İFTARA NE KADAR KALDI

  • 00 Saat
  • 00 Dakika
  • 00 Saniye
İstanbul
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Isparta Mersin İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Batman Şırnak Bartın Ardahan Iğdır Yalova Karabük Kilis Osmaniye Düzce

YAZARLAR

İsmail GÜZEL

İsmail GÜZEL

iguzel@nestech.net @ rss Eklenme Tarihi: 05 Şubat 2018 15:01 - Güncelleme: 05 Şubat 2018 16:33

Diriliş zalimlerin uykusunu kaçırıyor

4 Nisan 1949'da NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı) kuruldu. Ülkemizde 18 Şubat 1952'de bu teşkilata üye oldu...

Ülkemiz NATO'ya karşı olan tüm yükümlülüklerini yerine getirmiştir...

Fakat NATO ülkemizin çıkarlarını korumak yerine, ülkemize yük getiren bir takım faaliyetlerde bulunmaktadır. Ülkemiz yanlızlığa terkedilmiş, Türkiye aleyhindeki teşkilatlarda başta ABD ve AB ülkeleri tarafından da desteklenmektedir...

Bu yüzden NATO'ya bel bağlamak hatalı bir davranış... Zira ABD ile iş birliği hiç bir devlete hayır getirmemiştir...

Büyük ve güçlü devletlerin dostluğu olmaz, ancak menfaatlerinin dostudurlar...

Yunanlılar NATO silahlarıyla Kıbrıs'ta Türkleri katlettiğinde hiç kimse ses çıkarmadı, biz Kıbrıs'taki Türkleri katliamdan kurtarmaya gittiğimizde, ABD Başkanı NATO silahlarının kullanamayacağımızı “emretti”....

Devam.

Türkiye, NATO'nun bir üyesi olma sıfatıyla Avrupa'nın savunulması işinde ABD ile bütünleşmiş vaziyetteydi ve coğrafi konumu itibariyle son derece stratejik bir mevkide bulunmakta. Sovyetler'in Karadeniz'de bulunan deniz gücünün Akdeniz'e açılabilmek için kullanmak zorunda olduğu tek su yolunu kontrolü altında bulundurmakta...

Türkiye, çok sayıda askeri silah altında tutmakta, silah gücü itibariyle Sovyetler'den ve müttefiklerden gelecek bir saldırıya uzun süre karşı koyabilecek potansiyele sahip bulunmakta, dolayısıyla NATO'nun savunması açısından hayati bir önem arzetmekteydi...

Türkiye, ABD'ye stratejik ve taktik kuvvetleri için üs temin etmekte, sonuçta ABD için ifade ettiği stratejik önem bbir kat daha artmaktaydı...

90’lı yıllarda bizzat Türkiye tarafından hazırlanan bir rapora göre, ABD'nin Türkiye'de 31 adet üssü bulunmaktaydı, bunların bir kısmı nükleer silahları depo etmek için kullanırken, geri kalanlar Sovyetler'in askeri faaliyetlerini ve Ortadoğuyu izleme işinde görev almaktaydılar...

Sinop'ta bulunan üs, Moskova'nın Güney'inde gerçekleştirilen askeri tatbikatları, Karamürsel'de bulunan askeri üs, birlik kaydırma operasyonlarını ve bir başka üs de Sovyet donanmasının faaliyetlerini izlemekteydi...

Karadeniz sahillerine yerleştirilmiş radar istasyonları Sovyetler'in roket denemelerini izlemekteydi...

Türkiye'nin muhtelif yerlerine dağıtılmış 14 adet erken uyarı üssü mevcuttur... Türkiye'nin ABD için ifade ettiği önemi olduğundan daha az görmek doğru olmaz...

ABD ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasında bağlar oluşturulmuştu... Ordu, Türkiye'de son 50 yıl içerisinde 3 kez yönetime el koymuştu...

Diğer müslüman ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de, Batı normlarına göre yetişmiş yönetici gruplarla, inançlı dindar halk kitleleri arasında kopukluklar var... Bu tür bir ortamda seçkinleri, dini, Kemalist Cumhuriyet için bir tehdit olarak algılamalarıdır...

