24 Mayıs 2012
  • İstanbul
    21°C

     
  • Ankara
    21°C

     
  • İzmir
    22°C

     
Piyasalar
  • IMKB54.917
  • Euro2,3205
  • Dolar1,8425
  • Altın623,25

Dersimiz, bomba yüklü kamyonlar

11 Mart 2010 Perşembe
Türkiye’de sıklıkla haber haline geliyor:
-Bomba yüklü kamyon yakalandı!
Bazen haber büyüyor, gazetelerin birinci sayfalarına sığmıyor. Bazen de tek sütunluk haberler halinde iç sayfalarda kaybolup gidiyor.
***
Tarih 1 Kasım 2005 günün gösterdiğinde Şemdinli’de “minik bir cehennem” meydana geliyordu. Sonradan yapılan incelemede ortaya çıkan bilgilere göre 200 kiloluk patlayıcı yüklü kamyonetin patlamasıyla birlikte 23 kişi yaralanıyor, 67 ev ve işyeri hasar görüyordu.
Olayla ilgi sayısız senaryo üretilmişti.
Barzani’nin adamı olduğu ileri sürülen Cuma Bircan’ın bu işi tezgahladığı, sonra da Kuzey Irak’a kaçtığı açıklandı. Savcılar “bu olay dış mihraklıdır” görüşünü basın yoluyla kamuoyuna ilettiler.
***
Bu arada Hürriyet gazetesinden bir ekip bölgeye gitti. Araştırdı, soruşturdu, sonunda şu hükme vardı: PKK’nın iç hesaplaşması!
Böylece Şemdinli’yi havaya uçuracak bomba yüklü kamyon, balon olup uçuyordu…
Ki, 9 Kasım günü geldi çattı!.. PKK ana davada yargılanıp 15 yıl hapis yatmış olan Seferi Yılmaz’a ait Umut Kitapevi bombalanmak üzereyken, eylemciler “iş üstünde” yakalandılar.
Eğer yakalanmasalar, Hürriyet’in 6 Kasım 2005 Pazar Eki’nde yazdığı “PKK’nın iç çatışması” ile bu bombalama “cuk” oturacaktı.
Ama kısmet olmadı, bombacılar beceriksiz çıktı, yakalanıverdiler. Astsubay Özcan İldeniz, Astsubay Ali Kaya ile itirafçı Veysel Ateş kabak gibi kendilerini ele verdiler. Van III. Ağır Ceza Mahkemesi eylemcileri 39’ar yıl hapse mahkûm etti.
Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt, “bunlar iyi çocuklardır, öyle kötü şeyler yapmazlar” diye sözlü olarak kefil oldu. Görevsizlik kararını takiben astsubaylar askeri mahkemede yeniden yargılanıp, özgürlüklerine kavuştular.                
Böylece Şemdinli’deki “bombalı kamyon” hikâyesi sona erdi.
Ama bombalı araçlar ve haberleri devam edecekti.
***
11 Eylül 2007’de Ankara’da Kızılay yakınında çok katlı bir otopark içine park edilmiş onlarca tonluk bomba yüklü kamyon, dikkatli bir vatandaşın ihbarı ve güvenlik kuvvetlerinin çabası sonunda ortaya çıkartılıyor. Kamyon patlamadığı için olay da sessiz geçiştiriliyor.
***
21 Kasım 2008’de Diyarbakır’ın Lice ilçesi kırsalındaki Kayacık Jandarma Karakolu’nu bombalı bir kamyon ile saldırılacakken, iki askerin durumu fark etmesi üzerine çatışma çıkıyor. Kamyon’un PKK’ya ait olduğu açıklanıyor.
Yemek saati olduğu için saldırı ucuz atlatılıyor. Yoksa en az 100 askerin öldürüleceğine kesin gözüyle bakılıyor.
***
21 Aralık 2008 günü Diyarbakır’da Terörle Mücadele Ekipleri kente bomba yüklü bir aracın geldiği istihbaratını alıyor. Gece yarısı şüpheli araç takibe alınıyor, durumu fark eden araç sürücüsü -nasıl olduğu saptanamayan bir şekilde- araçtan atlayıp kaçıyor!
Araçta TNT kalıpları, el bombaları, çeşitli terör eylemlerinde kullanılacak mühimmat bulunuyor. Ama şüpheliler yakalanamıyor.
***  
 
29 Nisan 2009’da bu kez Balıkesir’de alınan bir istihbarat sonucu bomba yüklü aracın il sınırları içine girdiği bütün ilçe birimlerine bildiriliyor. Hatta aracın ön tamponunda 24 DT 328 plaka, arkasında ise 34 BHA 03 yazılı plaka bulunduğu, arka bagajında naylon torbalar içinde el bombaları ve patlayıcılar bulunduğu da polis birimlerine iletiliyor.
Bu kadar deşifre edilen araç nedense yakalanamıyor!?!
***
Bunların hiç birini yorumlamak gerekmiyor.
Yaşadığımız gerçekler…
Şimdi 10 Mart 2010 günü gündüz yaşanıp, gece haber bültenlerine düşen gelişmeyi değerlendirmek için durup bekleyelim.
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait el bombaları taşıyan sivil kamyon, eskortsuz biçimde Muğla’dan yola çıkıp, Ankara’ya kadar geliyor.
Allah korusun bu aracı yolda bir terör örgütü durdurup ele geçirse?..
Sivil kamyon şoförü mü koruyacak o kadar silahı, bombayı, patlayıcıyı?
Neyse ki, bombalı kamyon kazasız belasız Ankara’ya kadar geliyor. O zaman öğreniyoruz ki, araçta iki astsubay da var.
İki astsubay ile bir sivilin neler yapabileceğini yazının başındaki hikayede görmüştük.
Yukarıdaki sıralanan, patlatılmış, yakalanmış, ele geçmiş ve teşhir edilmiş “bomba yüklü araç” haberlerinden sonra polisin Ankara’da yakaladığı bu sivil kamyon için hiç heyecan duymamak normal olabilir mi?
Üstüne üstlük polise gelen ihbarda kamyondaki patlayıcıların Nevruz'da güneydoğuda kullanılacağı da belirtiliyor. Kamyon yükü Güneydoğuya sevkedildi mi, artık kimse bir şey diyemez. Güneydoğuda "patlayan bombalar" ile "ölüm kusan namlular" hiç de tuhaf karşılanıyor, bölgenin "normali" böyle dizayn edilmiş bir kere...  
Esrarengiz kargolardan korkuyoruz. Korkmamak mümkün mü, araçlar bildiğiniz gibi:
-Bomba yüklü kamyonlar!
Bu yazı toplam 104152 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (22) adet yorum eklenmiştir.
NetAnket.Net
14 Mart 2010 Pazar 02:31
Nazım bey,pkk ile derin devleti siz ayrı sanıyorsunuz yada öyle sansın insanlar istiyorsunuz.PKK dediğin örgüt ergenekon terör örgütünün bir koludur maşasıdır.Benim ülkemde bir vatandaşım şehit edildiyse bunu pkk yapmıştır ama aynı zamanda ergenekon terör örgütü yapmıştır.Siz bunu nedendir bilinmez hep çaktırmıyorsunuz.Diyarbkırdaki bir iç hesaplaşma değildir,ergenekonun pkk daki alternatif güçlere gözdağıdır.Yani bak ben ne dersem o olur,benim emrimden çıkmayın dersidir.PKK ne yapıyorsa yada yapacaksa ergenekon terör örgütü yapıyor demektir.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
manas aymanboz
11 Mart 2010 Perşembe 19:52
bu tür nakliyatlatlarda ilgili birliklere bilgi verilir diye açıklama yapıldı. Demek ki bilgi sızması bu işi bilenlerden birisi tarafından yapıldı. Simdi diyorsunuz ki Her yere bilgi verilmesi lazım. Her yere bilgi verilmediği halde sızan bilgi heryere bilgi verilse acaba ne olurdu? O zaman kesin pkk ya haber uçardı sanırım.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
usta11
11 Mart 2010 Perşembe 19:34
Gazeteciye yakıştımı şimdi bu haberi bu şekilde yazmak.
Rutin bir sevkiyat. Görevli kağıdı olan bir kamyonet, envantere kayıtlı silahlar ve görevli 2 astsubay var, sevkiyatta.
Şimdi bu haberin aslı bu.
Dolandırarak veya tam bilgi olmadan bu yazıyı yazmak, bir gazeteciye yakışırmı.
Hiç olmadı, kendinizi bu duruma düşürmeyin.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
mhuseyın
11 Mart 2010 Perşembe 18:10
Değerli Yorumcumuz, Her görüşe eşit mesafede durmakla birlikte;hakaret,küfür,aşağılama vb.içeren,toplumsal hassasiyetleri zedeleyici nitelikteki yorumları yayınlayamıyoruz.Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler,ilginize teşekkür ederiz. Saygılarımızla
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
EVET BEN
11 Mart 2010 Perşembe 16:44
Değerli Yorumcumuz, Her görüşe eşit mesafede durmakla birlikte;hakaret,küfür,aşağılama vb.içeren,toplumsal hassasiyetleri zedeleyici nitelikteki yorumları yayınlayamıyoruz.Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler,ilginize teşekkür ederiz. Saygılarımızla
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
Tüm Yorumlar
26 Kasım 2011 Cumartesi
24 Kasım 2011 Perşembe
21 Kasım 2011 Pazartesi
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Haberleri sitene ekle
Haberleri sitene ekle
Diğer Sitelerİnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2011 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98
Yükleniyor...