Genel geçer prensipler üzerinden konuşmak dururken,sen,muhatabını iki Türk-İslam devletinin savaşı üzerinden SINAMAYI -hangi akla hizmet- tercih ediyor ve bunda ısrarcı davranıyorsun?
Ben,orta okul tarih hocası değilim ki...
Ya da,tam tersi sen hoca ben talebe imtihan yapıyoruz da bana not mu vereceksin?
Yok,eğer derste yahut imtihanda değil de,bir konuyu konuşuyor,tartışıyorsak:
Öncelikle şunu tesbit etmekte fayda var,Konumuz Dersim Kıyımı;Otlukbeli Savaşı değil!
İkincisi,tarihe mal olmuş vak'alar,kanıtlar ve hala var ise tanıkların ifadesi üzerinden konuşulur.
Üçüncü olarak da,bütün bu tartışmalar belli bir ahlaki perspektif çerçevesinde gerçekleşir.
En azından bu hususlarda bir fikir,prensip birliği yoksa tartışma kör döğüşünden ileri gitmez.Yani verimli olmaz.Ve en başından verimsiz olacağı belli olan bir tartışmanın içinde olmak,kelime israfından ve zaman kaybından öteye geçmez.
Bir de şunu belitmekte fayda var:Ben sana hitaben yazdıklarımda "cahil"kelimesini kullanmadım;"Türkçe dilini iyi kullanmak gerekir"mealindeki sözlerimden alınıp,öyle bir vehme kapılmışsın.Yoksa birisine "cahil" demek kimsenin haddi değildir;yazdıklarım haddini aşmışsa,kusura bakma ve hakkını helal et.
Son söz:Yazının bir yerinde"karşıt görüş sarf etmeyeyimmi" -imla yanlışı sana ait-diye sormuşsun.Kim,"hayır etme" demek cüretini gösterebilir ki?
Tabi ki,karşıt ya da koşut,varsa,fikrini herkes en özgür biçimde dillendirebilmeli...
Ama.üstadım,bana cevaben yazdığın ilk yazıyı tekrar tekrar okur isen,herhangi bir "karşıt görüş" beyan etmediğini,sen de göreceksin...
Sağlıcakla!






























































