Başbakan Erdoğan, "Kimseyi zorlayamazsınız. Bu iş gönüllülük esasına dayanır. Ben aşı olmayacağım" dedi.
Bu sözler Sağlık Bakanı için tam bir şok oldu.
Zaten olayın perde arkası ile ilgili haberlerde de;
Başbakanın, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ı çağırıp, "Benim ve cumhurbaşkanının aşı olacağını söylemişsin, bu sözleri düzelt" diye sert çıktığı bilgisi var.
Bu çıkışın şok yaratmaması düşünülemez.
N'aapsın Sağlık Bakanı?
Çıkıp düzeltti.
'Sözlerinin yanlış anlaşıldığını' söyledi.
Gazetecilere yaptığı açıklamanın gazeteciler tarafından yanlış anladığını söyledi, yani.
O yanlış anlayanlardan biri de, benim.
Bir önceki Ak Parti Grup toplantısı öncesindeydi.
Sağlık Bakanı ile kuliste sohbet ediyorduk.
Başbakan ve Cumhurbaşkanının aşı olup olmayacağına ilişkin soruyu da; ben açtım üstelik.
Yani daha fazla ayrıntı alabilmek için; soruyu başka bir açıdan yineledim.
Sağlık Bakanı, yurt dışına çok gidip gelen; yabancılarla yoğun temasta bulunan kişilerin aşılanması gerektiğini belirterek; "Bu tür devlet bürokratlarının bir listesini yapıyoruz. Arkadaşlar ilisteyi hazırlıyor. Tümünü aşılayacağız. Hatta Meclis'e de bir sağlık ünitesi getirip, milletvekillerini aşılayacağız. Gazetecileri de aşılarız..." dedi.
Ve sonra sohbete devam ederken,
Başbakan ve cumhurbaşkanını çok sık dış seyahat yaptığını, yabancı muhatapları ile çok sık bir araya geldiğini, bu nedenle hem Başbakan Erdoğan'ın hem de Cumhurbaşkanı Gül'ün, aşı olacağını söyledi.
Açıkçası; normal bir açıklamaydı.
Başbakan ve Cumhurbaşkanının aşı olması anormal sayılmazdı.
Neredeyse, siyasi magazin bir haber bilgisiydi.
Yazıp, geçtik.
Ama başbakan ,"Ben aşı olmam da olmam" deyince;
Bakan Akdağ'ı azarladığına ilişkin kulis bilgiler gelince;
Akdağ'ın o gün kuliste söyledikleri, ayrı bir önem kazandı.
Ahmet Türk'ün dediği gibi;
"Başbakan kendi Sağlık Bakanına güvenmiyor" yaklaşımı da gösterilebilir.
'Başbakan aşıya güvenmiyor', diye haberler de yapılabilir.
Ama işin doğrusu;
Erdoğan'ın yaklaşımı bana göre çok doğru.
Bu konuda hiç kimse, kimseyi zorlayamaz.
Aşı olurum ya da olmam.
Kime ne?
Bakanlık ya da uzmanlar ve de doktorlar filan, en fazla tavsiyede bulunabilir. Aşı olup olmamak, kişinin kendi iradesine bırakılmalı.
Başbakan siyaseten de doğru bakıyor olaya.
Etkenlik testi yapamadığınız ve yan etkileri konusunda net ve ortak bir bilgiye sahip olamadığınız bu aşının, yarın olumsuz bir travma yaratması halinde, fatura kime kesilir dersiniz?
İnsanları aşıya zorlayan Sağlık Bakanına, aşı olsa idi Başbakan ve hükümete kesilmez mi?
Başbakan hem sağlık açısından hem siyasi açıdan, doğru bir tavır sergiledi.
Peki ama Sağlık Bakanı n'aapsın?
Tüm dünyada, son yılların en ağır ve en tehlikeli salgını olarak kabul edilen, Dünya Sağlık Örgütü'nün, 'aman haa!" diye sürekli uyarısına muhatap olan Sağlık Bakanı; her türlü önlemi almaya çalışırken,
tüm sıkıntılara karşın aşıları ülkeye getirmişken,
henüz 11 ölü varken aşılamaya bile başlamışken,
insanları teşvik etmeyecek de ne yapacak?
Başbakan gibi karizmatik bir ismi de
bu teşvik işinde kullanmasından daha doğal ne olabilir?
Ama Tüm Türkiye biliyor olsa da, Başbakana en yakın isimlerden biri olan Akdağ, Başbakanın ne kadar 'ters' olduğunu henüz fark etmemiş olabilir.
Bu yüzden 'terse yattı.'
Neyse Bakan açıklamasını düzeltti.
Sözlerinin yanlış anlaşıldığını söyledi.
O yanlış anlayanlardan biri de bendim.
Neyi yanlış anladığımı hala anlamış değilim.
Ama Akdağ'ın bu güne kadar Başbakanı yanlış anlamış olduğunu anladım.
amerika başlayalı 2 hafta oldu aşıyı uygulamaya
iktidar da artık napacağını bilemiyor türkiyede her şeye siyaset bulaştı artık
neyin doğru neyin yalan olduğunu artık anlamak çok zor!...