eposta yazdır zoom+ zoom-

15. İstanbul Bienali'nde "Post-Apocalyptic" sergisi de yer alacak

15. İstanbul Bienali'nde

15. İstanbul Bienali komşu etkinliklerinde yer alan sergi 1 Ekim’e kadar bağımsız mekan Mebusan25’de sergilenecek.

PAYLAŞ tw fb gp
Eklenme Tarihi: 14-09-2017 06:10 - Güncelleme: 14-09-2017 06:10

15. İstanbul Bienali komşu etkinliklerinde yer alan sergi 1 Ekim’e kadar bağımsız mekan Mebusan25’de sergilenecek.

Metin Çelik’in yeni sergisi “Post-Apocalyptic” her türlü yıkımı odağına alıyor. Rekabet, iktidar hırsı, doğanın yok etme ve yeniden inşa arzusu, çokça tanık olduğumuz ihlallerin ve yıkımın bir yenisini daha getiriyor.

Fernand Leger 1. Dünya savaşının ertesinde “Savaşın geldiğini gören olmadı. Saklanmış; kılık değiştirmiş, çömelmiş; toprağın rengine bürünmüş savaş. Kör göz hiçbir şey görmedi.” Sözü ile içinde olduğumuz tanıklık mefhumuna işaret ediyordu. Ve bugün görmezden gelinen, bir topluluk tarafından olağan karşılanan bir şiddet sarmalı içinde bir yıkımın tanıklığı içindeyiz. Öyleyse bir yıkımda sanat nerededir? Kuşkusuz sanat bir istisna haline direniş olarak varlığını sürdürmeye çalışacaktır. Fakat egemen olanın hegemonya alanlarının tümünde varlık gösterme arzusundan da nasibini alacaktır. Bunlar idealize edilmiş bir sanatsal direnç noktası olarak tanımlanabilir. Sanat görmezden gelinen şiddetin, yıkımın tanığı olduğunda egemenin şiddetine maruz kalması kaçınılmaz olacaktır.

ALANLAR GİDEREK KISITLANIYOR

Sergi, bu yıkım/inşa mekaniği içerisinde alanlarımızın giderek daralmasına odaklanıyor. Yerleşik ve bağımsız olmayan sanat kurumları ve sanatın politika karşısında oksijeninin tükendiğine işaret eden bütün pratikler, Post-Apocalyptic (kıyamet sonrası) bir sürecin resmini veriyor bize. Sanatçı, sergi mekanını yeniden inşa ederek bir yıkımı en sert haliyle gösteriyor. Yıkılmış duvarlar, moloz yığınlarıyla dolu bir harabelik içerisinde izleyicinin gezinirken içine girdiği duygu hali, onu gerçek yaşamın en uç halleriyle buluşturuyor. Tedirginlik ve endişe duygularıyla koyu renk perdeden bir kapıyla karşı karşıya gelip içeriye adım attığındaysa her şey bir anda değişiyor ve kırmızı bir halı üzerinde, füme rengi duvarlarla çevrili bir odada, iki resmin önünde buluyor kendini... Oda bir müze alanı görünümüyle izleyiciyi güvende hissettirirken, eserlerde yer alan geyiklerin rekabeti ve kavgası, az önce dışardan geldiği harabeliğin nedeni olduğunu düşündürüyor. Ve iki mekanın zıtlığı rasyonel açıdan bizi bir kapının eşiğine getiriyor;

Birbiriyle kıyasıya bir mücadele içinde olan bu geyiklerin savaşında, bizler Fernand Leger ’in söylediği gibi ‘toprağın rengine bürünmüş savaş’ı görebilecek miyiz? Yoksa ‘kör göz hiçbir şey görmedi’ mi henüz?

PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN 15. İstanbul Bienali'nde "Post-Apocalyptic" sergisi de yer alacak haberine yorum yapın

tw gp fb rs yukarıdaki hesaplarınızdan biri ile yorum yapabilirsiniz adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU HABERE YAPILAN YORUMLAR0 YORUM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2017 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro