07 Şubat 2012, Salı

Piyasalar
IMKB : 60.675  
Dolar : 1,7615  
Euro : 2,3015  
Altın : 648,95  

İstanbul

 

Ankara

 
BaşlatDurdur
İNTERNETHABER

Anayasa külliyen değişecek

07 Eylül 2010 Salı

Başbakan Erdoğan Diyarbakır’da sadece Diyarbakırlılara değil, tüm Türkiye’ye çok önemli bir mesaj verdi.

Mesaj şudur...

“Bu Anayasa değişikliğiyle iş bitmiyor. 2011’de daha geniş tabanlı bir değişikliğin temellerini atıyoruz. Burada kapıyı açıyoruz. Bu adımı atacağız.”

Başbakan, Prof Ergun Özbudun ve ekibince hazırlığı yapılan yeni Anayasa Taslağının elden düşmediğini belirtiyor. Katılımcı bir çalışmadan söz ediyor.

Bu referandum ön adım...

2011’den sonra geniş tabanlı ve kapsamlı bir Anayasa hazırlanacak.

Diyarbakır’da önemli mesajlar vardı.

Örneğin, ”Ayrımcılık yapan anlayışları hep karşımıza aldık. Diyarbakırlı’nın Rizeli’den farkı yok. Bu kardeşliğimiz bozmak isteyenler var. Onlara karşı 12 eylül bir manifestosudur…” sözleri.

Erdoğan ,siyasi kararlılığını koruyan bir üslupla “yola devam” ediyor.

Bu çerçeve, yaptığı açıklamalarda mevcut.

Baraj için sözleri...

“Yüzde 10'a devam…Kişisel kanaatimi söylüyorum, bütün samimiyetimle... Barajın düşürülmesini ülkenin kalkınması noktasında doğru bulmuyorum. Avrupa'da bile bunu yapanlar pişman oldular. 'Yanlış yaptık' diyorlar. Koalisyonlarla ülke zor yönetiliyor. En iyisinde bile parti çıkarı gözetiliyor. Kişisel çıkarı bırakın, parti çıkarını gözetiyor. Berlusconi bana 'çok büyük yanlış yaptık' dedi. Geçen dönemde biz yasama ve yürütme olarak iyi çalıştık. Yasamada sorunlar çıkarıldı ama yürütmede iyi çalıştık. Yargı ise prangayı vurdu. Adeta bizi çalıştırmadı. Yüzde 10 aşağıya inerse şu Meclis'ten yasa çıkaramayız…”

Bu sözleri ile BDP ile hiçbir asgari müşterek bırakmadığını da açıklamış oluyor.

Dahası, Erdoğan, Kürt vatandaşları BDP’nin şemsiyesine mecbur etmemeğe kararlıdır.

BDP’nin “Biz Kürtlerin temsilcisiyiz” sözlerini kabul etmiyor, partisinden örnekler veriyor.

Meydan da söyledikleri şunlardı...

“Bugün huzurunuzda ne için varız? Anayasa değişikliği için. 2005’de ne dediysek onurumuzla arkasında durduk. Demokrasi özgürlük bir zihniyet değişikliği gerektirir. Bu zihniyeti değiştirmezseniz hiçbir şey değişmez. Biz bunu değiştiriyoruz. Yönetim anlayışını değiştirdik. Biz ezberleri bozarak işe başladık.

Biz bu yola çıkarken buralarda olağanüstü hal vardı, kaldırdık. Çekiç Güç’ü gönderdik. DGM’leri kaldırdık. Birçok kanunu değiştirdik. Bilgi Edinme Kanunu’nu çıkardık.

Anneler babalar çocuklarına isim koyarken bile problem oluyordu. Bunu ortadan kaldırdık. Anadilde yayın hakkını getirdik Devletin televizyonu yarım saat Kürtçe yayın yapıyordu. Devletin bir kanalını 24 saat yayın yapar hale getirdik. Cezaevlerinde anneler oğullarıyla, kızlarıyla anadillerinde konuşamıyordu. Suça itilen çocukların cezaevinden çıkması için yasa çıkardık. Köye dönüşü sağladık.”

