“Türkiye’nin 26. Genelkurmay Başkanı”nın tutuklanmasının Türkiye’de haber olması, bu kadar tartışılması normaldir.
Anormal olan ise…
Başbakan asmış bir ülkede genelkurmay başkanının tutuklanmasına şaşmak.
Yoksa asıl buna mı şaşmalı?
Bu ülkede Başbakan asılır da, hapise de atılır.
Ama iş subaya gelince, hele bu subay Genelkurmay Başkanı olunca “DUR”!
Buna alışkın değiliz, değildik!
Öğrencisine dayak atan öğretmenin, hastasına yanlış teşhiste bulunan doktorun yargı önüne çıkarılması ne kadar normalse bir askerin de hakim karşısına çıkarılması o kadar normaldir, normal olmalıdır.
Gelelim yargılamaya…
İlker Başbuğ Yüce Divan’da yargılanmalıdır” diyenlerle “Ne yücesi ne yüce olmayanı! Bir Genelkurmay Başkanı yargılanabiliri miymiş?” diyenler arasında bir polemiktir gidiyor.
Sayın Başbuğ’un parmak sallayarak “Kağıt parçası, boru bu boru” nevinden açıklamalar yaptığı günlerdede de konu üstüne yazılar yazmıştım.
O günde bu günde aynı soruyu soruyorum: İddialar doğru mu?
Bu soruya kim cevap verecek?
Sayın Başbuğ’un yakınları mı, onu sevenler mi kendisinden hoşlanmayanlar mı?
Hiçbiri!
Yargı karar verecek.
Bazı zihinler “Yandaş yargı…” diye başlayan cümleler kurabilir.
Peki!
Ne yapacağız o halde?
Kim karar verecek?
Savcılar çalışacak, iddialarını ortaya koyacak, suç isnat edilenler de bunun aksini ispat edecek.
Yargılama ağır, tutuklama süreleri uzun…
Buna hep birlikte itiraz edelim.
Edelim de…
Bırakalım bir yandan süreç işlesin yargıçlar işini yapsın.
Yapacak başka bir şey yok.
Bir gecede darbe yapacak tutukluları salıverecek değil(sin)iz ya!
https://twitter.com/veyisates
https://facebook.com/veyisates