YAZARLAR

Ümit SAMİMİ

Ümit SAMİMİ

umitsamimi@gmail.com @ rss Eklenme Tarihi: 20 Ağustos 2015 18:30 - Güncelleme: 28 Ekim 2015 00:42

Barış ile Aldatmak

Barış sürecine karşı olanlar vardı, destekleyenler vardı. Süreci tekrar değerlendirmek gibi bir niyetim yok ama siyasilerin konu ile ilgili söylediklerinde samimi olup olmadıkları ile ilgili bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP’li parti üyeleri defalarca çözümün mecliste olduğunu ve kendileri iktidara geldiklerinde İmralı Adası’nda herhangi bir görüşme olmadan sorunu çözeceklerini söylediler. Aynı şekilde HDP’liler de çözüm için tek adresin İmralı Adası olduğunu defalarca ifade ettiler. MHP’nin konu ile ilgili tutumu malum.

HDP’nin kendi çözüm önerisinde uzlaşabileceği tek parti Ak Parti’ydi. HDP’yi muhatap alacak bir başka siyasi lider yoktu ve hala da var gözükmüyor. Bu durumu biliyor olmasına rağmen Demirtaş Ak Parti’yi kendisine düşman ilan etti. Hem de İmralı Adası’ndan ‘Silahları bırakma çağrısı’ geldiği dönemde. Yani sürecin en olgun döneminde.

Sayın Erdoğan süreci başlatırken ‘Baldıran zehri içmeye hazırız’ dediğinde Demirtaş, ‘O zehri sana içirmeyeceğiz’ yanıtını vermişti. Daha sonra da aynı kişiye ‘Seni Başkan yaptırmayacağız’ sloganıyla seslendi ve tüm seçim çalışmalarını Erdoğan karşıtlığı üzerine kurdu. Yani çözüm sürecindeki ortağına saldırarak oy toplama planı vardı.

IŞİD, vatan evlatlarını katlettiğinde, henüz elde hiçbir veri ve delil yokken yaşananlardan devleti sorumlu tuttu. IŞID her hafta yayınladığı ve zorunlu okuttuğu dergide Erdoğan ve Hükümete hakaretler ederken, IŞİD’in Türkiye destekli olduğunu söyledi. Barış süreci devam ettiği sürece IŞİD üzerinden Kürt’lere devletin saldırdığını anlattı. Yüzlerce kişi IŞİD’e mensup olduğu gerekçesi ile tutuklanmış olmasına rağmen, Kürtlerin hassas olduğu bu konuda hemen her hafta devleti hedef gösterdi.

PKK’nın sınırdan geçişini engelleyemeyen devlete, IŞİD’in geçişini niye durdurmuyorsun, yaşananlardan sen sorumlusun dedi.

Ateşkesin bir an önce sağlanmasını istediklerini söyledi ama Diyarbakır’da ve birçok diğer bölgede özerklik ilan eden siyasi arkadaşlarına, bu ateşe kömür atmayın diyemedi.

Silahlı unsurların 2 yıl önce söz verdiği gibi sınırın dışına çıkması için bir gün bile baskı yapmadı. PKK’nın yaptığı eylemlerde yüzünü PKK’ya dönüp, “artık sana iş makinası yaktırmayacağız, artık sana asker öldürtmeyeceğiz, artık sana eylem imkânı vermeyeceğiz. Artık siyasette biz varız ve konuşarak çözemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz yok” demedi.

Ateşkesi PKK bozmasına rağmen, ilk kurşunu PKK sıkmasına rağmen masayı Erdoğan’ın devirdiğini söyledi. Oy amacı ile deviriyor diyerek insanları daha da kışkırttı. Bir çok yazar kendisine “Ateşkesin bozulmasını sağlayan eylemleri de  PKK’ya Erdoğan mı yaptırdı‘ diye sormasına rağmen cevap vermedi.

İnsanlar Demirtaş'a yaptıklarının tam tersini yapması için oy verdi aslında ve eğer yapsaydı, bugün kimse barışın önünde duramazdı.

Bugün silahların susmasını istediğini söyleyebilir Demirtaş ama buna çok az insanı inandırabilir çünkü gerçekler, karanlıkta kalmayacak kadar aydınlıktır.




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Barış ile Aldatmak yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR1 YORUM
  • may ay 10 Ekim 2015 17:23 sunuç ne ben suçlu değilim bu ne biçim yazı saadete gel.

    CEVAP YAZ 0 0
REKLAM
Ümit SAMİMİDİĞER YAZILARIÜmit SAMİMİ
TÜMÜ

AÇIK GÖRÜŞ TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro