Bu yıl Nobel ekonomi ödülü ABD’li 2 bilim insanına verildi.
Kaliforniya Üniversitesinden Bay Oliver Williamson ve Indiana Üniversitesinden Bayan Elinor Ostrom.
Bayan E. Ostrom, Nobel ekonomi ödülüne layık görülen ilk kadın oldu.
Yaşamının ve çalışmalarının büyük bir bölümünü insan topluluklarının doğa, meralar, madenler, nehirler gibi ortak malları nasıl yönettikleri üzerine harcadı.
Devlet ve özel sektör mülkiyeti olmadan, ortak kaynakların nasıl prensiplere dayalı olarak yönetilebileceği üzerine teoriler geliştirdi.
Ortak malların, doğa, maden, nehirler, ormanlar vb. oralarda yaşayanlar tarafından ilkeli bir biçimde yönetilip karar alınabilmesi üzerine çalıştı.
Her şeyi “sat –kurtul” basitliği ve sığlığına indiren, kumarhane kapitalistlerinin ve “sözde” piyasa tapınıcılarının çok da hoşuna gitmeyecek böyle bir Nobel ekonomi ödülü verilmesi oldukça önemli.
Ortak malların yönetiminin, şahsi veya devlet sahipliği yerine bizzat onları kullanan ve oralarda yaşayanlar tarafından yapılmasının önemine dikkat çekiliyor.
İşte bizim bu sütunlarda aylardır yazdığımız ve TV’lerde konuştuğumuz, 2nci nesil KİT’lerin de ilham kaynağı olabilecek bir Nobel ekonomi ödülü ile karşı karşıyayız.
2nci nesil KİT’ler
Klasik, aşırı istihdam yüküyle sermaye ve teknoloji yetersizliği çeken ve bu nedenle pazar ve rekabet gücünü yitirmiş olan, sürekli zarar üreten ve kara delik haline gelen KİT’lere benzemeyen yeni bir ekonomik model gerekiyor.
Her şeyin piyasaların insafına terk edilemeyeceği yeni bir dünya ekonomik düzeni geliyor.
Devletin de katkı ve sorumluluklarının olacağı, özel sektörle birlikte hareket edeceği yeni bir ekonomik düzene gidiyoruz.
O nedenle sosyo ekonomik bakımdan geri kalmış, işsizliğin yoğun olduğu yörelerde, kamunun sermayedarlığı ve öncülüğünde, yöre halkının katılımıyla, esnaf – ziraat – ticaret odalarının da katkısıyla, yönetimi özelleştirilmiş ortak bir ekonomik modelin istihdam ve üretime olumlu katkılar yapabileceğini düşünüyorum
Bugünkü gibi altta kalanın canının çıktığı bir vahşi kapitalizm anlayışı ve finansal cambazlıklar ve manüplasyondan ibaret bir kumarhane kapitalizmi anlayışı bu yatırımları hayata geçirmez.
Tamamıyla devlet tarafından yapılan ve yönetilen eski model bir KİT anlayışının da başarı şansı yoktur.
O nedenle Nobel ekonomi ödülünün de bizlere işaret ettiği ortak malların ve yer altı – yerüstü zenginliklerinin bizzat yöre halkı tarafından kullanılması, yönetilmesi, işlenmesi, satışı vb. için yeni bir şeyler söylenmeli, yeni bir şeyler yapılmalı!
Piyasa Ayetullahları istemeseler de bunları yapacak yeni bir demokratik irade elbette ortaya çıkacaktır.
GERÇEK ATATÜRKÇÜ DP KIRAT..paradan atamızın resmini çıkaran 15 yıl etn.yatıran chp
*paraya resmi koyan anıtkabiri inşaa eden DP
-atamıza hakateri suç sayan yasayı çıkaranDP
*selanikteki evi satın alan müze yapan DP
*atamızı cum.sonsuza kadat DP yaşatacak..
necmettin dönmez...