25 Mayıs 2012
  • İstanbul
    21°C

     
  • Ankara
    22°C

     
  • İzmir
    22°C

     
Piyasalar
  • IMKB54.885
  • Euro2,3165
  • Dolar1,8425
  • Altın617,81

Böbrek nakli nasıl yapılıyor?

07 Şubat 2012 Salı

Üniversitemiz İstanbul Araştırma ve Uygulama Merkezi Hastanesi’nde, 7 Temmuz 2010 tarihinde nakil ruhsatı alınmasından sonra, 8 Ekim 2010 tarihinde, akrabalar arası böbrek nakli ile başlayan böbrek nakli programı o tarihten buyana kesintisiz olarak devam etmektedir. Başkent Üniversitesi İstanbul Hastanesi Organ Nakil Merkezi’mizde, tecrübeli bir cerrahi ekip ve konusunda uzmanlaşmış kadro ile ileri teknolojik donanım kullanılarak böbrek nakilleri gerçekleştirilmektedir.

Başkent Üniversitesi İstanbul Araştırma ve Uygulama Merkezi Hastanesi bir vakıf üniversitesi hastanesi olarak İstanbul Anadolu yakasında hizmet vermekte olup hastanemize sağlık güvencesi ile böbrek nakli için başvuran SGK hastalarına (SSK, Emekli Sandığı, Bağ-kur) hem alıcının hem de vericinin nakil hazırlık aşamasından, nakil sırasında ve sonrasında gerekecek tedavileri de kapsayacak şekilde herhangi bir ek ücret talep edilmemektedir.

Hastanemizin sahip olduğu gelişmiş teknolojiye ilave olarak doktor ekibimizle birlikte, ameliyathane, yoğun bakım ve serviste çalışan hemşire ve sağlık personeli ekibinin deneyimi sayesinde organ nakli ameliyatları organ nakli merkezimizde yerleşmiş protokollerle rutin olarak yapılan bir ameliyat haline gelmiştir.

Diğer branşlarda olduğu gibi tıbbın en önemli konularından biri olan organ naklinde de değerli hastalarımıza en iyi hizmeti vermek temel anlayışımızdır.

 BÖBREKLERİMİZİN GÖREVLERİ VE YAPISI

Böbreğin başlıca görevleri vücut su, tuz, kalsiyum dengesinin sağlanması, idrar aracılığı ile zararlı maddelerin ve ilaçların vücuttan atılması ve hormon, şeker metabolizmasına olan katkılarıdır. Böbrek yetmezliği ani (akut) veya sinsi (kronik) seyirli olmak üzere iki şekilde gelişebilir. Böbrek yetmezliği geliştiğinde diyaliz ve böbrek nakli gibi iki farklı tedavi yöntemi bulunmaktadır.

Böbrek hastası böbrek nakline neden ihtiyaç duyar?

Böbrek yetmezliği olan kişi hayatta kalabilmesi için kanındaki zehirli maddelerden kurtulması gerekmektedir. Bu amaçla kişiye ya diyaliz ya da böbrek nakli yapılmalıdır. Diyaliz iki şekilde yapılmaktadır. Hemodiyaliz yani hastanın bir makineye haftada 3 kez en az 4-5 saat süre ile bağlanarak bu zehirli maddelerden temizlenmesi yada periton diyalizi denilen karından su verip almaya bağlı yapılan ve her gün uygulanması gereken diyaliz yöntemleridir.

Her iki diyaliz yönteminde de kişi sosyal yaşamından, işinden, gücünden olur ve tamamen bağımlı olarak yaşamaya başlar bu kişi kendisi ve toplum için üretici halden çıkıp tamamen tüketici bir duruma bürünür. Ülkemizde ne yazık ki böbrek naklinin hayat kurtarıcı bir tedavi yöntemi olduğunu bilmeyen diyaliz hastaları mevcuttur. Bu sorunları aşmada devletin yanında diyaliz hastalarına ve medyaya görev düşmektedir. Hastalar organ nakli merkezlerine başvurarak bekleme listelerine girmeli eğer canlı vericileri varsa organ nakli için gerekli işlemleri yaptırmalıdırlar.

Diyalize giren ve böbrek nakli uygulanan hastaları yaşamda neler beklemektedir?

Bir kere en önemli hadise yaşam süresidir. Böbrek yetmezliği olan ve diyalize giren bir kişinin yaşam süresi böbrek nakli yapılan kişiye göre oldukça kısadır. Yeni diyalize başlamış bir hastanın 5 yıl sonra hayatta kalma şansı %30 civarında iken böbrek nakli yapılan kişide bu oran %80-90 civarındadır.

Yaşam süresi açısından bu inanılmaz fark bütün Dünya’yı organ nakline yöneltmiş durumdadır. Fark sadece yaşam süresi ile sınırlı kalmamakta kişinin yaşam kalitesini de belirlemektedir. Diyaliz hastası iş göremez ve sosyal yaşamında çöküntüye uğrar buna karşın böbrek nakli yapılan kişi eski sağlığına hızla kavuşur ve işine, yarıda kalan sosyal yaşamına geri dönüp kendi ve toplum için üretici hale geçer.

BÖBREK NAKLİ HAZIRLIĞI

Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de T.C. Sağlık Bakanlığı böbrek yetersizliği tanısı konan her hastanın tedavisi planlanırken ilk aşamada böbrek nakli konusunda bilgilendirilmesini ve her diyaliz hastasının eğer uygun sağlık koşullarını sağlıyor ise bir organ nakli merkezinde kaydının bulunmasını gerekli görmektedir.

Böbrek nakli hazırlık polikliniğimize ilk kez başvurduğunuzda, sizi güler yüzlü ve profesyonel sağlık ekibimiz karşılayacaktır. Muayeneniz sonrasında gerekli kan tetkikleri ile radyolojik tetkikler istenecek ve birçok bölümde kısa sürede kontrolleriniz gerçekleştirilecektir.

Size böbrek vermek isteyen bir akrabanız var ise canlıdan böbrek nakli, böyle bir şansınız yok ise kadavra böbrek nakli için cerrahi ekibimiz, nefroloji uzman doktorlarımız tarafından değerlendirileceksiniz. Organ Nakli Koordinatörü ve uzman ekibimiz tarafından böbrek nakli hakkında ayrıntılı bilgilendirmeniz yapılacaktır. Kadavra böbreği bekleme listesine kabulünüz sonrasında düzenli aralıklarla (6 ayda bir) kontrollere gelmeniz önerilecektir.

Hastanemize sağlık güvencesi ile böbrek nakli için başvuran SGK hastalarına (SSK, Emekli Sandığı, Bağ-kur) hem alıcının hem de vericinin nakil hazırlık aşamasından, nakil sırasında ve sonrasında gerekecek tedavileri de kapsayacak şekilde herhangi bir ek ücret talep edilmeyecektir.

BÖBREK NAKLİ AMELİYAT TEKNİĞİ NEDİR?

Çalışmayan kendi böbrekleriniz genellikle çıkarılması için özel bir neden yok ise vücudunuzda bırakılır. Ameliyat sırasında nakledilen sağlıklı böbrek, batında kasığın hemen üzerine, sağ veya sol tarafa yerleştirilir. Bu böbreğin atardamarı karın alt kısmında bulunan büyük bir atardamara, toplardamarı da yine karnın bu kısmında bulunan büyük bir toplardamara birleştirilir. İdrar borusu ise idrar torbasına (mesane) bağlanır. Gelişen ameliyat teknikleri ile tecrübeli cerrahi ekibimizin gerçekleştireceği ameliyat genelde 3-4 saat sürecektir.

Böbrek nakli başarı ile uygulanan bir operasyonmudur.?

Evet. Tıpda meydana gelen ilerlemeler sonucunda organ ve doku nakilleri günümüzde başarı ile uygulanmaktadır. Böbrek nakli en sık ve uzun süreden buyana başarı ile uygulanan bir nakildir. Oragn bağışı ile listelerde bekleyen hastalara yeni bir yaşam hediye edilebilir.

AMELİYAT SONRASI SÜREÇ NASILDIR?

Ameliyattan sonra hastanede kalma süresi her şeyin normal geliştiği ve sürdüğü koşullarda, ortalama 1-2 hafta kadardır. Bu sırada hastanın sağlığının takibi ve hastanın konforu için en uygun koşullar sağlanmıştır (Odalarımızda hastaya özel monitör sistemi, kişisel hijyen ve bakım için en iyi koşullar ve hastanın konforu için özel koşullar sağlanmıştır)

Ameliyat başarı ile sonuçlandığında uzman doktorlarımız tarafından önerilen ömür boyu sürecek ilaç tedavileri ile, sürekli düzenli aralıklarla yapılacak kontrolleriniz sayesinde sağlıklı bir yaşam süre bilmeniz için ekibimiz yanınızda yer alacaktır. Aynı şekilde böbrek vericisi olan kişilerin belirli aralıklarla takipleri böbrek nakli ekibi tarafından gerçekleştirilecektir.

Böbrek nakli için gerekli olan böbrek nereden temin edilmektedir?

Böbrek akli için gerekli organ beyin ölümü olmuş ve organ bağışında bulunan kişilerden veya canlı akrabalardan temin edilmektedir. Akrabalar arası canlıdan böbrek nakilleri en sık uygulanan organ nakli yöntemidir. Canlıdan böbrek nakli kan bağı bulunan akrabalar ya da eşler arasında yapılmaktadır. Medyada yapılan yayınlar sayesinde birçok kişi organ nakli ve organ bağışı için merkezlere başvurmaktadırlar.

Akrabalar arası canlıdan böbrek nakillerinde böbrek vericisi olmak için neler yapılmalıdır?

İlk yapılması gereken gönülden bu işe inanmaktır. Gönül rızası olmadan bir kişinin organını akrabası dahi olsa başka bir kişiye bağışlaması uygun değildir. Bağış yapmak isteyen kişi bunun ardından akrabalık derecesini gösteren belgeyi nüfus idaresinden almak zorundadır.

Gönülden rızası olan bir kişide canlıdan böbrek nakli vericisi olabilmesi için arar özellikler nelerdir?

Hastanın ve yakının kan gruplarına bakılması gerekir. Son yıllarda kan grubu engel olmamakla birlikte farklı kan grubundan böbrek nakli zahmetli ve pahalı bir tedavi yöntemidir. Buna ilave olarak böbrek vericisi olmak isteyen kişinin tamamen sağlıklı olması gerekmektedir. Kişinin sağlıklı olduğunu beyan etmesi yeterli değildir. Doktor olarak bizim bunu belgelememiz gerekmektedir. Bu amaçla böbrek vericisi çok ayrıntılı tıbbi testlere tabii tutularak her yönden araştırılır. Eğer doktor olarak bizleri rahatsız eden vericinin sağlığı ile ilgili en ufak bir sorun olması halinde kişinin böbreğini bağışlamasına izin verilmez.

Akrabasına böbrek veren kişide ameliyat sonrası kısa ve uzun vadede herhangi bir tıbbi problem görülür mü?

Canlıdan böbrek nakilleri 1954 yılından buyana başarı ile uygulanmaktadır. O tarihten buyana yapılan birçok çalışmada bu sorunun cevabı aranmış ve varılan sonuç akrabalar arası böbrek nakillerinde kısa ve uzun vadede böbreğini bağışlayan kişide ciddi herhangi bir probleme rastlanılmamıştır. Ancak biz böbrek vericisi olan kişileri yıllık olarak ünitemizde muayene ve tetkiklerini yaparak bu kişileri daimi olarak gözlem altında tutmaktayız.

Böbreğini bağışlayan kişi hastanede ne kadar süre kalmakta ve işine ne zaman dönebilmektedir?

Hastanede kalış süresi 2-3 gün civarında olup 15-20 gün içerisinde iş başı yapabilirler. Ev hanımlarının yaklaşık 6-8 hafta boyunca ev işleri esnasında ağır yük kaldırmamalarına özen göstermelerini istiyoruz. Benzer şekilde spor aktivitesi olarak ilk 6-8 hafta boyunca hafif egzersizleri önermekteyiz. Ağır fiziki iş yükü olan kişilerde ameliyat sonrası iş başı süresi işin cinsine göre 1 aya kadar uzamaktadır.

Canlıdan böbrek naklinde böbrek vericisi için bir yaş sınırı varmı?

Evet. 18 yaş alt sınır olarak tespit edilmiştir. Ancak sağlıklı ve gönüllü olan her 18 yaşını tamamlamış kişilerin verici olabilmesini belirleyen bir takım sosyal durumlarında verici için uygun olması gerekmektedir. Üst sınır genelde 65 yaş olarak belirlenmiş olmakla birlikte vericinin genel sağlık durumu ve yapılan tıbbi testlerin uygun olması halinde bu sınır çok daha yukarılara 70-75 yaşa kadar çekilebilir.

Böbrek vericisi olmaya karar vermiş olan bir bayanın böbreğini bağışladıktan sonra gebe kalmasında engel bir hal varmıdır?

Hayır yoktur. Böbreğini bağışlamış olan bir kişi ameliyatı takiben 1-kaç ay içerisinde hamile kalabilir. Böbrek vericisi olmak kişinin hamile kalmasına engel bir durum teşkil etmez.

Ameliyat böbrek vericisine mali yükümlülük getirir mi ?

Hayır. Ameliyatın vericiye hiçbir maliyeti yoktur.

Tek böbrekli kalmak sorun yaratır mı?

Hayır. Toplumda tek böbrekli doğan insan mevcuttur. Bu kişiler tek böbrekle yaşamlarını normal biçimde sürdürürler. Her hangi bir nedenle tek böbreği alınan kişide geride kalan diğer böbrek büyüyerek alınan böbreğin görevini de yerine getirir. Tek böbrekli kişiler hiçbir sorun yaşamadan hayatlarını sürdürebilirler.

Çapraz nakil nedir?

Bir kişi sevdiği bir yakınına böbreğini bağışlamak isteyebilir ancak böbrek alıcısı kişi ile aralarında kan uyuşmazlığı veya bağış yapmak isteyen kişinin dokularına karşı (cross-match pozitif)alıcıda reaksiyon mevcut olabilir. Kan uyuşmazlığı veya cross-match + olması durumunda bu kişiler arasında nakil yapılamaz.

Çapraz nakil yardımı ile kan uyuşmazlığı bulunan çift diğer kan uyuşmazlığı bulunan çiftle eşleştirilir ve her iki vericinin böbrekleri alıcılara nakledilir. Aşağıdaki örnek çapraz nakil hakkında fikir vermektedir. Burada iki çift böbrek alıcı ve vericisi bulunmaktadır. Birinci çift de vericinin kan grubu A olduğu için B kan grubundaki alıcıya böbreğini veremez olup çünkü kan grubu uyuşmazlığı mevcuttur.

İkinci çift ise vericinin kan grubu B alıcının iki ise A olup kan grubu uyuşmazlığı mevcuttur. Çapraz nakilde her iki böbrek vericisi kan uyumu olan her iki alıcıya böbreğini vermektedir. Birinci çiftin alıcısı ikinci çiftin vericisinden ikinci çiftin alıcısı birinci çiftin vericisinden böbrek almaktadır!!!! Böylelikle vericisi ile olan kan uyuşmazlığı sonucunda hastanın kadavra listesine yazılmasına ve kadavra böbrek beklemesine gerek kalmayacaktır.

Doku ve organ bağışı nasıl yapılır?

Akrabalar arası böbrek ercisi olamayan böbrek hastalarına organ temini ancak organ bağışı yolu ile olmaktadır. İnsanların organlarını bağışlamamaları en doğal hakkıdır ama böyle düşünen insanların, organ yetmezliği gelişince organlarını bağışlamış kişilerden organ naklini kabul etmesi dürüst bir davranış değildir.

Ülkemizde ne yazık ki bir çok kişi organ bağışının önemini organa ihtiyacı olduğunda takdir etmektedir. Bu sorunun aşılması tek başına sağlıkçıların sorunu değil toplumun bütün katmanlarını ilgilendirmektedir. Organ bağışını arttırmak amacı ile muhtarların, öğretmenlerin, camide hocaların halkı her gün bilinçlendirmeleri gerekmektedir. Organ bağışı organ bağışı yapmak isteyen kişinin yakınında bulunan bir sağlık merkezine ya da sayıları giderek artan organ bağış kampanyalarında yapılabilir.

18 yaşını dolduran kişiler hiçbir etki altında kalmadan, iki tanık huzurunda doku ve organ bağış belgesi ve organ ve doku bağış senedini doldurarak organlarını bağışlayabilir. Organ bağış senedi iki nüsha olup bir nüshası kurumda saklanır diğer nüsha ise il sağlık müdürlükleri aracılığı ile sağlık bakanlığına yollanır. Be senet sayesinde ülkedeki organ ağışının sayısı takip edilebilmektedir.

Organ bağış senedi organ mafyasının eline geçebilir mi?

Mafya böyle gönüllülük usulüne dayalı konularla ilgilenmez. Mafya gönüllü olarak organlarını para ile satan kişilerle ilgilenir.

Organ bağış kartı tek başına yeterlimidir?

Hayır. Organ bağışında bulunduğunuzu mutlak suretle aile yakınlarınız ile paylaşmanız gerekmektedir. Yakınlarınıza organ bağışının vasiyetiniz olduğunu söyleyiniz. Hiçbir doktor sadece organ bağış kartına bakarak, hasta yakınları ile konuşmadan organ nakli yapmak istemez. Organ bağış kartı yakınlarınızın bu zor anında vereceği kararı kolaylarlaştıracaktır.

Organ bağışı dini inançlara aykırımıdır?

Hayır. Diğer büyük dinler gibi, İslam dinide organ bağışını desteklemektedir ve bu konuda verilmiş fetvalar mevcuttur.

Organ bağışı yapmış olan kişiden ne zaman organlar alınır?

Kişi hayata iken serbest iradesi ile organ bağışında bulunması ve bunu yakınları ile paylaşması durumunda yakınlarında rızası alınarak kişinin beyin ölümü tanısı konulmasını ardından organları alınır.

Beyin ölümü kişinin solunumu dahil tüm beyin işlevlerini geri dönüşümsüz olarak kaybetmesi durumudur. Bu kişiler mevcut durumlarını ancak yardımcı solunum cihazları sayesinde devam ettirebilirler. Beyin ölümü tanısı konmuş bir hasta tıbben ölü olarak kabul edilir ve bu durumun değişmesi mümkün değildir. Tıbbi desteğe rağmen bu hastaların kalbi dahil diğer tüm organları 48-72 saat içerisinde çalışamaz duruma gelir.

Beyin ölümü tanısı nasıl ve kimler tarafından konulur?

Tanı kanun belirlediği uzman hekimlerin oluşturduğu bir kurul tarafından gerekli tıbbi testler yapılarak konulur. Bu kurul organ naklini gerçekleştirecek olan ekipten tamamen bağımsızdır.

Organ bağışında bulunmuş bir kişinin tıbbi bakımı etkilenir mi?

Hayır. Ancak o kişiye yapılacak tüm tedaviler uygulandıktan ve bu tedavilerin başarısız olduğu gösterildikten sonra beyin ölümün gerçekleşmesi ile organ bağışında bulunmuş olan kişinin organlarının kullanılması olasıdır.

Organ bağışında bulunulduktan sonra vazgeçilebilir mi?

Evet. Yanınızda taşıdığınız kartı yırtarak ve yakınlarınıza öldükten sonra organ bağışı yapmak istemediğinizi bildirerek vazgeçebilirsiniz.

Organ bağışında bulunan kişiden hastane masrafları alınırmı?

Bağıştan doğan masraflar hiçbir zaman bağışçı aileye yüklenmez. Hatta organ bağışında bulanan kişinin defin işlemleri organ bağışı merkezlerince özenle gerçekleştirilmektedir.

Organ bağışında bulunmuş bir kişinin beyin ölümü sonrası organlarının alınması esasında cenazenin görünüşünde herhangi bir değişiklik meydana gelirmi?

Hayır. Beyin ölümü olmuş kişiden organ alınması işlemi diğer tüm ameliyatlarda olduğu gibi çok dikkatli bir biçimde yapılması gerekmektedir. Bu işlemin gerçekleştirilmesi sırasında ölünün vücudu kesinlikle bütünlüğünü korumaktadır. Bu ameliyat oldukça teknik bir ameliyat olup bu işlem ülkemizde ancak 30-40 kadar cerrah tarafından geçekleştirilebilmektedir.

Böbrek bekleme listesindeki hastaların sosyoekonomik durumu listedeki bulundukları sırayı belirler mi?

Hayır. Kişinin sosyoekomik durumu listedeki durumunu kesinlikle belirleyemez. Zengin veya güç sahibi olmanın bu sıra üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Kadavra sırasına yazılan bir hasta Ulusal bekleme listesine kayıt olmuş demektir. Ulusal organ paylaşım sisteminde bağışlanan organın dağılımı kan grubu ve doku uyuşması gibi tıbbi kriterlerin yanında listede bekleme süresi, hastalığın şiddeti gibi bir takım kriterlere uygun bir şekilde yapılmak zorundadır aksi takdirde bu koşullara uymadan geçekleştirilecek bir naklinin başarılı olması beklenemez. Sonuçta listeye giren hastalar bilmelidirler ki organ paylaşımında adeletli bir dağıtım sistemi uygulanmaktadır

Canlı akrabası olmayan kişilerin yurt dışında örneğin: İran, Pakistan, Mısır, Rusya gibi ülkelerde böbrek nakli olması uygun mudur?

Hayır. Bunun nedeni adı geçen ülkelerde uygulanan nakillerde maalesef uygun donör seçimi yapılmamakta nasıl olsa yabancı hasta deyip kişilerin canları tehlikeye atılmaktadır. Takılan organın kimden, hangi şartlarda alındığı enfeksiyon veya başka türde bir hastalık taşıyıp taşımadığı tamamen karanlıkta kalan noktalardır. Bu gibi ülkelerde ameliyat olduktan sonra çok ağır durumda hastaneye yatırdığımız birçok hasta mevcuttur ne yazık ki bu hastaların çoğu enfeksiyondan kaybedilmektedirler.

 

Bu yazı toplam 54616 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
13 Şubat 2012 Pazartesi
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Haberleri sitene ekle
Haberleri sitene ekle
Diğer Sitelerİnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2011 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98
Yükleniyor...