YAZARLAR

Ümit SAMİMİ

Ümit SAMİMİ

umitsamimi@gmail.com @ rss Eklenme Tarihi: 30 Ekim 2018 10:59 - Güncelleme: 30 Ekim 2018 11:04

Donarak ölmek

Askerlik görevini icra edenler bilir, hatta sınır bölgelerinde yapanlar daha iyi bilir. Timler halinde operasyona çıkanlar istemsizce “Acaba geri dönebilecek miyim” diye iç geçirirler.

Nöbet tutanlar “Sabahı görebilecek miyim” diyerek beklerler çünkü şehadet muhtemeldir. Hain bir pusu, ya da yola döşenmiş kalleş bir mayın veya benzeri binbir çeşit aşağılık oyun sizi bekler.

Yanlış anlaşılmasın, bu sorular endişeden kaynaklı değildir. Daha çok meraktandır. Asım Türkel ve Ferruh Dikmen, iki kahraman.

Onlar da her defasında içlerinden geçirmiştir ölümü fakat donarak can verecekleri akıllarına gelmemiştir muhtemelen.

Batı tarafından son model silahlarla donatılmış, dağın taşın arkasına saklanmış, mertçe dövüşmeye cesareti olmayan teröristleri geçip de hava muhalefetine yenik düşmek hiçbir askerin tahmin edebileceği bir ihtimal değildir çünkü.

Onlar tahmin edemez belki ama onları oraya gönderenler, tüm ihtimalleri hesap edebilmeli, tüm şartları ayrı ayrı detaylıca değerlendirebilmeli.
İhmal var mıydı, iki vatan evladının hayatta kalması sağlanabilir miydi bilmiyorum.

Tunceli Valiliği konu ile ilgili soruşturma başlattı.  Lakin o iki asker neler hissetmiştir düşünsenize?

Ani hava değişimi ile birlikte biran önce ısınmaya çalışmışlardır fakat vücut sıcaklıkları ortam ısısından daha yüksek olduğu sürece bu imkansızdır çünkü vücut ısıları içinde bulundukları soğuk ortama geçiş yapacaktır.

Yani çabaladıkça yorulmuşlardır ve daha hızlı güçten düşmüşlerdir.
Sağlıklı bir insanın ortalama vücut sıcaklığı 37 derecedir. Soğuk ile beraber yavaş yavaş azalır.
35 derecenin altına inmesiyle birlikte hipotermi kendisini göstermeye başlar.
En uzun süre “35 ile 32 derece” arasında yaşanır. Vücut tüm imkanları ile direnir çünkü 32 derecenin altına inmesiyle birlikte yaşam sonlanacaktır.

Önce kan dolaşımı bozulur. Bir çok organ kan dolaşımına bağlı olarak sağlıklı çalışamaz hale gelir. Zamanla bu organların çoğu hissedilemez çünkü kan ihtiyacının karşılanamaması ve soğukla birlikte uyuşur. Halsizlik başlar.

Güç ve kuvvet azalır. Bu da piskolojiyi bozar ve ölümün kabullenilmesini hızlandırır ama herkes son ana kadar küçük de olsa içerisinde yaşam umudu barındırır.

Ölmeden önce insanların aklına en çok sevdikleri gelir. Eğer biraz daha zamanları olursa, kendileri için en çok üzülecek olanları düşünürler. Sevdikleri kim varsa, daha çok sevmeye, üzdükleri kim varsa, onlar için daha fazla üzülmeye başlarlar.

Sonra yeniden en çok sevdiklerine geri dönerler. Varsa bir kızı, hele daha yürümeye yeni başladıysa, birlikte hiç koşamadığı günleri özlerler. Ya da daha önce hiç sarılmadığı nişanlısı gelir aklına.

En gücü ise annedir. Anne zihni öyle dağlar ki bir daha çıkmaz içinden. Ölmek üzmez, korkutmaz ama annenin öğreneceğini bilmek, ölümden önce yıkar insanı. Hatta adeta enkaza çevirir.

Tüm bunları düşündükçe zaman daralır. Karşı konulmaz bir uyku bastırır.
O uyku, sonuncudur.
Ötesi, sonrası yoktur.
Bu yüzden, Asker donarak hayatını kaybetmişken,
İhmal varsa ve bu ihmali yapan kim varsa ona lanet olsun.

İhmal varsa ve bu ihmalin üstünü örten kim varsa onlara da lanet olsun.
İhmal olup olmadığını doğru düzgün araştırmayan, denetlemeyen kim varsa onlara da lanet olsun.

Asker titreye titreye şehit olmuşken, içi sızlamayan, umursamadan rahatça uyuyan kim varsa onlara da lanet olsun.
Vesselam.




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Donarak ölmek yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR1 YORUM
  • sen hiç karda yattın mı 30 Ekim 2018 16:02 insanı donmadan önce sert bir titreme tutar uyanırsan yırtarsın uyanmazsan ölürsün ama ben hiç operasyona çıkıp da ölüm korkusu yaşayan kişi görmedim hatta çatışmada bile ölmek akla gelmiyor

    CEVAP YAZ 0 4
REKLAM
Ümit SAMİMİDİĞER YAZILARIÜmit SAMİMİ
TÜMÜ

AÇIK GÖRÜŞ TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro