Tunceli’deki karakol baskını ve orada sönen genç hayatlar ile 22 Temmuz’da yapılacak seçimlerde yarışacak milletvekili aday listeleri aynı gazetelerde, haber bültenlerinde birlikte yer alıyor.
Tam anlamıyla atasözündeki durum yaşanıyor:
Koyun can derdinde, kasap et derdinde!
***
Tunceli dağlarında biten hayatlar, gençliğinin baharını bile yaşayamayan körpe insanlar…
Karakol’un bahçesinde oturmuş topluca yemek yiyorlar.
Uzaktan sesini duydukları motor gürültüsü, aşina oldukları bir aracın yaklaşmakta olduğunu gösteriyor. Zaten her gün geliyor…
Karakol günlük rutini işliyor.
Ekmek getirecek…
Bırakacak ve gidecek.
Pazartesi saat 12:45’de Tunceli’nin Pülümür ilçesine bağlı Kocatepe Jandarma Karakol’unun bahçesinden giren araç bu sefer ekmek değil “ölüm getirdiğini” hiç kimse bilmiyor. Aracın içindekiler, uzaktan ateş edecekler ve bu operasyonu planlayanlar hariç!
Aracın kapısı ölüm kusarak açılıyor.
Yemek yemeye hazırlanan askerler, kurşun yiyorlar.
Kimi orada, kimi hastaneye kaldırılırken helikopterin içinde hayatlarını kaybediyorlar. Onlarla birlikte ülke de epeyce değerini yitiriyor.
***
Teröre ihtiyacı olanlar ise kazanıyor!
Çok değil sadece bir yıl önce barışın bozulmaması için sanatçı mektupları yayınlayan gazeteler, artık yeni duruma göre pozisyon alıyorlar.
Herkes Bertolht Brecht’in “Cesaret Ana”sı haline geliyor.
Cesaret Ana geçimini savaşlarda, askerlere yiyecek içecek satarak sağladığı için savaşların bitmesinden ödü kopuyor. Küçük hayatını öyle kazanıyor.
Cesaret Ana’nın erkek çocukları sırasıyla askere alınıyor. Savaşlar sürüdükçe Cesaret Ana kazanıyor. Ama savaşlarda oğullarını bir bir kaybediyor.
Tunceli dağlarında sönen genç hayatlar, Cesaret Ana mantığını benimsemiş olanların zafer hanelerine yazılıyor.
***
Ankara’daki sandığa girmek için yapılan liste savaşlarıyla , Tunceli dağlarında tabuta konulan gençlere yaşatılan gerçek savaşlar aynı gazetelerde yer alıyor.
Bu yüksek ateş, aynı performansla uzun süre devam edemez!
O ülke hariç bütün dünya ülkeleri bu günü işçilerin anma günü hatta bir bakıma bayram günü yapabiliyor. Bizim ülkemizde de 1 Mayıs günü bir zamanlar
tatil ve bayramdı..Dikkat edin bu bayramlar ve tatiller kaldırıldan sonra ülkemiz 35 binden fazla evladını kaybetti. Çare gerçek demokrasidir. Bu üzüntüler bitecektir....