Sonuç itibariyle Sovyetler'in Afganistan'ı işgali, Tito'nun ölümü üzerine Yugoslavya'da ortaya çıkan istikrarsız ortam ve İran İslam Devrimi'nin gerçekleşmesi, stratejik dengelerin korunması işini de Türkiye'nin üstlendiği işlevin önemini bir kat daha artırdı...

Türkiye'de genel istikrarı emniyet altında tutabilecek birincil güç, orduydu... İran kaybedilmişti... ABD yeni kayıplara tahammül edebilecek durumda değildi... Haziran 1979 tarihinde Türk Genel Kurmay Başkanı ABD'ye üç haftalık bir ziyaret yaptı... Ertesi sene askeri darbe gerçekleştirildi... Marksist ve İnançlı gruplar etkisiz hale getirilip liderleri tutuklandı, siyaset yapmaları yasaklandı...

Askeri müdahaleden sonra Türkiye, ABD gerilla operasyonu için bir üs oldu... ABD, mevcutlarının yanı sıra Erzurum, Batman ve Muş'ta yeni askeri üsler kurmuştu...

Dünyada komünizm çöktü... ABD başta olmak üzere "Batı ve içerdeki Uşakları" açık hedef olarak İslam'ı seçtiler... Türkiye'yi de uzun bir süre maşa olarak kullandılar...

Lakin, bugün, artık oynayamadıkları ve oyalayamadıkları yükselen güç, yükselen değer Türkiye var... Türkiye hemen hemen her konuda, her platformda kendi göbeğini kendi kesen, ABD ya da AB çıkarlarına hizmet etmeyen, karşılıklı dengeleri izleyen, kendi çıkarlarına ters düşen hiç bir konuya onay vermeyen bir güç ekseni haline geldi...

Bir milletin, devletin ve koca bir devin uyanışı tüm zalimlerin uykularını kaçırıyor...

FETÖ, Fırat Kalkanı ve son olarak Afrin "zeytin dalı" operasyonuyla da son 40 yıldır başımıza örülen tüm statükocu terör örgütlerinden ve içerideki destekçilerinden kurtuldu, kurtuluyoruz... Hak-Batıl mücadelesi hızlanmıştır... Fakat mutlaka hak galip gelecektir...

İstemeseler bile...




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Diriliş zalimlerin uykusunu kaçırıyor yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR4 YORUM
  • son osmanlı 08 Şubat 2018 11:59 siz neyin hikayesini yazıyorsunuz ! 1974 yılında kıbrıs barış harekatı yapıldı 1975 yılında ülkedeki bütün amerikan üsleri kapatıldı 1 yıl ambargo yedik sonra abd mecbur ambargoyu kaldırdı ! İncirlik üssünden hala teröristlere yardım yapılıyor 15 temmuz gecesi işgalin üssü orası ! Bırakın bu masalları hakikat ortada vesselam

    CEVAP YAZ 2 3
  • Misafir 12 Şubat 2018 14:53 Güzel hoş diyorsun da... 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası; ABD, Türkiye'ye silah ambargosu koyduğu için 1975 yılında tüm üsler kapatılmıştı. Ama birkaç yıl sonra açılmak zorunda kaldı. Çünkü, Türkiye 1980'li yıllara neredeyse iflasın eşiğinde girmişti. ABD ambargosundan dolayı, petrolden gıda ürünlerine kadar ihtiyaç malzemeleri bulunamaz olmuştu. Kaldı ki, o zamanlar Türkiye sanayisi bile çok gelişmemişti. Askeri malzemelerin tamamı ABD veya batı ülkelerinden temin ediliyordu. Şu anki gibi yerli üretim denen birşey yoktu. 10 yıl önce askerlik yaptığımda, elimize verdikleri silahlar bile 1970'lerde kalmaydı. Düşün gerisini!

    0 0
REKLAM
İsmail GÜZELDİĞER YAZILARIİsmail GÜZEL
TÜMÜ

AÇIK GÖRÜŞ TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro