Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yasemin PULAT
Bostancı’nın Kadın Manavı.
02 Kasım 2009 Pazartesi

35 yaşlarında, esmer güzeli, dul ve çocuklu… Bir taraftan ayakta durmaya çalışırken, diğer taraftan bir kız çocuğu okutmakta. Bostancı’da bir apartmanın alt katında küçük bir manav dükkânı açmış, adı “Sebze ve Meyve Bahçesi.” Yeri, Şenesenevler Lisesi’nin hemen yanı.  Sokağa girdiğinizde, sizi tezgâha dizdiği sebze ve meyvelerin yanı sıra, sıcacık bir gülümsemeyle karşılıyor. Başında beresi, belinde önlüğü, ayağında botları, elinde manav eldivenleri...

Biraz sohbet ettik; eşinden ayrıldıktan sonra uzun yıllar gıda sektöründe çalışmış. Market market dolaşıp, sebze ve meyve satmış. İş hayatında dul bir kadın olmanın zorluklarını yeterince yaşamış ve sonunda bir gün bu dükkânı bulmuş. Eski perdelerden branda, kasalardan da tezgâh yapmış ve işe başlamış. Para kazandıkça daha fazla mal almış ve sonunda üstüne dükkânının ismini yazdırdığı bir tentesi de olmuş…

Hale gittiği ilk günlerde halin kapısındaki güvenlik görevlileri bile kendisini durdurup orada ne aradığını sormuş. Sonunda halin esnafı da varlığına alışmış.

Müşterileri genelde çevre sakini bayanlar. Herkes memnunmuş, ben de memnunum. Bostancı’da oturmadığım halde, haftada bir gün gidip evin bütün sebze-meyve ihtiyacını kendisinden alıyorum. Hem yarı yarıya kar ediyorum, hem de oradan aldıklarım alışveriş merkezlerinden aldıklarımdan daha kaliteli, daha taze ve daha uzun süre dayanıyor.

Şimdi hemen her gün, günün ilk saatlerinde Erenköy haline gidiyor ve müşterileri için en taze, en kaliteli sebze ve meyveleri kendi seçip, büyük bir şevkle işinin başına geçiyor. O koca koca kasaları tek başına taşıyor, yerleştiriyor, her sabah tezgah yapıp, her akşam topluyor. 

Dükkânı haftanın yedi günü açık. Ne manikür biliyor, ne kuaför ne de gece gezmeleri. Onun için varsa yoksa üniversiteye hazırlanan kızına sağlam bir gelecek hazırlayabilmek.

“Peki ya aşk?” dedim, “vakit yok” dedi.

“İyi kazanıyor musun?” diye sordum. Ne de olsa ev kirası,okul masrafları vs…

“Allah bereket versin,” dedi.

Dükkânda satılamayan malzemeleri ne yaptığını sordum; akşam dükkânı kapatırken, satılmayan malları ihtiyacı olanlar için poşetlere koyup dükkânın önündeki demirlere astığını ve sabah hepsinin alınmış olduğunu gördüğünü anlattı.

Dükkânın arka tarafında bir tüplü ocak dikkatimi çekti. Gün boyu işinin başında olmak zorunda olduğundan, kızı için akşam yemeklerini orada hazırladığını öğrendim.

Hem ayaklarının üzerinde durmaya çalışan, hem de bir kız çocuğu yetiştiren bu cesur kadının öyküsünü neden anlattığıma gelince; sizlerin de çevresinde koşullar ne olursa olsun boyun eğmeden, kendisi ve yakınları için onurlu bir hayat kurmak adına mücadele eden pek çok yiğit insan var. Onların öyküsü hepimiz için bir ilham kaynağı olabilir, güzel örnekler her yanımızda var, görmesini bilmek yeterli…

Bostancı ve çevresinde yaşayan bütün okurlarımın (özellikle kadın okurlarımın) bu sıcakkanlı, güler yüzlü kadına destek olmalarını, sebze meyve alışverişlerini eğer mümkünse ondan yapmalarını rica ediyorum.

Bu arada ormanımız için fidan bağışlarımız tamamlandı biliyorsunuz. Önümüzdeki bir hafta, on gün içinde fidan ekimlerini gerçekleştireceğiz. Bu hafta orman bölge müdürlüğüne gideceğim. Ekimin yapılacağı gün belirlenince sizlere haber verip, fidan alanların listesi ile fidan sayımızı paylaşacağım.

Çarşamba’ya kadar kendinize iyi bakın…

Bu haber toplam 7093 defa okunmuştur
YORUMLAR
Toplam (4) adet yorum eklenmiştir.
@Sümer Çıdam

Şaşırdım !!!
Gerçekten şaşırdım , bana geçen gün çok lanet davrandı , bir esnaf olarak tuhafıma gitti.İyiki bu haberi okudum....
06 Kasım 2009 Cuma 16:54
adrenal.

ama
ben k.maraştayımmm uzağım yani gerçekten alışveriş yapmak onunla tanışıp girişimcilik hakkında konuşmak isterdimm ....
03 Kasım 2009 Salı 11:30
yuturk

Rusyada görün.
Ben Rusya'da gördüm bu gibi işleri hep kadınlar yapıyor. Tramvaylarda bütün vatman ve biletçiler, manav ve nalbur gibi işleri de kadınlar yapıyor....
02 Kasım 2009 Pazartesi 11:27
YAZARIN DİĞER YAZILARI