Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dilek YARAŞ
Başbuğ’u görevden almak
07 Kasım 2009 Cumartesi
AKP, iktidara geldiğinden beri sürekli olarak ordu ile karşı karşıya getirilmeye çalışılıyor.
Üstelik, hem düşmanları hem de dostları(!) tarafından…
 
Yeminli AKP düşmanları orduyu AKP’ye karşı kışkırtmaya çalışırken, sözde dostları da hükümeti ordunun üzerine sürmeye çalışıyor.

Olan her zamanki gibi sağduyuya ve gerçeklere oluyor.

Ben de ta en başından beri, ordunun içindeki düzenbazlıkların, demokrasi ve hukuğa aykırı her türlü uygulamanın açığa çıkarılmasını, hesabının sorulmasını savunmuşumdur.

Bu ülkeyi seven, ordunun gerçek anlam ve önemini anlayan herkesin de bunu yapması gerektiğine inanıyorum.

Ülkenin en güçlü ve önemli kurumu olan TSK’nın şeffaf ve tam güvenilir olmasının hepimiz için hayati önemi var çünkü.

Yalnız bunu yaparken de son derece samimi ve iyi niyetli olmak gerekir diye düşünüyorum.

Amaç, orduyu yıpratmak, kurumlar arası nifak çıkarmak değil; hepsinin birlikte, uyum ve evrensel hak-hukuk çerçevesi içinde çalışmasını teşvik etmek olmalı.

Kampanyaya vardırılan eş zamanlı ataklarda ise sözünü ettiğim iyi niyet ve samimiyet çerçevesi içinde kalındığını düşünmekte zorlanıyor insan.

Yaratılan hava, maksadın üzüm yemek değil de bağcı dövmek olduğu izlenimi veriyor.

Orduyu iktidar partisine karşı kışkırtanları anlamak çok zor değil. Ama AKP’den yana imiş, ya da tarafsızmış gibi görünüp de iktidarı orduyla kavga noktasına getirmek istercesine manipülasyon yapanları anlamak pek de kolay değil…

Bu kesimler, hükümet ile ordunun sorunları beraberce aşmasından hiç hazetmiyorlar sanki.

Sağduyulu, kışkırtmayan söylemler ve herkesin kabul edeceği makul çözümler kesmiyor böylelerini.

Bu, hükümetin ordudaki cuntacı güçlerin şerrinden sinip de yanlışların üzerine gitmeyeceği endişesinden öte bir şey bana kalırsa.

Daha maksatlı, daha organize…

Şimdi de şu meşhur ‘’imza’’ olayından hareketle yoğun bir ‘’Org.Başbuğ görevden alınsın’’ kampanyası başlatıldı.

Üstelik henüz imza olayının kendisi tam bir açıklığa kavuşmamışken…

Mesela, Albay Cemal Temizöz’ün ve hatta Dursun Çiçek’in hâlâ görev başında bulunduğu bir ortamda Org. İlker Başbuğ’un görevden alınması için hükümete baskı yapmakta bir garabet yok mu sizce?...

Henüz hiçbir şey tam olarak anlaşılmamışken ve tartışmalar en yoğun haliyle sürüp giderken, Genelkurmay Başkanı’nın ve yakın ekibinin -hükümet zoruyla- görevden alınmasının geniş kesimlerde yaratılan ‘’Dinciler orduyu ele geçiriyor, rejimi değiştirip şeriatı getirecekler,’’ algısını pekiştireceğini ve kitlesel öfke dinamiklerini tetikleyerek cuntacı güçlerin kanına kan, canına can katacağını düşünmek çok mu zor Allah aşkına?!...

Bu haber toplam 21662 defa okunmuştur
YORUMLAR
Toplam (103) adet yorum eklenmiştir.
@sinan ertung

Çok Kurcalıyoruz
Yazara genel olarak katılıyorum.Konu o kadar çok dile düşürüldü ki;aklı başında insanlara bile yanlış adım attıracak gerilimlere neden olabilir.Ben;dış kaynaklı büyük bir senaryonun oynandığına inananlardanım.Bu konu buraya sığmaz.Diyeceğim,herkes yazdığına ve konuştuğuna dikkat etmeli.En çok ve acilen de;Türköne gibi özensiz,midesinden gelen seslere uyarak yazı yazanlar....
09 Kasım 2009 Pazartesi 10:06
Hhunterr

ahmet uçar
yazıyı bir daha oku kardeş konuyu kaçırmışsın...
08 Kasım 2009 Pazar 18:41
@atakan tan

550 de 430
vekil için dava açılmış dokunulmazlık kılıfı yargının önünde...

temiz meclis istiyoruz...

gerisi yalan suni gündem isterseler orman bakanına bağlasınlar gn kur ı...

sevselerde nefret etselerde tsk var olmak zorundadır...

saldıranlar devir dönünce tribünlerin de döndüğünü görünce şok olmasınlar şimdiden uyaralım......
08 Kasım 2009 Pazar 12:47
YAZARIN DİĞER YAZILARI