YAZARLAR

Mustafa Sabri Beşer

Mustafa Sabri Beşer

msbeser@gmail.com @msbeser rss Eklenme Tarihi: 03 Aralık 2018 07:30 - Güncelleme: 03 Aralık 2018 07:30

AK Parti’yi bekleyen Zecir Tokadı…

Yazıya başlamadan hemen uyarayım bu yazı siyasi bir yazı değildir. Zira beni bilenler siyaset merkezli bir derdimin olmadığını ve bu minvalde de yazılar kaleme almamaya gayret ettiğimi iyi bilirler.

Sorunların söylenmediği ya da elzem olarak değerlendirilmediği düşüncesi ile yazılarımı kaleme almaya çalışıyorum.

Felaket tellallığı yapmadan, hayatiyet arz eden cümlelerle yazmaya özen gösteriyorum.

Bu girizgahtan sonra yazının okunmuş olması daha fazla makes bulacaktır.

Hani bir söz vardır “İnsanın insana yaptığını başkası yapamaz” diye…

Aynen bu misal AK Parti’nin AK Parti’ye yaptığını başka bir şey yapamaz…

Gerek devlete gerek millete gerekse de AK Parti’ye yapılan saldırılar karşısında “dış güçleri” veya dış güçler güdümündeki “iç düşmanları” suçlarız. Doğrudur aslında. Devlet ve millet düşmanı dış güçler hiçbir zaman boş durmuyorlar.

Bazen direk cepheden bazen de içimizdeki işbirlikçileri vasıtasıyla sürekli olarak teyakkuz halindeler.

Ancak ne gam…

Dış güçler istedikleri cepheden, istedikleri silahla, istedikleri işbirlikçileri ile saldırsınlar asla netice alamayacaklar, alamıyorlar da. Devletimiz de milletimiz de iktidardaki AK Parti de tüm bu saldırıları kaldıracak güçtedir.    

Ancak bazen öyle çıkışlar oluyor ki telafisi imkânsız yaralar açıyor gibi. En üzücü olanı da bu çıkışların devleti, milleti korumakla görevli insanlardan geliyor oluşu…

Yeni Aile Bakanımızın yaptığı bazı çıkışlar aynen bu minvalde. Bakan Hanımefendinin daha geçtiğimiz ay nikahsız ve gayri meşru ilişki yaşayan bir bayana cansiperane sahip çıkmasının şokunu atlatamamışken bu sefer daha vahim bir çıkışı ile muhatabız.

Bu çıkış hem aile yapımıza hem de AK Parti’nin kuruluşundan itibaren duruş kriterlerine zeval verdiği kanısındayım.

Dikkat edelim efendim “Şiddet söz konusu olduğunda delile bakılmaksızın kadının beyanı esas sayılacakmış.” Neresinden baksan, neresinden tutsan lime lime dökülen, aile yapısına zarar verebilecek mahiyette bir açıklama…

Her şeyden önce dindar kimliği ile bir iktidardan ve yine “dindar” bir bakandan beklenmeyen bir açıklama. Ya da beklenmemesi gereken bir açıklama.

Yüce Yaratıcı bir karara varmak için 2 şahit göstermeyi esas tutarken ve 2 kadının şahitliğini bir şahitlik olarak kabul ederken nasıl oluyor da delilsiz şahitsiz bir kişinin beyanı ceza vermek için esas alınabilir?

Bu her şeyden önce (haşa) Allah’ın koyduğu bir kanunu beğenmemek, O’nu (haşa) iş bilmemekle, haksızlık yaptığını iddia etmekle aynı şey değil midir?

Nasıl oluyor da Allah’a, Kur’an’a, Peygambere karşı bir kanun, kural, söz söylenebiliyor?

Zaten uzun zamandır politize olmuş Müslümanlar İslam refleksi perspektifinde dengesini kaybetmiş durumda. Bu beyan dengede duramayan seküler müslümanlar için kantarın topuzunu öyle bir kaçırır ki korkarım terazi kolay kolay dengeye gelmez.

Bu beyanın yanlışlığından belki de çabucak geri dönülecek. Lakin söylemeye çalıştığım şey genel olarak yaradan ile münasebet sorunu yaşayan Müslümanların dengeden uzaklaşmış olmaları ve tepkisizliği neticesinde dış güçlerin ve içerideki yardakçılarının yıllardır yapamadığını yapacak kadar, hatta daha fazlasına zemin hazırlayacak kadar etkili olmaz mı?

Eğer bu ve benzeri yanlışlardan bir an önce dönülmezse kendisine muhalefet eden, kendi kanunları hilafında söz söylenilen “Gerçek Kanun Koyucu”nun bunun cezasının kesilmesini millete bırakmayacağı aşikâr. 

Ki bunun adına "şefkat tokadının" bir merhale üstü “Zecir Tokadı” deniyor. Geldiği zaman ortada ne dava kalır ne de parti…

Yukarıda anlatmaya çalıştıklarım işin farklı bir yönü. Ama aslında en önemli yönü. Diğer yönü ise aileye bakan tarafı…

Maazallah, bakanın sözüne istinaden eşini şikâyet etmeye yeltenecek olanlar sonu daha vahim bir şekilde bitecek bir maceranın içinde bulacaklar kendini.

İşte o zaman toplum olarak yandığımız gündür.

İnşallah aileyi bir araya getiren fertlerden birisi olan kadınlarımız bu dolduruşa gelmezler…

SOSYAL MEDYA TAKİP 

twitter.com/msbeser

facebook.com/msbeser
instagram.com/msbeser



PAYLAŞ tw fb

YORUM YAZIN AK Parti’yi bekleyen Zecir Tokadı… yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR10 YORUM
  • Misafir 05 Aralık 2018 16:52 Şahitlikle ilgili ayet-i kerimenin meali şöyledir. "Erkeklerinizden iki şahit tutun. Eğer iki erkek bulunmazsa şahitlerden razı olacağınız bir erkek; biri unuttuğunda, şaşırdığında diğeri ona hatırlatacak iki kadın olabilir..."(Bakara, 2/282) Fakat erkeklerin vakıf olamayacağı, bekaretin tespiti, doğum anında anne ve çocukla ilgili vuku bulacak hallerde, süt kardeşliğinin tespiti gibi meselelerde tek kadının şahitliği de kafi gelmektedir. Hatta, Hz. Ömer boşanma hadisesinde bile bir kadının şahitliğini kâfi görmüştür. Çünkü şahitlikte asıl mesele hakkın zayi olmaması, adalete gölge düşürülmemesi, hakkın tecelli etmesidir.

    CEVAP YAZ 0 0
REKLAM
Mustafa Sabri BeşerDİĞER YAZILARIMustafa Sabri Beşer
TÜMÜ

GÜNCEL YAZILAR TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2019 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro