24 Mayıs 2012
  • İstanbul
    21°C

     
  • Ankara
    22°C

     
  • İzmir
    25°C

     
Piyasalar
  • IMKB55.734
  • Euro2,3350
  • Dolar1,8555
  • Altın615,82

Ben geldim, hoş buldum

06 Şubat 2012 Pazartesi

 

Ben geldim, hoş buldum.

 Hep düşünüp dururdum “Benim gelme amacım neydi Dünya’ya?”

Meğer yazı yazmakmış benim geliş amacım, meğer kelimelerle sevişmeyi her şeyden üstün tutarmışım, meğer cümleler kurmak en görkemli işiymiş Dünya’nın… Meğer ben kaleme kâğıda âşıkmışım…

Meğer kelimeler olmadan ne kadar da sıradanmışım…

Sonra bir gün bir köşem olmuş benim, yazmışım, yazmışım…

Düştüğüm yerde tekmeler yerken acımasızca, kelimeler sayesinde ayağa kalkmışım…

Uzun uzun cümleler kurmuş, yirmi dokuz harfin hepsiyle sırdaş olmuşum…

Her yenildiğimde, savaşı her kaybettiğimde, her sert darbenin sonrasında kelimeleri almışım koynuma…

Uyuyakalmışım…

Rüyadan uyanır gibi her seferinde sersem sersem dolaşmışım kalemimin ucunda kelimeler, neresi denk gelirse orayı karalamışım…

Kâğıda falan da ihtiyacım yokmuş benim, bazen duvarları, bazen kollarımı, bazen toprağı araç yapmışım…

Ama hep yazmışım sevdamı, hep anlatmışım…

Alkol misali kelimeler, etkisi büyük ruhuma…

Parmaklarımın ucuna geldiklerinde de yüreğimden döküldüklerinde de damarlarımdan kan olup akar, beni bambaşka biri yaparmış…

Ben üzülürsem onlar ağlarmış, sevinirsem kollarını boynuma dolarlarmış…

Kelimeler beni sevmiş ben de kelimeleri…

Ama her ilişki biraz arayı hak edermiş…

Bir ara kelimeler küsmüş bana, ben de onlara…

Ama birbirimiz için yaratılmışız aslında…

Uzun bir aradan sonra…

Yine yazacağım burada…

Yine anlatacağım sevdamı…

Sevdalarımı…

Kızgınlıklarımı, kırgınlıklarımı…

Haksızlıklara karşı duracağım yine…

Haklının yanında olacağım haliyle…

Yine ayırmayacağım birbirinden insanları…

Benim için, Ermeni’si de aynı Türk’ü de…

Benim için hep aynı Alevisi, Sünnisi, Çerkezi, Lazı…

Hiç anlamayacağım ırkçı, kafatasçı insanları…

Hep eleştireceğim bir devlet adamıyla, bir peygamberi aynı kefeye koyup örnekler veren koca koca adamları…

Hep karşısında olacağım din tacirlerinin, dini çıkarlarına alet edenlerin…

Aynı beden, aynı renk elbiseyi üzerimize oldurmaya çalışanların, özgürlüklerin önünü açmak yerine tıkayanların, insanları onlar-bunlar, bizden-sizden diye ayıranların…

Hepimizi bir gruba dâhil etmeye çalışarak, diğer grupları kabul etmememiz, onlarla çatışma halinde olmamız sağlanarak herkesi sindirmeye uğraşanların, korkuyla, baskıyla parmaklarını gözümüze doğrultarak üstümüze gelenlerin…

Hayatımıza müdahale etmeye çalışanların, ne yiyeceğimize, ne içeceğimize, ne söyleyeceğimize, ne yazacağımıza, kaç çocuk yapacağımıza, o çocukları nasıl yetiştireceğimize kadar karışanların…

Onların yandaşlarının, onların karşısında sus pus olup günün keyfini çıkaranların, aslında çocuklarının geleceğini düşünmeyenlerin, yalakalığı, adamcı olmayı, birinin karşısında çıkar uğruna eğilmeyi kendilerine nasıl yakıştırıyorlar bir türlü anlayamadıklarımın…

Atatürk’ün adını çıkarlarına alet edenlerin, Atatürk sevgisinden korkanların, onun sözlerini, ilkelerini, düşüncelerini anlamamak için direnenlerin, önyargıları yosun tutmuşların, bilimden ürkenlerin, karanlığa yürüyenlerin…

Her türlü haksızlığın…

Karşısında olacağım hep…

Kelimelerimle…

Ve bundan böyle buradayım artık…

Sizlerle…

Ben hoş buldum, yazıyı okuduktan sonra yazma sırası sizde…

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 8088 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (4) adet yorum eklenmiştir.
gmshn
06 Şubat 2012 Pazartesi 16:16
bence; öncelikle dayatma ve tavsiyeyi, fikirle ideolojiyi, iyiyle kötüyü, hayırla şerri, doğru ile yanlışı, hayatla ölümü, iyi anlamak ve aralarındaki farkı kavramak gerekir. aksi halde sapla saman birbirine karışır. insanı yanlış yere götürür. düşünen herkesin bir fikri olması gayet doğal ve normaldir. bir sözü veya fikiri sadece söyleyene göre değerlendirmek veya söyleyeni ve söylenme makamını, şartlarını dikkate almadan değerlendirmek doğru değildir. onun için bir sözü kim söylemiş, kime söylemiş, hangi makamda söylemiş, ne için söylemiş diye bakıp ona göre değerlendirmek gerekir. yoksa çok iyi niyetle ve doğru söylenen bazı şeyler, dayatma veya özgürlüklerin sınırlandırılması olarak gösterilebilir. herkes fikrini söylemekte özgürdür. biz fikrimizi söylerken temel insan haklarını kullandığımızı kabul ederken, başkası söyleyince neden dayatma veya baskı olarak algılıyoruz. bunları yazının bazı bölümlerindeki, kaç çocuk gibi, bazı göndermelere karşılık yazdım. herhalde ne demek istediğim anlaşılmıştır.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
hcrnsyn
06 Şubat 2012 Pazartesi 15:20
Hoşgeldin sabah keyfim. Özlemle beklediğimiz ve okurken ruhumuza işleyen yazılarınla tekrar buluşuyoruz.Başarılarının devamını diliyorum. her yeni birgüne senin yazılarını okuyup başlama keyfini yaşayacağım.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
bizimizmir
06 Şubat 2012 Pazartesi 14:57
Hoşgeldin. Ey! Türk Gençliği ...
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
temir
06 Şubat 2012 Pazartesi 14:05
Hoş geldin Dünyalı, ABd yanlısı arkadaş, Milliyeti reddeenlerin pirim yaptığı ülkeyiz nasılsa senda katıl bu kervana ayrı kaldığın ayıp....
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
Tüm Yorumlar
Haberleri sitene ekle
Haberleri sitene ekle
Diğer Sitelerİnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2011 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98
Yükleniyor...