlik kararı, ABD’nin, Irak’tan ağır silahlarını Türkiye üzerinden geçirmek istediği sürece denk gelmesi bir rastlantı mı?..

Bu arada; CHP’nin atanmış İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek’in, Genel Başbakanı Kemal Kılçdaroğlu’na attığı kazığı, www.gercekgundem.com‘dan Barış Yarkadaş’ın “Kılıçdaroğlu’na ‘çelme’ takılıyor” başlıklı yazısından öğrenebilirsiniz…

Neyse, geçeyim…

Taaa Pakistan yollarında kızı Sümeyye’nin, “Babamı insanlarla kurduğu iletişim zinde tutuyor. Onun sırrı bu! Ve tabii Allah güç veriyor...” eşi Emine Hanım’ın da,  “Allah, ona güç veriyor” dediği, Yüce Divan’a gidip yargılanmakla idamı –ki idam kalkalı yıllar oldu- aynı gören ve “Beni asmak istiyorlar” diye sızlanan Başbakan, Cuma (3 Eylül 2010) günkü Diyarbakır mitinginde beni korkuttu!

Başbakan, korku içindeydi!..

Korkan Başbakan, ülkesinin ve halkının başına her işi açar! Faşist Adolf Hitler de açmıştı, dünyayı kana bulamıştı…

Başbakan’ın korkusu, oy korkusu idi!..

Başbakan, oy korkusu ile bir Başbakan, bir siyasi parti genel başkanı gibi konuşmadı, konuşamadı... Sözcükler arasına serpiştirilmiş iletiler vermekle yetindi… Bundan, ne bölge insanı, ne de bölge dışındaki insanlar hoşnut kaldı...

Korkuyu, korkutarak yenmeyi kitlelere öğütleyen Başbakan, bir anlamda kendisinin Cumhurbaşkanı seçilmesini de tehlikeye attı…

Ama… Bölgedeki ve bölge ötesindeki etkin cemaat ve tarikatlar, Başbakanı korkusuyla birlikte anladılar, AKP gibi kıskaçlarındaki BDP’nin boykotunu yaralayacaklar…

Ne var ki… Cemaat ve tarikatların yurt genelindeki bu çalışmaları, oy korkağı ve o oy korkaklığından ötürü bir sözü bir sözünü tutmayan Başbakan’ı memnun ve mutlu etmeyecek. Haftaya bugün Hayır” çıkacak, dünyanın sonu olmayacak, ne demokrasi, ne ekonomi ciddi travma yaşamayacak, fakat Başbakan’ın kendisi yaşayacak… Halka yaşattığı travmanın yanında kendisininki hiç kalır...

Başbakan’ın, Diyarbakır’da bölge halkının karşısına çıktığı gün, Milliyet Gazetesi’nden Melih Aşık, “Özal”başlıklı bir yazı yayımladı. Bir gün sonra da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bunu, Bolu mitinginde (4 Eylül 2010 Cumartesi) kendinin veya kendilerinin ürünüymüş gibi kullandı. Ürünün gerçek sahibi Aşık şöyle yazıyordu:

Batı’nın uşağı demokrasi âşığı olur mu? Oldu bile...
Tayyip Erdoğan,
Turgut Özal’ın memleketi Malatya’da halka hitap ediyor: “Bizim yolumuza Malatyalı büyük insan, demokrasi âşığı Turgut Özal ışık tutuyor.”
Dönelim biraz geriye... Tarih 5 Ocak 1991. Turgut Özal Cumhurbaşkanıdır, Tayyip Erdoğan da Refah Partisi İstanbulİl Başkanı olarak Hamburg’da düzenlenen bir toplantıda bakınız ne demektedir: “Şu anda Türkiye’nin başında olanlar ‘biz baba değiliz’ diyor. Sayın Özal da öyle ifade etti. E, sen bu millete baba değilsen, bu millet de seni azledecektir, çünkü bu millete baba değilsin, azledecek. Baba değiller ama ne bunlar? Uşak! Uşak!  Neyin uşağı; Batı’nın uşağı, Amerika’nın uşağı. Tabii uşaktan baba olmaz...”

Cuma günkü Diyarbakır’ın rövanşını alırcasına dün İstanbul Zeytinburnu Kazlıçeşme’de gürleyen Başbakan’ın, Kemal Bey’e seslenişi kulaklarımda yankılandı:

“Dürüst ol, dürüst!..”

Bu yazı toplam 25144 defa okunmuştur
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Haberleri sitene ekle
Haberleri sitene ekle
Diğer Sitelerİnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2011 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98
Yükleniyor...