YAZARLAR

Göktan AY

Göktan AY

goktanay57@gmail.com @ rss Eklenme Tarihi: 22 Şubat 2018 06:57 - Güncelleme: 22 Şubat 2018 07:19

AK Parti; Y.Doç.'lik tasarısı görüşmelerinde, her teklife neden “hayır” diyor?!

Y.Doç.liği sözde kaldıran, özde kaldırmayan tasarının görüşmelerine TBMM’de devam edildi. Mevcut Y.Doç.lerin yıllara ve dosyalarına göre yükselmelerinin yolu hala konuşulmadı. CHP MV M.Akaydın’ın yabancı dil puanının yükseltilmesi önerisi için kendisini tebrik ediyoruz!..

Y.Doç.’lik Tasarısı, 1.Bölüm. Maddeler üzerine görüşmeler (21.02.2018)

Soru-Cevaplara Bakan İ.Yılmaz’ın verdiği cevaplar;

“Y.Doç. sayısı 35.995 tir. Eserden geçenlere Doç. unvanı verilecektir. Eserden geçip, sözlü sınavda kalanlara yeni bir hak verilmeyecektir. Öğr. Gör. sınıfında olanların sayısı 7080 dir.Bizde Dr.Öğr.Üyesi’ne 108 TL yerine, 1500 TL vermek isterdik, ama MEB bütçesi artarsa, ülkemiz daha refah olursa elbette…Birçok Prof.; Y.Doçleri yükseltmeyin, “kalite düşer” diyorlar.”  (AY: SANKİ KENDİLERİ KİTAPLAR YAYINLAMIŞ, ESERLER ORTAYA KOYMUŞ, İCATLAR YAPMIŞ, ÜLKEYİ İLERİ GÖTÜRMÜŞ, PATENT ALMIŞLAR V.B. GİBİ…DEMEK Kİ, ONLAR KAZANDI?!..YAZIK!..) Ve, Bakanın; “Y.Doç.ler bu tasarıdan ve yeni unvandan  memnun” sözüne katılmak  mümkün değil!...

İLK SÖZ: AK Parti, hiç önerge vermiyor, statükoyu/komisyonu korudu. Çok ümit bağlanan, konuya müdahale edeceği beklenen Cumhurbaşkanımızdan henüz ses gelmedi, mevcut Y.Doç.ler ortada kaldı. Cuma’ya kadar, yine de Allah’tan ümit kesilmez diyoruz. HDP, beklenenin ötesinde ve olumlu/çalışılmış tekliflerle öne çıktı. MHP de iyiydi, ama konuşmacıları konuyu dağıttı. CHP; her konuda önerge vererek, değişimde ve düzeltmede yapıcı oldular...

Notlar…

1/ Konuşmacılar, üniversite sayısında anlaşamadılar. Biz 193 biliyoruz ama, onlar: 183-184-185 dediler. Ayrıca, 19.30’dan sonraki oturumda Hükümet adına koltukta oturan  ve “Katılmıyoruz” diye bağırarak, dişlerini göstererek sırıtan,  bıyıklı bürokratın kim olduğu merak edildi!...

2/ Muhalefetin verdiği bazı olumlu teklifler kabul edilmedi… Örnek 1:

Madde3: “Kurul bünyesinde Yönetim Kurulu kurulur. Yönetim Kurulu, Üniversiteler arası Kurul Başkanı ile fen-mühendislik, sağlık ve sosyal bilimler alanlarından üçer üye ve güzel sanatlar alanından bir üye olmak üzere toplam on bir üyeden oluşur”a yeni  teklif verildi ve  “…güzel sanatlar alanından da 3 üye ile toplam 13 üye olsun dendi”, ama Hükümet ve komisyon kabul etmedi. Oysa; ne kadar doğru ve geçerli bir teklifti. Yazık oldu, bu kadar çok konservatuar ve GSF/San.ve Tas.Fak. v.b.  aç, Ankara MGSF’yi kur,  ama temsilde 1/3 düşün...Hak mı?!..

3/ Örnek 2: Önce MHP’nin teklifi olan f maddesi; “Bilim aşamasından geçmiş Doç.lerin,  Doç.yapılması” teklifi kabul edilmedi. “O zaman sözlü neden kalktı?.. Mevcutlara hak getirmeyen kanun tasarısı olur mu?” derken, 21.30’da, MV C.İrgil’in ve Z.Topçu’nun uyarısı ile, geri dönüş yapıldı ve bilim aşamasını  geçenler Doç. oldular.

4/ Bazı konuşmacılar, teklifleri savunmak/açıklamak yerine uzun uzun eğitimden/akademiden  bahsettiler, ne kadar bilgili olduklarını gösterdiler, siyaset yaptılar. Tabii, olmadı!..

Konuşmalar…

M.Balbay (CHP): Önce THK Ün. ile ilgili bilgi verdi. Hükümet bir adım atıyor, sonra arkası gelmiyor, devamını getirmiyor. “Bu yasa yanlıştır, eksiktir. Bütün Y.Doç.lerin gözü burada. Ancak. Y.Doç.lerin önlerini göreceği bir gelişme yok. Sözlüden kalanların durumu ne olacak?. Bilimi geçen Y.Doç.ler ne olacak? Böyle bir belirsiz kanun olmaz. ÖYP akademisyenlerinin durumu  mutlaka çözülmelidir. Belirlenmemiş  “ek kurallar”  nedir?  Rektörlere bırakılır mı?” dedi.