Başbakan’ın Kürt vatandaşlar arasında önemli bir kabulü mevcut.

Bu teveccüh, BDP’ye gösterilenden fazla...

Bu yazı toplam 138672 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (23) adet yorum eklenmiştir.
portreci.net
08 Eylül 2010 Çarşamba 10:58
sanki anayasa daha önce hiiiiç değişmedi ancak 20 yaş altı inanır size sayın başbakan.daha önce anayasa yüzlerce kez değişti zaten siz sadece yargıya el attınız o kadar.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
kuger
08 Eylül 2010 Çarşamba 02:44
Değerli Yorumcumuz, Her görüşe eşit mesafede durmakla birlikte; hakaret,küfür,aşağılama vb.içeren,toplumsal hassasiyetleri zedeleyici nitelikteki ve büyük harfler ile yazılan yorumları yayınlayamıyoruz.Kriterlere uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler,ilginize teşekkür ederiz. Saygılarımızla.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
yavuz_selcuk
07 Eylül 2010 Salı 19:06
GÜLEN HAREKATI REFERANDUM İÇİN GELİYOR Afganistan’daki Türk okullarında görev yapan öğretmenlerle, bu ülkedeki işadamlarından oluşan yaklaşık 60 kişilik grup, referandumda oy kullanmak için dün 5 saat uçuşla 3 bin 600 kilometre yol kat ederek İstanbul’a geldi.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
yavuz_selcuk
07 Eylül 2010 Salı 18:56
Ünlü yönetmen Sinan Çetin, referandumda ‘evet’ oyu kullanacağını açıkladı. Çünkü bunun darbelere son vereceğine inanıyor. Anayasa paketine ‘Hayır’ demek için hiçbir gerekçe olmadığı düşüncesinde. Çetin, çevresindeki ‘hayır’ demeyi düşünen aydınların hiçbirinden gerekçeleri konusunda tatmin edici cevap alamamış. “Bu korkunç bir ideolojik cehennemdir.” diyor.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
tuna_Turk
07 Eylül 2010 Salı 18:38
Ramiz Ongun Referandumda ‘Evet’ Diyor
lkü Ocakları’nın Kurucu Genel Başkanı Ramiz Ongun, 12 Eylül’de yapılacak referandumda ‘evet’ oyu kullanacağını açıkladı. Ongun, “Rahmetli Türkeş’in karşı çıktığı anayasaya bizim Daltonlar niye sahip çıkıyor, ayıp değil mi?” dedi.

Anayasa değişikliğine ilişkin görüşlerini kamuoyu ile paylaşan Ongun, Türkeş ile 17 yaşında Adana Türk Ocakları’nda tanıştığını belirtti.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra yurt dışına gittiğini anlatan Ongun, 7,5 sene sonra ülkeye döndüğünü aktardı.

12 Eylül 1980 ihtilalini müteakip MHP ve yan kuruluşlar hakkında açılan davadan yargılandığını ve beraat ettiğini dile getiren Ongun, “Önce askeri mahkeme, sonra da güvenlik mahkemesi 2,5 sene devam etti.

Doğru dürüst bilgi varmış gibi yargılandık. Birinde idam isteniyor, birinde mahkeme, dedi ki ne için idam isteniyor, organize yapma zaten görevi.” şeklinde konuştu.

İhtilalden bir yıl önce bin bir türlü provokasyon ve kışkırtma yapıldığını vurgulayan Ongun, bu milletin anayasa değişikliği istediğini ifade etti.

Kendilerinin o zaman eğitim grubu olarak Sadi Bey’e destek verdiklerini anlatan Ongun, “Muhsin Yazıcıoğlu, beraber olalım dedi o arada.

Sonra kopukluk oldu, seçimlerden önce de yeni bir oluşumla, yeni bir destekle yapılandılar zaten. Yazıcıoğlu’nun ölümünden çok büyük üzüntüm var, huzursuzum.

Kazaya, kadere inanıyoruz, ama ölümü doğal bir olay gibi görünmüyor.” diye konuştu.

Referandumda kesin olarak evet oyu kullanacağını vurgulayan Ongun, siyasetin dar bir sokağına insanları sıkıştırmanın anlamı olmadığını belirtti.

Türkiye’nin önemli bir meselesini siyasi parti kavgasına alet etmenin anlamı bulunmadığının altını çizen Ongun, şöyle devam etti: “Daha evvel anayasa değişmedi mi bölük pörçük de olsa.

Sayın Bahçeli de övünüyordu, herkes övünüyordu. Siz değiştirince makbul, başkası değiştirince kötü öyle mi? En çok sıkıntı çektiğimiz maddeler değiştiriliyor.

Karşı olduğumuz bir şey yok, savunduğumuz şeyler var. Rahmetli Türkeş’in karşı çıktığı anayasaya bizim Daltonlar niye sahip çıkıyor, ayıp değil mi? Nasıl bir çelişkidir bu?

Sonra da mezarına gidip timsah gözyaşları dökmek çok çirkin iki yüzlülük. 11 yıl hapis yatmış insanlara hakaret ediyor. Buna hakkı yok.

Şehitlere sahip çık, gazilere hakaret et. Ne vicdansızlıktır, Devlet Bey’e yakışır mı? Çok ciddi bir çelişki, taban da bunu görüyor.

Türkeş’ten bu yana ne değişti de karşı olduğumuz anayasayı sıkıca savunuyoruz. Anayasa değiştirmek karamanlık olacak, üstelik de istediğimiz maddeler değişiyor.”

“HAYIR ÇIKARSA TÜRKİYE NE KAZANACAK?”

MHP Genel Başkanı olması halinde işi bu noktaya getirmeyeceğini dile getiren Ongun, en başında mutabakatla Meclis’in değiştirmesi için uğraşacağını ve Türkiye’ye yakışanın da bu olduğunu kaydetti.

“Hayır, çıktı, AK Parti gitti diyelim. Türkiye ne kazanacak?” diye soran Ongun, “Hani Türkiye’yi yönetecek bir alternatif var mı? Türk milleti yerine koyacağını bulmadan mevcudunu göndermez.

Türkiye’yi yönetme iddiasında bir kabiliyeti olan alternatif varsa AK Parti gitsin, ama ‘ne olursa olsun bunlar gitsin’ demek vatanseverin vicdanına uygun değildir.

Bu kadar vicdanı da baskı altına almak Türk’e de Müslüman’a da yakışmaz. Bizim milletimiz aklıyla karar verir.” diye konuştu.

Başbakan ile Ankara’dan Tarsus’a giderek iftar yaptıklarını anlatan Ongun, bölge insanıyla iftar yapıp sohbet ettiklerini ifade etti.

Başbakan ile ne siyaset ne de parti konuşmadıklarını vurgulayan Ongun, “Doğrusu büyük bir nezaketle gayet samimi bir şekilde karşılandık.

İftarı yemeden önce de evet diye düşünüyorduk zaten. 12 Eylül’de bu anayasaya karşı çıkıp da bugün savunacak halimiz yoktu.

Orada birisi Devlet Bey’in üslubu sert deyince ben de Devlet Bey çelebidir, efendidir, ama yazılı bir metin görünce Allah yarattı demiyor, kırmızı görmüş boğa gibi saldırıyor, ne yazıyorsa noktasına, virgülüne kadar okuyor dedim.” şeklinde konuştu.
CEVAPLA
YORUMUN DEVAMI
Tüm Yorumlar
09 Haziran 2011 Perşembe
08 Haziran 2011 Çarşamba
03 Haziran 2011 Cuma
GeriYukarı
Yükleniyor...
× Facebook'ta -