L.Botan(HDP):  Önce, maddeler yerine siyaset yaptı. “Bu yasa iyi niyetli ve samimi bir çalışma değildir. YÖK yetkilerle donatılmıştır. Bu yasa ile daha da genişletmektedir. AKP iktidarları döneminde piyasalaşmış üniversiteler oluşmuştur. Birçok bölüm mezunları iş bulamıyor. Son yıllarda OHAL ile akademisyenlere özgürlük ortadan kalkmıştır. Üniversiteler çoraklaştırılmıştır. Eleştiri kültürü yok edilmiştir. Özlük hakları yok edilmektedir. Bu yasa kapalı, gizli ve  paydaşlara danışmadan yapılmıştır.” dedi.

M.İsen (AK Parti): Yasaya girmedi. Eğitimde neredeyiz?.. AK Parti’nin  eğitimde ne yaptığını anlattı. “Değişim her alanda geçerlidir. Eğitimde de değişim kaçınılmazdır. Bu yasada; getirilen unvanla mali hakların iyileştirilmesi, Öğr.Gör. kadrolarının sadeleştirilmesi, Dr.’ların ders verebilmesi sağlanmaktadır. Subjektif olan sözlü sınavlar kaldırılmaktadır. Üniversitelerin kendi markalarını oluşturmasına imkan verecektir.” dedi.

K.Aydın (MHP): “80 milyon üstünde bir nufusa sahibiz. Bu kaynağı verimli hale getirmeliyiz. Eğitim, bir bütün halinde ele alınmalıdır. Alttan kaliteli bir kitlenin gelmesi lazım ki, yukarda üretime dönüşsün.  Üniversiteler arttı ama, nitelik artmadı, kaliteye odaklanılamadı. Bu camiayı incitmemek lazım. Birçok unvanı bir isimle topladık. Sözlü sınavın kaldırılması bir talepti, yaptık. Doç.liği üniversitelere bırakmak yanlıştı, o nedenle UAK’na bıraktık. Ama, ÜAK hantallıktan kurtulsun, hızlı olsun, kontenjana v.b. karışmasın. Daha sağlıklı kararları çıkartmalıyız. Dr.olan öğretim üyesi yetkindir, hala yabancı dille uğraştırmayalım. Bilimle uğraşsın. Lisansüstü eğitimini desteklemek, yabancı dili orada öğretmek lazım.” dedi. (AY: En aklı selim ve tasarı ile ilgili konuşmaydı. MV ile  aynı düşünüyoruz.)

N.Maviş (AK Parti): AK Parti’nin yaptıklarını anlattı.  Tasarının giriş ve amaçlarından bir metin okudu, sonra üniversitelerin önemini anlattı!.. “Bu kanun akademisyenlerin gücünden daha iyi yararlanmak amacıyla hazırlanmıştır. “Sy./Dr. bitirenlerin Doç.liğe geçişi sağlanmıştır.” diyerek pot kırdı. (Ay: Konuya iyi çalışmamıştı. Zaten Sy./Dr.’ların, Doç. olmasına bir  engel yoktu.) ÜAK, işlevsel hale getirilmiştir. Üniversiteler,  yeniden milletin beyni olacaktır.”  dedi.

Maddeler/önergeler/konuşmalar:

M.Akaydın (CHP): Sanat alanı dışında, Dr.sız öğretim üyesi olmaz… Y.Doç.ler, şu anda bu unvanı “aşağılama olarak” görüyorlar. Bu yasa siyasallaşmaya açılmasıdır. Yerleşen bir unvanı iyileştirmek yerine neden kaldırmaya çalışıyorsunuz? Dr.Öğr.Üyesi’ni yabancı dile nasıl çevireceksiniz? Komik olmayalım, gülerler bize. Öğr. Gör. adı altında birleştirilen, kavramların hepsi farklı görevler. (AY: Çok doğru; okutman, eğitim planlamacısı v.b. aynı şey değildir.)  Sadeleştiriyoruz diyerek, birleştiremezsiniz? Siz “yabancı dil puanlarını düşürerek, sözlü sınavı kaldırarak” kalitesizliğin kapısını açıyorsunuz. Yandaşlar var demek ki, onlara kadro verilecek.  Dosya üzerinden yapılan değerlendirmeler, gerçek bilgiyi yansıtmıyor. Siz bunu kaldırıyorsunuz. YÖK Doç.lerine otomatik olarak  kadro verilmelidir. Tıp Fak. de ciddi kadro sıkıntısı vardır. Akademik unvanlar, sadece üniversitede kullanılmalıdır.”

F.Kerestecioğlu (HDP): “Y.Doç.lik değişecekse Dr.Öğr.Üyesi yerine; Ass.Prof. olması daha doğru bir tanımdır.”  (Ay: Çok  mantıklı ve dünyada örnekleri bol bir teklifti. Keşke kabul edilseydi.)

M.Varlı (MHP): Verdikleri teklif yerine, atanamayan öğretmenlerin sorunlarına eğildi. Edebiyat yaptı. (AY: ‘Doktora Öğretim Üyesi’  galiba en garip teklif oldu. MHP MV, Z. Topçu; dün 50-60 yaşındaki Y.Doç.leri  “dil kamplarına alalım” önerisinde bulunmuştu!..)

E.Kürkçü (HDP): “Bu yasa reddedilmelidir. Bu bir gerek değil, yukardan emirle yapılan bir yasadır. Amaç, önlerindeki engellerin kaldırılmasıdır.  Atılan akademisyenlerin yerini doldurmak için çalışılmaktadır. (AY: Biz bu konuda aynı düşünmüyoruz.) İlk 500’e giren  üniversite sayımız sürekli düşüyor.” 

O.Gaytancıoğlu (CHP): Biz  bu kurumları nasıl ileri götürürüz, kaliteyi geliştiririz yerine, Y.Doç.liği kaldırıp Dr.Öğr.Üyesi yapıyoruz. Yasa, kamuoyunda tartışılmadı bile. Birçok kişi atıldı, peki onların yetiştirdikleri kişiler araştırıldı mı? Üniversiteleri açtınız da, geliştirebildiniz mi? Kütüphanesi var mı? Özgür  üniversitemiz var mı? Mezunlarının iş bulamadığı fakülteler, gereksiz bölümler açıyoruz. Üniversiteli işsizleri çoğaltıyoruz.”

A.S.Yurdakul (MHP): “Dr. Arş.Gör.lerin ders vermesi çok iyi. Kriterleri iyi koymalıyız. Her yere Tıp Fak.kuruldu, ama hoca ve teknoloji yok. ÖYP’liler, maalesef ortamdan olumsuz etkileniyor. OYP’lileri devlete küstürmeyelim, suçsuz insanları seçip geri kazanalım. Akademik eğitim masraflı ve zor iştir. Rektörlerin 2 dudağı arasında bir yaşam vermeyelim.”

K.O.Sındır (CHP): “Ülkenin şu durumunda konuştuğumuz konuya bakınız. Bu bir ara kadroydu. Sadece isim değişikliği yapılmış. Rektöre biat kültürü getiren bir yasa. Bunlar mı üniversiteyi geliştirecek? Katma değer getirecek? OECD sıralamasında 33. sıradayız. Üniversitelere yazık etmeyelim.”

M.Irgat (HDP): “Yeni gibi gösterilen bir tasarı ile beraberiz. YÖK’ün yetkileri artırılıyor, özgür ortam yok ediliyor, geri gidiliyor. ÜAK’ın yetkilerinin YÖK’edevredilmesi yanlıştır.”

C.İrgil (CHP): En çalışkan MV oldu. Bilimsel değerlendirmeyi geçen  Doç.ler, Doç. olarak atanacaklar. Ancak, MHP’nin kabul edilmeyen öneri ile tezat durumda, karar vermek lazım.

Genel kurul görüşmeleri bugün (14.00) devam edecek. Cuma günü tamamlanması bekleniyor.




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN AK Parti; Y.Doç.'lik tasarısı görüşmelerinde, her teklife neden “hayır” diyor?! yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR5 YORUM
  • Mehmet Şahin 22 Şubat 2018 11:16 Alın oylarınızı yavaş yavaş kaybolun. Yazar, kendi çıkarını desteklemeyen bürokrata (“Katılmıyoruz” diye bağırarak, dişlerini göstererek sırıtan, bıyıklı bürokratın kim olduğu merak edildi!...) biçiminde hitap ederek yüzündeki boyayı dökerek gerçek suratını gösterdi. Hak edilmemiş unvan beleş olarak verilmeyince sıva dökülmüş oldu

    CEVAP YAZ 18 0
  • Misafir 22 Şubat 2018 11:51 Hak edilmemiş değil, yıllarını vermiş dürüst insanlara değer ve hak verme demek daha doğru olur. Sen de mi yoksa yabancı dili iki cümle yazamayıp konuşamayan ama 80-90 çekenlerdensin?

    1 10
  • Misafir 22 Şubat 2018 12:00 Arkadaşım, yanılıyorsunuz.O sırıtan kişi bir makamı temsil ediyor, kullandığı kelime ile ilgisi yok, izleyin hak vereceksiniz.Kimsede beleş unvan istemiyor.Çok şükür, üstümüzde sıva-boya da yok. Saygılar.

    2 5
  • Misafir 22 Şubat 2018 14:09 Yaqbancı dilim iyi değil, yabancı dille ilgili bir talebim de olmadı. Araştırma yapacak bir insanın en az bir yabancı dili bilmesi gerekir. Bu gün akademisyen yetiştirmeyen kurumlar bile belirli bir düzeyde yabancı dil bilmeyen personeli almıyor. Mehmet Şahin

    0 1
REKLAM
Göktan AYDİĞER YAZILARIGöktan AY
TÜMÜ

AÇIK GÖRÜŞ TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro